'HAZIMSIZLIĞIM YOK!'

Ünlü model ve stil danışmanı Ece Sükan, şu sıralar 'Aşk Yakar' dizisindeki oyunculuğuyla adından söz ettiriyor....

Magazin

'HAZIMSIZLIĞIM YOK!' 'Aşk Yakar' adlı dizide Belda'yı canlandıran model ve stil danışmanı Ece Sükan, 'Bu rolümle çok olumlu eleştiriler alıyorum. Oyunculuk benim için iyi bir kapı oldu' dedi ve ekledi: Bu sektörde ego çok şişiyor. Ama ben şöhretimin ve güzelliğimin farkında değilim. Hazımsızlığım yok!..

* Rol aldığınız 'Aşk Yakar' dizisinden bahseder misiniz? Nasıl gelişti bu proje?
Aslında ben uzun zamandır dizi çekmiyordum. Bu proje de bana diğerlerinden çok farklı geldi. Yavuz Turgul ve Meltem Cumbul gibi isimlerin olması benim için çok önemliydi! Senaryoyu da, oynadığım karakteri de çok sevdim. Bu yüzden de bu fikre çok ısındım. Ardından seçmeler yapıldı ve ben seçildim. İyi ki de öyle olmuş! Benim için iyi bir kapı oldu. Bu işe ağırlık verebilirsem iyi gidebileceğimi gördüm. Yani kendime yeni bir alan yaratmış oldum.

BELDA'NIN İYİ VE KÖTÜ YÖNLERİ VAR
* Herkes dizide iyi oynadığınızı düşünüyor...
Evet benim de kulağıma geliyor. İnsan kendini çok acımasızca eleştiriyor bazen ama başarılı olduğumu başkalarından duymak çok gurur verici... Bu alanda profesyonel olanlar bile oyunculuğumu övüyor. Ben de çok mutlu oluyorum.

* Aslında hangi işe el atsanız, sizden kötü bir şey beklenmiyor. Belirli bir standartın üstüne çıkıyor yaptığınız işler... Yine de bu biraz sürpriz oldu galiba, değil mi?
Evet kesinlikle! Dediğin gibi standartın üstünde bir şey bekliyorlar benden. Ama bu sefer onun da üstüne çıktı demek... Bu benim için mutluluk verici tabii... Herkesin fark etmesi ve görüş birliğinde olması çok hoşuma gitti. Ama hikayenin ve karakterin kuvvetli olması da önemli...

* Daha önceki röportajlarınızdan yola çıkarak, Belda karakterini çok içten sevdiğinizi düşündüm... Doğru mu bu?
Doğru! Eskiden Türk filmlerinde klasik iyi kadın, kötü kadın ayrımı vardı ya... Her şey çok siyah beyazdı. Ama hayatta öyle bir şey yoktur aslında! Bu karakterde de yok! Belda iyi ve kötü yönleri olan biri. Ben bu role çok psikolojik yaklaşıyorum. Önce onu anlamaya ve yaptıklarına hak vermeye çalışıyorum. Belda'nın herkese sivri ve sert gelen hareketlerinin altında yatan önemli sebepler olduğunu biliyorum ve bu yönleri beni ona yaklaştırıyor. Zaten zamanla travmaları da ortaya çıkıyor. Karakterin bu kırılma noktalarını oyunculuğumla ortaya çıkarmak beni cezbediyor.

MÜKEMMELİN PEŞİNDEN KOŞARIM

* Psikoloji okumanın faydasını görüyor musunuz oyunculukta?
Tabii ki... Psikoloji oyunculukla iç içe...

* Bir yerde Belda'dan bahsederken 'Ben de onun gibi işimde detaycı ve mükemmeliyetçi, hatta karamsarım' demişsiniz...
Evet! Gerçekten çok mükemmeliyetçiyim. Bu yüzden etrafımdakilere stresimi yansıtıyorum. Her zaman en iyisinin peşindeyim. Mesela işte bugün moda çekimi yaptık; şimdiye kadar bin tane yaptım ama yine de her detayı düşünüyorum. Bu yüzden de kendimi çok yıpratıyorum. Ama karalar da bağlamıyorum tabii ki! Ne olursa olsun her şeyin hallolacağını biliyorum. Belki de insanların beklentileri üzerimde çok baskı oluşturuyor. Bu halimi korumak için de enerji sarfediyorum.

Hiçbir zaman hayat tarzımı değiştirmedim

* Tüm röportaj taleplerini, hatta anket sorularını bile kabul ediyorsunuz, kimseyi bekletmiyorsunuz. Bazı ünlüler aynı tavrı sergilemiyor ama...
Bu doğru bir gözlem. Ben bu süreçte hep kendi hayatıma devam ettim. Eski arkadaşlarımdan uzaklaşmadım ya da hayat tarzını değiştirmedim. Farkında da değilim, ne kadar çok tanınıyorum aslında. Artık dizi de var tabii.. Ama bunun pek bilincinde değilim. Bu yüzden de hazmedememişlik ya da gözü dönmüşlük gibi durumlar olmuyor. Küçük yaşlarda şöhret olanlar ya da altyapısı kuvvetli olmayanlar farklı bir tavır sergileyebiliyor. Bu sektör egonun şiştiği bir sektör! Ben belki de bunları, ünümün farkında olmamama borçluyum. Güzelliğin ve başarının farkında olmak, işin doğallığını alıp götürüyor.

* Aşk sizin için neifade ediyor?
Bazı insanlar aşksız yaşayabilir belki ama ben asla yaşayamam. Ben mantık insanı değilim. Tamamen tutkuların peşinde olan biri olduğum için, her şeyi kalbimle yaptığım için aşksız yapamıyorum. Ama bir gün bile boş kalmayayım diye de sevgiliden sevgiliye atlamıyorum. Bağımlı bir tip değilim. Arkadaşlarımla olmayıda, yalnız kalmayı da beceriyorum.

* Aşık olduğunuz zaman ruh haliniz nasıl değişiyor?
Çok iyi oluyorum. Aşkı aramak da doğru değil belki ama olmaması büyük eksiklik. Aşk ve tutku çok önemli. Bu hayatı ne için yaşıyoruz birdüşün! Bence attığımız her adımın, yaptığımız her işin altında aşkı ve ruh eşini bulma özlemi var.

* Aşkı bulup da kaybettiğiniz oldu mu?
Birkaç kez aşık oldumama sonu geldi. 'Sonsuza kadar süren aşk varmı?' diye düşünüyorum. Bazen 'yok' diyorum. Ama yine de aşk acısı yaşamayı, hiç yaşamamaya tercih ederim.

En zevk aldığım iş moda editörlüğü!

* Her şeyden kaçmak istediğinizde neler yapıyorsunuz?
Canlanmak ve beslenmek için Paris'e gidiyorum. Kafamı dinlemek için ise deniz kenarına giderim, kitap okurum.

* Sürekli moda haftalarına gidip gelmek sizi nasıl besliyor?
Geçen yıl NTV'de bir moda programı hazırlıyordum. O dönem bir sürü insanla röportaj yaptım. Oralarda biraz daha kalsam eminim bir şeyler olacaktı.

* Peki en zevk aldığınız iş hangisi?
Tartışmasız moda editörlüğü... Ama oyunculuğu da çok sevdim.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: