GELECEĞİMDE HALİT OLACAK!

Güzel oyuncu özel hayatını, çalışmalarını ve muhtemel projelerini JOY Dergisi’ne anlattı....

Magazin

GELECEĞİMDE HALİT OLACAK! Güzel oyuncu Bergüzar Korel, Halit Ergenç’le yaşadığı aşkın eşsiz olduğunu söyledi ve ekledi: O benim en yakın dostum ve sırdaşım. Halit’in kız arkadaşı olduğum için çok mutluyum.

Geçmişe dair çok daha olgun... Belli ki yaşadıkları Bergüzar’a çok şey katmış. Artık pek çok şeyi umursamadığını anlatıyor. Hakkında üretilen dedikodulara, incitici yorumlara da aldırmıyor. Şu an Halit Ergenç ile yaşadığı büyük aşkın keyfini süren Korel, kendini şanslı hissediyor ve böylesine bir aşk yaşattığı için Tanrı’ya şükrediyor.

-Sizi ilk kez ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmindeki ‘Leyla’ rolüyle tanıdık. Ondan önce nerelerdeydiniz?

Ondan önce okul vardı;Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü. Konservatuvardan sonra annem ve babamla ‘Zeytin Dalı’ adlı dizide oynadım. Kurtlar Vadisi Irak’ benim için çok güzel bir deneyimdi.

-Çok olumlu eleştiriler almıştınız. Arapça’yı da harika konuşmuşsunuz. Nasıl hazırlandınız o role?

Ben orada Kürtçe de konuştum, Arapça da, Arap aksanıyla İngilizce de. Bir iPod’um vardı. Arapça ve Kürtçe sahnelerimi sürekli dinliyordum. Ezber oynadım yani. Herhalde Tanrı bir güç verdi bana.

-Şöhretiniz Bergüzar’ın önüne geçiyormu? Herkes sizi olmadığınız biri gibi tanıyor olabilir mi?

Evet. İnsanlar tanıdıkları zaman şaşırıyorlar. “Ayy sen çocukmuşsun” diyenler de var, antipati duyanlar da. Ama ben artık kimseye kendimi ifade etmek zorunda olmadığıma inanıyorum; çünkü bunun için yeteri kadar çabaladım. Benim iki ayrı hayatım yok, tek hayatım var.

-Yani kendinizi tanıtmaktan mı vazgeçtiniz, yoksa bunu başardınız mı?

Benim insani ilişkilerimde sonsuz çabam vardır. Eskiden çıkan her yazıda üzülür ve kendimi ifade etmeye çalışırdım. Artık bunu yapmıyorum. Ben bütün kötü sözlerin, kötü enerjilerin bir bataklık olduğunu düşünüyorum. Siz o bataklıkta aklanmaya çalıştıkça, çırpındıkça daha çok batıyorsunuz. Ben buyum, gerçek beni görmek isteyen görür, görmek istemeyen için artık çabalamam.

-Sizce dizilerde karaktermi daha çok öne çıkıyor, yoksa oyuncu mu?

Artık hepsi karışmaya başladı. Kızmamak gerekiyor. Dizilerle insanların evine giriyorsunuz. Beni Şehrazat zannediyorlar. Dolayısıyla ben bir yere gidip eğlendiğim zaman bu garip algılanıyor. Ben dans edersem, “Şehrazat’ın dağıtan görüntüleri” diye haberler çıkıyor. Öyle haberler harmanlanıyor ki annem arayıp soruyor: “Kızımsen nerede dağıttın?” diye. Benimde duygularım, korkularım var. Savunmasız kaldığım zamanlar var, bunları kimse düşünmedi, anlatabiliyor muyum? Biraz kızgınım ama nötr olmaya çalışıyorum.

-Halit Ergenç ile nerede tanıştınız?

Konservatuvardayken tanışmıştık. Beş sene önce, dersten çıktıktan sonra bir arkadaşla bir yere girip oturmuştuk. Dersin analizini yapıyorduk. Halit annemle aynı dizide oynamıştı, biliyordum onu, ama henüz tanışmamıştık. Bu yüzden “Merhaba” dememiştim. Biz konuşurken “Ben de üniversitedenim” dedi. Sonra okulda karşılaştık ve tanışmış olduk.

-Böyle durumlarda her iki taraf birbirini baştan iyi tanır, huyunu suyunu bilir. Sizde de durum böyle mi?

Benim hayattaki en yakın dostlarım annem, ablam, Halit ve çocukluk arkadaşlarım. Her şeyimi Halit’le paylaşıyordum, çok ılımlı bir insandır. Çok anlatır ve sabırlıdır. En önemlisi çok iyi bir sırdaştır Halit. Peki sizce hayatında bir şeylerin ters gittiğini bilen, eksiklik hisseden iki dostun birbirini tamamlamasıyla ortaya çıkan bir aşk olabilirmi sizinkisi? Bunlar çok bıçak sırtı konular, yazıldığı gibi algılanamayabilir. Sadece şunu söyleyebilirim: Benim geçmişimde Halit vardı, geleceğimde de Halit olacak, başka da kimse olmayacak. Her zaman onunla arkadaş olmaktan, sırdaş olmaktan, şimdi onun kız arkadaşı olmaktan çok mutluyum. Bizimyaralarımız, sevinçlerimiz, mutluluklarımız vardı birbirimizden bağımsız. Bunları yaşarken birbirimizle dosttuk. İkimiz de biliyoruz neye nasıl tepki vereceğimizi, nasıl yaşadığımızı. Ben çok ağladımonun omzunda, ben onu çok dinledim ya da o beni çok dinledi.

-Aşık olunca nasıl hissedersiniz?

Şu an yaşadığım duygu benim bir uzvumgibi. Aşkın çok ötesinde bir şey. “Aşk olmazsa yaşayamam” diyenlerden değilim, ama yaşadığım benim için paha biçilmez. Her sabah evimin balkonuna çıktığım zaman (bunu gerçekten her sabah yapıyorum), onunla her şeyi görebildiğim, onunla nefes alabildiğimiçin Tanrı’ya şükrediyorum.

Özelimi açıklamak istemem

Hayatınızın ve özgürlüğünüzün kısıtlandığını düşünüyor musunuz?

Beni hasta eden birkaç şey var, kızmalımıyım bilmiyorum. Kameralı cep telefonları çıktı çıkalı garip bir şey başladı. Tabiiki insanlar sizi seviyorlar, yanınıza gelip fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Ama dayanamadığım bir şey var. Ben yemeğimi yerken mesela, gizlice cep telefonlarıyla fotoğrafımı çekiyorlar. Bunu yapmalarının nedeni ne yazıkki magazinin bu kadar ön
planda olması.

-Sizce özel hayatınız neden bu kadar merak ediliyor?

İnanın bilmiyorum. Tabiiki merak edilir ama niye bu kadar çok? Ben özel hayatımda herhangi bir şey yaşayabilirim. Ama yemeğe gittiğimde
uzatılan mikrofona konuşmak bana şımarıklıkmış gibi geliyor. En özelimi kimseye açıklamak zorunda değilim.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: