DÜĞÜNLERİ NEREDE OLACAK?

Cem Yılmaz’la iki aylık hamile sevgilisi Ahu Yağtu, 3 Mart’taki düğünleri için İstanbul’da 5 yıldızlı otelleri geziyor. Dün saat 14.00’te Tepebaşı'nda Pera Palas Otel yetkilileriyle görüşen ikili son anda bir değişiklik olmazsa düğünlerini burada yapacak.

Magazin

DÜĞÜNLERİ NEREDE OLACAK? 10 gündür tek konumuz Cem Yılmaz ile Ahu Yağtu... Biz magazincilerle birlikte sokaktaki vatandaş da bu konuyla çok ilgili. Her gün bana, “Gerçekten evleniyorlar mı?”, “Nerede evleniyorlar?” diye sorular geliyor. Şovunda evlilik ve düğün konusunda her zaman espri yapan ve gizli evlenme taraftarı olan Cem, belli ki son günlerde yaşadığı durumdan memnun. Öyle ki kayınpederinin her gün açıklama yapmasından bile rahatsız olmuyor. Dün saat 14.00’te çiçeği burnunda çifti Tepebaşı’ndaki Pera Palas’da gördüm. Önümüzdeki mart ayında gerçekleşecek düğünleri için mekân bakıyorlardı. Birçok mekâna bakmışlar hatta oradan başka bir otele daha gideceklerdi. Son anda bir değişiklik olmazsa, tarihi düğün için tarihi Pera Palas Oteli’nde karar kılınmış.

‘Kıvanç’ın kapısında yatarım’

Geçenlerde Cihangir’de bir kızla karşılaştım. Beni görünce ellerimden tuttu ve “Allah aşkına bana Kıvanç’ın adresini ver. Gidip onun kapısında yatacağım. Onu bir kere görmeden ölürsem gözüm açık gidecek” dedi. Ağlıyor, yüreği yerinden çıkacak gibi yalvarıyor... Eskiden beri bilirim ünlü isimlerin fanatiklerini. Hele Emrah’ın bir hayranı vardı ki sormayın. O dönem sevgililerini arka kapılardan kaçırırdık çünkü Emrah’ın sevgililerinin saçlarını yolmak için kapılarda beklerlerdi. Kıvanç fanları daha başka. Onu sarıp sarmalamak istiyorlar. O kadar yani. Ve Kıvanç için her şeyi yapmaya hazırlar. Hele bazıları var ki, “Kıvanç’a hayır diyecek kadın yok” diyor. Bir kere burada anlaşalım; her kadın için bu lafı söylemeyin lütfen, ağırıma gidiyor. Şahsen ben sizin gibi düşünmüyorum. Neyse, Cihangir’deki kıza da söyledim. Hiçbir sanatçının ev adresini vermek doğru ve etik değil. Lütfen bunu istemeyin. Ve hiçbir sanatçı için de canınızı ortaya koymayın.

İstenilmeme duygusuyla yaşamak

Geçen pazartesi ‘Önce hamile kalmak gerek ama ya sonrası?’ diye bir yazı yazdım. Hani son günlerde hamile kalarak erkekleri nikâh masasına oturmaya zorlayan kadınlar pek moda ya. İşte buradan yola çıkarak, yıllar sonra o bebeklerin psikolojilerinin ne olacağını sorgulamıştım. Konunun uzmanları bebeğin anne rahmine düştüğü andan itibaren her şeyi hissettiğini söylüyor. Anlayacağınız annelerimiz bize hamileyken her şeyi duyup işitmişiz. Neyse yazı üzerine birçok mail aldım. Hepsi de terapi sonucunda ortaya böyle bir gerçeğin çıktığını doğruluyor. Ve hepsinin tek ortak noktası; ‘istenilmeme duygusunu hayatları boyunca sırtlarında taşıdıklarını’ itiraf ediyor olmaları. İyi bir şey olmasa gerek ama ileride erkeğin, “Sen hamile kaldın, ben de seninle evlenmek zorunda kaldım” demesi büyük yük olsa gerek. Hele bunu bir de dünyaya getirdiğiniz çocuk duyarsa vah ki ne vah. O yüzden aman ha! Biraz daha dikkat!

Esin Övet/Ht magazin
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: