ERAY AKINCI YAZDI..

Okan Bayülgen filmde eğreti durmuş!

Magazin

ERAY AKINCI YAZDI.. Kanal-i-zasyon filminin Ahmet Çakarlı bölümü internette yayınlandığında çok ilgimi çekmişti. Haftasonu bu filme vakit ayırmak istedim.

Filmin kadrosuna baktım. Okan Bayülgen, Hakan Yılmaz, Zerrin Özer, Esra Erol, Hakkı Devrim, Erol Büyükburç, Erol Günaydın, Rasim Öztekin..

Hani yok yok derler ya hakikaten öyle.. E bu filme gitmeyeceğim de hangi filme gideceğim diye düşündüm.

Filmin konusu kısaca şöyle ; Kanal-i'nin bulunduğu binada cam silen İmdat'ın (Okan Bayülgen) televizyon izleme merakı sonunda onu kanalın başına getirecektir.

Sürekli televizyon seyreden İmdat, tesadüflerin birbirini kovalaması sonucu Kanal-i'nin Genel Müdürü Berk Yalçın'ın yerine (Hakan Yılmaz) kanalın başına geçer.

İmdat'ın kanalın başına geçmesinin ardından Kanal-i yaptığı şovlarla ülkenin gündemine oturur.

İmdat Bayram ve ekibinin yaptığı bazı televizyon programlarının isimleri şöyle : "Hayvanım olur musun?" , "Tuvaletteyiz" , "Yüzüne tükürülecek adam" , "Tele mahalle" , "Kim 500 tokat ister?" , "Boş musun, dolu musun?" , "Asabiyet meydanı"..

Filmin en dikkat çeken bölümleri şu dönemde ülkemizde yayınlanan programları ti'ye alıyor olması. Gerçekten yaratıcı skeçler yapmışlar.

Ama çok ucuz olmuş iş.. Hani bir sinema filmi değil de Haneler dizisinin bir bölümü gibi. Sinemaya gidip de ona vakit ayırıyorsam buna değmeli. Kanal-i-zasyon beni tatmin etmedi. Bir sinema filmi sadece skeçler üzerine kurulmamalı.

En başta dediğim gibi kadrosunda bir çok ünlüyü barındıran filmde öne çıkan hiçbir karakter yok. Rasim Öztekin mesela. Onun oynadığı her filmi çok beğenmişimdir. Ama burada o da kaybolmuş.

Başroldeki Okan Bayülgen karakterde çok eğrelti durmuş. Filmin başında kendisini ilk gördüğüm an gözümün önünde Mr. Bean canlandı. Tavırları, konuşmaları, mimikleri aynen Bean.

Ayrıca Okan Bayülgen bir komedi filminde başrol oynayacak biri değil bence. Çünkü zaten itici bir yapısı var. Ondan insanları güldürmesini beklemek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Bunun dışında Türkiye'nin en iyi seslerinden birine sahip birinin konuşamayan bir kroyu canlandırması da ayrı bir yanlış.

Kesinlikle başkası oynamalıydı o rolü, Bayülgen değil.. Filme giderseniz eminim siz de benim gibi düşüneceksiniz..

Zaten film çok fazla ilgi çekmedi. Şu ana dek 129.386 kişi izlemiş. Bu bir sanat filmi olmadığına göre amaç gişe yapmaktı ancak başarısız oldular..

Kadrosunda bir ünlü bile barındırmayan Nefes filmi ise bir milyon kişiyi çoktan geçti. Burada filmin kadrosunun değil, konusunun gişede ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Artık insanlar sinemaya giderken çok daha seçici davranıyorlar.

Son zamanlarda bakıyorum da herkes her filmde oynuyor zaten. Okan Bayülgen etrafındakileri topluyor. Hakkı Devrim, Erol Günaydın vb. filminde oynatıyor. Eş dost bir araya toplanıp film yapıyorlar. E durum böyle olunca kalite düşüyor.

Hani diyorlar ya bu sezon 70 Türk filmi vizyona girecek. Yeşilçam çok ileriye gidiyor falan deniliyor. Ben hiç katılmıyorum bunlara. 70 filmin kaçı 50 bini geçecek çok merak ediyorum.. Hatta 70'inden kaçının adını bileceğiz o bile meçhul.. Son dönemde yeni, özgün, birden ortaya çıkıp da 'çok iyiydi' dedirten film yok.. Sadece Nefes filmi var..

Kurtlar Vadisi Irak, Recep İvedik, Muro… Bunlar 2 milyonu geçti ama nasıl geçti. Önce televizyonda ortaya çıktılar. Zaten hali hazırda olan hayran kitleleri bu filmlere gitti. Yoksa çok fazla üretip, dikkat çekmediler.

Bakın Gladio'da yine öyle olacak. Biz de gidecek film bulamayıp Yeşilçam'ın en iyi filmlerinden Kanal-i-zasyon tarzı filmleri izlemeye gideceğiz..



Posta Gazetesi yazarı Mesut Yar da Kanal-i-zasyon filmini ve Okan Bayülgen'in oyunculuğunu beğenmemiş..

İşte Yar'ın yazısı:

Boş yere gişe!

Hafta sonu 15 liramı çöpe attım. Hani çalınsa ya da cebimden düşürsem üzülmezdim bu kadar. Kanal-İ-zasyon isimli filmin gişesine bıraktığım 15 lira çok koydu bana...

Film televizyon dünyasının içinde yaşanan bir sürü dandik işi tiye alıyor. Mesela filmin odağındaki Kanal İ için hazırlanan televizyon formatları hakikaten güzel. Kim Beşyüz Tokat İster'den Hayvanım Olur musun'a kadar sıralanan program önerileri müthiş...

Ama film rezalet. Televizyona kara mizah tarzıyla yaklaşan hikaye güldürmüyor.

Okan Bayülgen ve diğer büyük ustalara rağmen... Zaten Okan'a gülünmüyor artık. Söyledikleri dinleniyor daha çok. Başka bir hatta girdi Okan. Mr. Bean kokan roller kesmiyor izleyicisini. En azından beni. Dost acı söyler ama, mal da bu!

Bunlarda ilginizi çekebilir: