EN GÜZEL BENİM!

Magazin dünyasında yaşanan 'kim daha güzel' tartışmalarına son noktayı Fatoş Kabasakal koydu: En güzel benim! Estetiklilere çok gülüyorum. Benim hiçbir yerime neşter değmedi. Yüzüm de, fiziğim de, diksiyonum da onlardan iyi!..

Magazin

EN GÜZEL BENİM! Henüz 15 yaşındayken Kral TV'de VJ'lik yapmaya başlayan, 2007'de katıldığı 'Best Model' adlı yarışmada 3. olduktan sonra ise, podyumların ve ekranların aranan yüzlerinden biri haline gelen Fatoş Kabasakal; sunuculukta da, oyunculukta da emin adımlarla ilerliyor. Hayat felsefesinin bir amele gibi çalışıp, kral gibi yaşamak olduğunu belirten Kabasakal, kariyerinin gittikçe parıldamasını, işine duyduğu aşka borçlu olduğunu söylüyor: 'Ben buralara tırnaklarımla kazıyarak, çok çalışarak geldim. Başkaları gibi skandallarla ya da yaşadığım aşklarla değil!'

Şu aralar İlhan Şeşen'le birlikte 'Bir Eğlence Geccesi' adlı bir program sunuyorsunuz. Partnerinizle aranız nasıl? Anlaşabiliyor musunuz?
Çok iyi kaynaştık vallahi. Kendisi dünya tatlısı biri. Programımızın amacı oryantallere ve assolistlere yer veren bir konseptle, gazino kültürünü yeniden yaşatmak. Programın içinde ayrıca skeçler de yer alıyor.

Assolistleri ağırladığınızı söylediniz. Biliyorsunuz bu çok tartışılan bir konu. Sizce Türkiye'de assolist var mı?
Var tabii. Sibel Can, Muazzez Ersoy, Muazzez Abacı ve Emel Sayın var mesela. İlk programımıza assolist olarak Muazzez Abacı konuk olmuştu. Alt kadroda ise Fatih Ürek, Bülent Serttaş, Oryantal Reyhan, Komedi Dans Üçlüsü ve Revü grubu vardı. Her hafta farklı bir assolisti ağırlayacağız. Assolistlik dönemlerini özleyenler ya da gazinolar kapandığı için assolistlik yapamayanlar için çok iyi bir program olacak.

Sunuculuk anlamında kendinizi nerede görüyorsunuz?
Şu an hiç bir yerde değilim. Kendimi yükseklerde görmüyorum. Sadece hedeflerime doğru ilerlediğimi düşünüyorum. Üstelik iyi bir yoldayım. Bu programla, her şey benim için çok daha iyi olacak. Herkes ne kadar yetenekli olduğumu görecek. Ama bu, benim için bir basamak değil. Şu ana kadar hep riskli işleri kabul ettim. Çok şükür; Allah da beni utandırmadı.

Oyunculuk da yapıyorsunuz. Sınırlarınız var mı bu işte?
Benim de kendime göre bazı sınırlarım var. Oyunculuk çok farklı bir dünya benim için. İçimde ne kadar çok insan barındırıyormuşum meğer. Bu durumu oyunculuk sayesinde keşfettim. Kural koymak kişiye bağlıdır. Bu benim kendi kişisel düşüncem. Oyuncu gerektiği yerde kendi kurallarını koymalıdır bence. Sonuçta, herkes her rolü oynayacak diye bir kaide yok.

Kendinizi nasıl bir kadın olarak tanımlıyorsunuz?
Zeki, hoşgörülü, pozitif ve çok çalışkan bir kadın olarak.

Peki ya güzel buluyor musunuz kendinizi? En çok nerenizi beğeniyorsunuz mesela?
Fiziğime ve diksiyonuma gerçekten çok güveniyorum. Aynaya baktığımda kendimde hiçbir sorun görmüyorum. Bu sözüm bazılarını kızdıracak biliyorum ama bence en güzel benim! Etrafa bakıyorum da; herkes kendini resmen sıfırdan yaratıyor. Dudaklarına ve her yerlerine silikon taktırıp, kaşlarını kaldırtıyorlar. Suratlarında kesinlikle doğal bir ifade yok. Onları görünce gerçekten çok gülüyorum. Çünkü ameliyat masasından kalkmaya fırsat bile bulamıyorlar. Benimse hiçbir yerime neşter değmedi bugüne kadar. Birçok isimden hem fizik olarak, hem de yüz olarak çok daha güzel olduğumu düşünüyorum. Benim kimseden eksiğim yok, aksine fazlam var! Diğerlerine göre fiziksel açıdan da, diksiyon açısından da çok daha iyiyim bence! Elbette bu piyasadaki herkes iş yapacak ama bir de tercih edilme konusu var. Ben bugüne kadar bana gelen tekliflerin çoğunda kalite aradım. İsmimi kalite ile yan yana yazdırmayı hedefledim ve de başardım. Şimdi de, bu hareketimin meyvelerini yemekle meşgulüm.

Beğenmediğiniz bir tek yeriniz bile yok mu?
Megalomanlık gibi algılanmasını istemem ama Allah'a çok şükür her yerimi beğeniyorum.

Şu anda yaşadığınız bir ilişki var mı?
Çok uzun zamandır hayatımda kimse yok. Tek sevgilim var; o da işim. Yeni birini de açıkçası düşünmüyorum. Amele gibi çalışıp kral gibi yaşayacağım, hayat felsefem bu. Ama karşıma 'Romeo' gibi biri çıkar da aklımı başımdan alırsa, o zaman düşünebilirim. Zor bir kadınım ve zor bir erkeğin benimle yapabilmesi çok zor. Ayrıca benim güven problemim var. İstanbul gibi bir şehirde yaşıyoruz ve insanların ne kadar güvenilmez olduğunu görüyoruz. O yüzden de kimseleri yanıma yaklaştırmıyorum.

Oyunculuk sizin için bu kadar önemli mi?
Oyunculuk dışarıdan bakınca çok kolay gözükse de, çok zor bir meslek. Kameranın karşısına geçince; yaşadığın her şeyi bir kenara bırakıp, bambaşka bir karaktere dönüşüyorsun. Bazen çekimler çok uzun saatler sürüyor. Hiç durmadan zor şartlar altında çalışmam gerekiyor. Gerçekten büyük bir emek ve özveri istiyor. Oyunculuğu tabiri caizse büyük bir aşkla yapıyorum.
Günaydın
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: