ERKEK DOSTLUĞU VE 'ARKADAŞIMIN AŞKISIN' HALLERİ SİNEMALARDA

Erkekler arası dostluğun sınırları nedir? "Arkadaşımın aşkısın" durumları nasıl sonuçlanır? Dostluk mu öndedir, aşk mı? Hangisini tercih eder genellikle erkekler? Yeni Aktüel dergisi 'Adını Sen Koy' filminin üç erkek başrol oyuncusuyla "erkek meseleleri"ni masaya yatırdı...

Magazin

ERKEK DOSTLUĞU VE 'ARKADAŞIMIN AŞKISIN' HALLERİ SİNEMALARDA Yazar Tuna Kiremitçi'nin hem senaryosunu yazıp hem yönetmenliğini yaptığı ilk uzun metrajlı filmi; 'Adını Sen Koy' vizyona girdi. Filmde Itır Esen, Ahmet Mümtaz Taylan gibi usta oyuncuların yanısıra son dönemin parlayan genç yetenekleri Melis Birkan, Ali İl ve Cemal Toktaş da yer alıyor. Filmin üç oyuncusu Ahmet Mümtaz Taylan, Ali İl ve Cemal Toktaş'la 'erkekler nasıl dost olur?'u konuştuk. Elbette tüm erkek sırlarını ortaya dökmelerini beklemiyorduk... Onlar da epey direndiler... Ama sonunda onların da -genel olarak- kabul ettiği gibi, kadınlar baskın geldi. Ellerinden geldiğince, sorularımıza samimi yanıt vermeye, 'erkek dostluğunu' ve kadınlarla aralarındaki farkı anlatmaya çalıştılar. En büyük tartışma; 'arkadaşımın aşkısın' konulu sorularda yaşandı... İşte Adını Sen Koy'un erkekleri ve ilişkilere dair anlattıkları...

Erkekler arasındaki dostluğun farkı nedir?
Cemal Toktaş: Erkekler kadınların birbirleriyle paylaştıkları şeylerden farklı şeyler paylaşırlar...

Nereden biliyorsunuz?
Ahmet Mümtaz Taylan: Buyur! Büyük tecrübesizlik! O kadar talihsiz bir başlangıç ki, yürü, yürü... Bana malzeme çıkıyor. (Gülerek)
C.T.: Dostluksa söz konusu olan farklı durumlar devreye giriyor diye düşünüyorum. Erkekler kendi aralarında her şeyi konuşamıyorlar. Kadınların ne konuştuğunu tamamen bilemem ama, sanıyorum birbirlerini, diğer kadınları çekiştirirler.
Ali İl: Kadınlar galiba birbirlerinden daha çok destek alıyor. Birbirlerinin dünyalarından daha çok örnek alıyorlar, kıstas alıyorlar. Erkeklerde öyle bir durum yok. Erkek, daha yalnız ve kendi başına karar veriyor.

Kadınlar rekabetçi mi demek istiyorsunuz?
A.İ.: Rekabetçi evet. Erkekler daha düz, kadınlar kadar karmaşık değil! Erkeklerin arkadaşlık ilişki biçimleri çok fazla değişmiyor. Mahallede top oynarken başlayan dostluk eğer arkadaşlığın devam ediyorsa, 30'una geldiğinde de aynı noktada gider. Ama kadınlarınki değişiyor.

Bir kadınla arkadaşlık ederken, erkeklere davrandığınızdan farklı mı davranıyorsunuz?
A.İ.: Benimki aynı ama kadınınki farklı...

Bakın böyle konuşursanız, kadınlar gelmeyecek filminize...
A.M.T.: Dur daha ben konuşacağım! Korkacak bir şey yok... Biz kadınların kendi arasındaki dostlukla erkeklerin dostluğunu kıyaslayacak değiliz. Nedeni şu; çünkü kadınların dünyasını bilmiyoruz. Biz bildiğimizi varsayabiliriz, bunu iddia edebiliriz ama bunun doğruluğunu test etme şansımız yok.

Erkekler bir araya gelip, bir şeyleri didiklemez mi, dönüp dönüp aynı şeyi konuşmazlar mı?
A.M.T.: Biz sadece birbirimizin yaralarını sararız. Yani kadınları anlayamayız, birbirimizi hep haklı bularak yaralarımızı sararız. Kadınlar öyle yapıyor mu bilmiyorum. Biz genel olarak birbirimizi hep haklı buluruz.

Sevgilinizle/karınızla kavga ettiniz, bir arkadaşınızla buluşup anlatır mısınız neler olduğunu?
A.M.T.: Yok, ben kendi payıma çok ketumumdur. Her şeyi kendime saklarım. Böyle şeyleri hiç paylaşmışlığım yok. Arkadaşlarımın dertlerini paylaşırım ama kendi derdimi anlatmam. Çünkü genelde ben kabahatimi bilirim. Çözmek çok zaman alıyor. Kabahati bilmek, kabahati çözmeye, tekrarına engel olmaya yetmiyor.
A.İ.: Ben konuşurum aslında... Derdimi anlatırım ama bir fayda gördüğümü hatırlamıyorum. Daha çok karışır işler.
C.T.: Ben bu konuları daha çok dostumla konuşmayı tercih ederim. Ama ancak bir çözüm yolu bulamadığım zaman. Bir deneyime, otoriteye, bana fikir verecek birine ihtiyaç duyduğumda dostumla paylaşırım. Tamam, biz erkekler birbirimize; "Evet biz haklıyız" deriz. Ama kadının karşısına çıktığımızda; "Sen haklısın" demek zorunda kalıyoruz.

ERKEKLER DOSTLUKLARINI NASIL SINAR?
A.İ.: Bazı sınamalardan geçmesi gerekir. Vefa mı dersiniz, karşılıklı fedakârlık mı? Bilmiyorum kadınlar buna ilk görüşte karar verebiliyorlar mı? Filmde de biraz bu noktaya değiniliyor. Bir adam senin için fedakârlık yaptıysa ya da ihtiyacın olduğunda sana koltuk çıkıyorsa o bir kriterdir.
C.T.: Güven de çok önemli. Samimiyet ve güven duygusu, o kişiye arkamı dönmemi sağlayabilir. Bu sınama durumu karşı tarafı sınamadan ziyade; insan o ilişki içinde kendini sınıyor gibime geliyor. İnsanların başına birçok şey gelebilir ve bu olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler çok önemli.
A.M.T.: Galiba dost olmanın, bir şey paylaşmanın iki kriteri olabilir. Birincisi samimiyet. Kendiniz kadar samimi birini bulduğunuzda; Nâzım'ın dediği gibi "Sizin kadar dürüst, sizin kadar namussuz birini" bulduğunuz zaman dost olabiliyorsunuz... İkinci kriter ise ortak deneyimler taşıyor olmak.

İKİ DOSTUN ARASINA KADIN GİRERSE BU DOSTLUK DEĞİŞİR Mİ?
A.M.T.: Değişmez olur mu! Aslında dostluğun en iyi sınandığı yer. Bir kadın geldiğinde atmosfer değişir, duygu durumu değişir. İnsanların kimyaları değişir. Bir; erkeğinki değişir. İki; erkekten biri âşık olduğu zaman diğeriyle olan ilişkisi değişir. Öbür taraf biraz geride durmayı, biraz geri çekilmeyi başarabiliyorsa, orada dostluktan bahsetmek mümkün.
C.T.: Ahmet Abi'ye katılıyorum. Yani dostumun hayatına bir kadın girdiğinde ve ihtiyacım olduğunda bana kapıyı açıyorsa hiç sorun yok. Tabii benim ihtiyacım olduğunda "müsaitse". Böyle bir anlayış gerekli. Düşünün 10 yıllık bir ilişki var. İkinizin de hayatında aşk yok, biri âşık olduğunda durum değişiyor. İşte ilk sınama durumu da bu! İki taraf da bunu anlayışla karşıladığında sorun olmuyor. O aşkla ilgili çıkmaza düştüğünde, dostunun kapısı sana açık oluyor.
A.M.T.: Hayatına bir kadın girdiğinde dostluk belli oranda değişir. Kabul ediyorsanız, dostluk sürer. Yoksa hâlâ sizinle pazar günü Kadıköy'deki stada gelecek, her içmeyi istediğinizde, saat ne olursa olsun evden çıkacak birisini arıyorsanız; bu olmayacaktır.

DOSTUNUN SEVGİLİSİNDE SORUN VARSA SÖYLER MİSİN?
A.M.T.: Fikrim soruluyorsa kibar, makûl, mantıklı bir beyanda bulunurum. Ama o fikir kabul görmediyse ısrar etmem. Çünkü hayat anlatılan değil, yaşanan bir şeydir. Kaldı ki sen doğru düşünmüyor olabilirsin. Senin uygun olmadığını düşündüğün kadın belki de hayatta olabilecek en uygun kadındır. O kadın hayatına girince o tamamlanacaktır. Sizinle tamamlanmıyor ki arkadaşınız! O size uymuyorsa, sıkıntı yaratıyorsa gitmesi gereken sizsiniz!
A.İ.: Durup dururken karşına çıkıp: "Abi bak! Ben kızı tutmadım!" falan demek garip bir davranış olur.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: