Genetik tarama ile bir adım önde!

Meme kanseri olgularının %5 ila %10’unun kalıtsal olduğu, yani ebeveynden çocuğa geçen hasarlı genler nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. Bu sebeple eğer aşağıdaki sorulardan bir veya birden fazlasına cevabınız “evet” ise, meme kanserine yol açabilecek bir genetik değişime (=mutasyon) sahip olma ihtimaliniz bulunmaktadır. Bu durumda risk değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeye bağlı olarak, gerekiyor ise yapılacak doğru genetik testleri belirlemek için genetik danışmanlık almanız uygun olur.

Kadın

Genetik tarama ile bir adım önde! Birinci derecede yakınlarınızdan (anne, kız kardeş, kız çocuk) ikisinde meme kanseri var ve bunlardan birine 50 yaşından önce meme kanseri tanısı konuldu mu?

Birinci veya ikinci derece yakınlarınızdan (büyükanne, hala, teyze) üç veya daha fazlasında, tanı konulan yaştan bağımsız olarak, meme kanseri var mı?

Ailenizde, hem meme hem yumurtalık kanseri olan birinci ve ikinci derece yakınlarınız var mı?

Ailenizde yaştan bağımsız olarak yumurtalık kanseri olan birinci ve ikinci derece yakınlarınız var mı?

Birinci derece yakınınızın iki memesinde birden kanser var mı?

Ailenizde bir erkekte meme kanseri var mı?

Ailenizde pankreas, kolon ve tiroit kanserleri anlamlı ölçüde yaygın mı?

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen tümördür ve korunmanın en etkili yolu kolayca tedavi edilebilecek düzeyde iken erken tanı konması için gerekenlerin yapılmasıdır.

Yaşamı boyunca yaklaşık 8 kadından biri meme kanseri olmakta, 30 kadından biri de meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Meme kanseri riski yaşla birlikte artar. Bazı hızlı büyüyen nadir tümörlere rağmen, meme dokusu tümörleri genel olarak başlangıç evresinde yavaş büyür. Tümörün 1 cm’i bulması yaklaşık 1-2 sene sürer. Bu nedenle erken tanı ölüm oranını azaltmak açısından çok önemlidir. Erken tanıda amaç 1 cm’den küçük, henüz elle muayenede hissedilmeyen tümörleri tespit etmektir.



Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin değişime uğraması yani DNA’larının harabiyeti buna bağlı olarak gelişen, kontrolsüz hücre bölünmesi ve büyüyerek kitle oluşumu ve kanser

hücrelerinin gelişmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Hücreler zamanla çevre meme dokusunu da aşarak lenfatik kanallara yayılır veya kana karışarak uzak organlara ulaşır. Günümüzde meme kanseri dahil bazı kanser türlerinde özetlenen bu sürecin, gelişimine yatkınlığın, ailelerimizden getirdiğimiz bir özellik olduğu bilinmektedir ve bu genetik yatkınlık olarak tanımlanır. Meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türleri için ise bu yatkınlıklar test edilebilmektedir.

GENETİK TARAMA

Meme kanserine yatkınlık yaratan mutasyonlar başlıca BRCA1 ve BRCA2 genlerindedir. Bunun yanı sıra TP53, PTEN, STK11/LKB1, CDH1, CHEK2, ATM, MLH1, MSH2 genlerindeki mutasyonlar da meme ve/ veya yumurtalık kanserine yatkınlık yaratabilirler.

BRCA Ne Demek?

BRCA İngilizce “Breast Cancer Susceptibility” yani “Göğüs Kanseri Duyarlılık” kelimelerinin baş harflerinden oluşturulmuş bir kısaltmadır.

BRCA1 ve BRCA2 genleri:

Normal hücrelerde bu genler DNA’nın stabilitesini sağlayıp, kontrolsüz hücre büyümesini engellemeye yardımcı olurlar. Bu nedenle tümör baskılayıcı genlerdir. Bu genlerdeki tehlikeli mutasyonlar, genlerin bu fonksiyonunu baskılayarak kalıtımsal meme ve yumurtalık kanseri gelişimi yatkınlığını arttırır.

Eğer bir kadın BRCA1 veya BRCA2 geninde tehlikeli bir mutasyon taşıyorsa, bu bireyin hayatı boyunca meme ve/veya yumurtalık kanseri geliştirme riski büyük ölçüde artmıştır. Hayat boyu risk hesaplamalarına göre genel nüfusta bir kadının hayat boyu meme kanserine yakalanma riski %12 iken, tehlikeli BRCA1 veya BRCA2 geni mutasyonları taşıyan bir kadın için bu risk %60-80 civarındadır. Bu da en düşük ihtimalle beş kat artmış bir riske işaret etmektedir.

Benzer şekilde hayat boyu risk hesaplamalarına göre genel nüfusta bir kadının hayat boyu yumurtalık kanserine yakalanma riski %1,4 iken, tehlikeli BRCA1 veya BRCA2 geni mutasyonları taşıyan bir kadın için bu risk % 15-40 dolaylarına çıkmaktadır.

Meme Kanserinde Değiştiremeyeceğiniz Risk Faktörleri

• Cinsiyet: Kadınlarda erkeklere göre 100 kat fazla görülür.

• Yaş: Meme kanserlerinin %80’i menopoz sonrası dönemde görülür. Üçte ikisi 55 yaş üzeridir.

Kalıtsal meme kanseri

• Ailede meme kanseri öyküsü: Meme kanseri olanlarda %20-30 aile öyküsü bulunmaktadır.

*Kişinin kendisinin bir memesinde daha önce kanser saptanması: Diğer memede kanser riskini 3-4 kat arttırır.

• Irk ve etnik faktörler: Beyazlarda risk biraz daha fazladır.

• Dens (Fibroglandular dokudan zengin) meme dokusunda risk fazladır.

Göğüs bölgesine radyoterapi öyküsü: Daha önce çocukluk veya gençlik döneminde göğüs bölgesinde radyasyon tedavisi görmüş olanlarda meme kanseri riski belirgin olarak artmıştır.

• Çocuk sahibi olmamak veya geç yaşta çocuk sahibi olmak

• Çocuk emzirmemek

• Erken menarş veya geç menopoz
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: