'FLÖRT ETMEYİ BİLMİYORUM!'

Henüz 4 yaşındayken Rama reklamlarında süt döken kız olarak hayatımıza giren Melike Öcalan bu akşam Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda çocukluk hayallerini gerçekleştirerek “Dün Gecce Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu” adlı müzikalde başrol oynayacak.

Magazin

'FLÖRT ETMEYİ BİLMİYORUM!' 10 yıl birlikte olduğu Suat Suna’dan boşandıktan sonra sıkıntılı günleri atlattığını anlatan Melike Öcalan “İlişkilerle ilgili 18’imden devam edeceğim. Çünkü 18 yaşımda bir şeye başladım 28’imde bitirdim. 18 yaşımda gibiyim. Bundan sonraki ilişkimde karşımdaki insana çok görev düşüyor. Çok komik ama ben flört etmeyi bilmiyorum” diyor.

Nasıl bir rol sizinki?
Çok saf, çok iyi niyetli çok âşık bir kız. Geneleve satılmış bir bakireyi oynuyorum. Ve bizim bulunduğumuz evin hemen yanındaki evde bir soylunun oğluna aşık oluyorum.

Genelevde nasıl bakire kalıyor?
Geneleve satıldığı sırada bakire ve orada da bir kaptana satılıyor. Kaptanını bekliyor, beklerken de aşık oluyor.

Nasıl seçildiniz bu rol için?
Geçen sene “Şarkı Söylemek Lazım” diye bir yarışmaya katılmıştım. Haldun Hocam yarışmanın sunucusuydu. Performansımı sergileyince Haldun Hoca “Bu senin ilk performansımdı ama çok beğendim. Ben seni bir müzikalde oynatmak istiyorum. Çok güzel bir karakter” dedi. Ondan sonra karar aldı ve provalara başladık.

Akademi Kenter’de de dersler aldınız. Neden tiyatroya daha fazla yöneldiniz bu dönemde. Diziler değil de?
Ben aslında hep sahnede olmak istedim. Aslında sahnedeydim ama tiyatro sahnesinde değil. Çocukluğumdan beri hep çalıştım. 12 yaşında da iş kadınıydım, 15 yaşında da dolayısıyla çalışmaya ağırlık verdiğim için konservatuvar olamadı. Akademi Kenter’de 2 sene tiyatro eğitimi aldım. Aşk benim için sahnede olmak.

Bu kadar seviyorsanız daha önce neden eğilmediniz tiyatroya da hep sunuculuk yaptınız?
Aslında her şeyin bir zamanı var diye düşünüyorum. Bazen çok istediğiniz şeyleri yapıyorsunuz, bazen de hayat sizi birtakım yerlere sürükleyebiliyor. Sunuculuk benim çok sevdiğim bir şey, bir kere konuşmayı çok seviyorum. Kendimi ifade etmeyi çok seviyorum. O varken ağır bir iş çıkaramazsınız. Dolayısıyla her şeyin bir zamanı var.

Albüm tekliflerini kabul etmedim

Müzikalde sesinizi çok kullanıyorsunuz... Daha önce sesinizi keşfetmemiş miydiniz?
Sesimin hep farkındaydım aslında ama kendimi çok fazla ön plana çıkarmayı seven biri değilim. Belki benim yerimde başkası olsa, şarkı söyler, oyunculuk yapar, daha fazla ortalarda olurdu. Arkadaşlarım ve ailem de bana kendimi sakladığımı söyler. Evet saklıyorum.

Neden?
Bazı şeylerin ağır ilerlemesinden yanayım. Bir şeylere atlamadan önce insanlar keşfetsin diye düşünüyorum. Seçmek değil hep seçilmekten yanayımdır her zaman. Yarışmadan sonra çok fazla albüm teklifi geldi, kabul etmedim. Ben kendimi müzikallerde, tiyatro sahnesinde gördüm ama elinde mikrofon sahnelerin yıldızı şeklinde görmedim.

Bunda eski eşinizin etkisi oldu mu?
O konuya hiç girmeyelim.

30 yaş dönüm noktası derler öyle bir şey yaşıyor musunuz acaba, hayatınıza baktığınız zaman birçok değişiklik var?
Hiçbir şey dönüm noktası değil, yaşayacağım her şeyi biliyordum. 3 yaşında kamera karşısına geçtim ve bir daha başka bir iş düşünmedim.

İnsan bir kere aşık olur, esas oğlanı bekliyorum

Nasıl bir şey sizce aşk?
Tanrı’nın bana asıl yazdığı kişiyle beraber olacağım diyorum. Çok anlatılabilecek bir şey değil bu. Tanrı’nın yazdığı bir senaryo ve Cast’ı (oyuncuları) da tanrı belirliyor. Esas kız benim, esas erkeği de inşallah göreceğiz.

Çevrenizde gördüğünüz ilişkiler sizi etkiliyor mu?
Etrafımda enteresan ilişkiler görüyorum. Çok düzgün arkadaşlarım var benim ama aşık oluyor, bir sene sonra tekrar aşık oluyor. Bence öyle olmaz, insan hayatında bir kere aşık olur. Ben de o aşık olacağım kişiyi bekliyorum.

Daha önceki aşk değil miydi?
Yorum yok.

Tekrar evlilik fikri nasıl geliyor?
Çok uzak değil, ev hayatını seviyorum. Evlilik fikrini de seven bir insanım ama şu an aday bile olmadan evlilik düşünüyorum demek yanlış olur. Zamanı geldiğinde zaten olur... Çocuk da hayatımın bir döneminde olacak ama onun daha zamanı var. Şu an kariyerim ön planda, beş sene çocuk olmaz diye düşünüyorum.

Yanınızdaki insandan vazgeçmişken uzaktakinden vazgeçmiyorsanız aşk budur

Çok zor bir şey aradığımı biliyorum. Konuşmadan anlaşabilmeliyim. Kelimeler çok anlamlı değil bence. Karşınızdaki insanla birbiriniz için yaratıldığınızı anlarsınız yüz yüze geldiğinizde. Kimisine kendinizi 10 yıl anlatırsınız, o insan anlamamak için direnir. Ama başka bir insan sizi hiç konuşmadan anlayabilir. Yanınızdaki insandan çoktan vazgeçmişsinizdir ama yanında olmak zorundasınızdır; sizden çok uzakta olan bir insandan ise vazgeçemiyorsunuzdur. İşte aşk budur.

Kebap siparişi verir gibi sevgili siparişi verilmez

Belki evli olsaydınız hayaliniz gerçekleşmeyecekti...
Çok küçük yaşta ne olacağımı biliyordum. Bir şeyler bana engel değildi, olamadı da şu anda da yaşıyorum.

İlişkilere bakışınız değişti mi bu arada?
18’imden devam edeceğim. 18 yaşımda bir ilişkiye başladım 28’imde bitirdim. Karşımdakine çok görev düşüyor.

Nedir o görevler?
Çok komik ama flört etmeyi bilmiyorum. Saçmalayabilirim. Çok küçük yaşta sorumluluk gerektiren bir ilişkiye başladım, flört dönemini yaşamadım. Karşımdaki insanın çabalaması gerekiyor. Aşık olmadan bir ilişki yaşayamam. Annemler, teyzemler “Hadi artık” diye beklenti içindeler ama kebap siparişi verir gibi olmaz ki kaşı şöyle olsun, gözü şöyle olsun diyemem. Öyle bir şey değil ki aşk.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: