HER SABAH EVLENME TEKLİF EDİYORMUŞ!

Oyuncu Roksen Lülü Kurtlar Vadisi Pusu'nun Muro'su Mustafa Üstündağ'la olan ilişkisini anlattı.

Magazin

HER SABAH EVLENME TEKLİF EDİYORMUŞ! Annesi İranlı, babası Türk. Roksen adını babasının hayranı olduğu Sting'in “Roxanne” şarkısından almış. Lülü'yse Fransızca siyah inci, Farsça öcü demek. Dört yaşına kadar İran'da yaşayan Lülü, babasının işleri nedeniyle Marmaris'te büyümüş.

Lise yıllarında filmlerin nasıl yapıldığına merak sarınca da soluğu İstanbul'da almış. Bugüne kadar Pertev Bey'in Üç Kızı, Rüya Gibi, Yersiz Yurtsuz dizilerinde oynadı. Geçen yıl senaryosunu yazdığı ve başrolünü oynadığı Vesaire Vesaire sinema filminde rol aldı. Bir yıldır yeni filminin senaryosunu yazan Lülü, Unutulmaz dizisiyle ekranlara döndü.

Vesaire Vesaire filminden sonra ortadan kayboldunuz. O arada neler yaptınız?

Açıkçası bu zorunlu bir ayrılıktı. Film için çok çaba harcadık ama sonuç beklentilerimizin altındaydı. Pazarlama anlamında çok eksik kaldık. Bu da benim duygusal anlamda dibe vurmama neden oldu. Piyasadan biraz uzaklaşıp düşünmek istedim ve yeni bir film senaryosu yazmaya karar verdim.
Bir yılda düşünüp ne karar verdiniz?

Profesyonel insanlarla çalışmam gerektiğini anladım. O nedenle Esra Akkaya'yla çalışmaya başladım. Ekrana dönerek oyunculuğumu göstermek istediğim bir anda da kendimi Unutulmaz dizisinde buldum.

Unutulmaz iki kız kardeşin aynı adama olan aşkını anlatıyor. Siz bu hikayenin neresinde duruyorsunuz?

Özlem Yılmaz'ın canlandırdığı Eda karakterinin en yakın arkadaşı Seval'i oynuyorum. Bu karakter benim daha önce oynamadığım bir roldü. O nedenle heyecanlandım. Bu dizide, iki kız kardeş aynı adama aşık ve ben bir adama aşığım ama o adam en yakın arkadaşıma aşık.

Çetrefilli bir aşk silsilesi yani...

Bu yaşanmış bir hikayeymiş. Ayrıca hayatın içinde çok fazla böyle hikaye var. Canlandırdığım Seval karakteri sürprizlerle dolu bir karakter. Seval arkadaşına destek olacak dediğiniz anda fettan olabilir, saldıracak dediğiniz anda arkadaşını koruyabilir.

Hem senaristlik hem de oyunculuk yapıyorsunuz. Kalbinizde h

6 yaşındayken ailemin Marmaris'teki barında herkes alkışlayana kadar şarkı söylerdim. Sonra pilot olmak istedim. Lise yıllarında da sinemaya merak sardım. Yönetmenlik yaptım, senaryo yazdım ve oynadım. İnşallah bir gün üçünü aynı anda iyi bir şekilde yapmaya devam ederim.

Marmaris'ten İstanbul'a geldiğinizde sizi en çok ne zorladı?

Kaos. Hatta ilk geldiğimde burada çok sıkılmıştım. Çünkü Marmaris küçük bir yer ve herkes birbirini tanıyıp, güveniyor. Buradaysa karmaşa var. Kime güveneceğini bilemiyorsun. Buraya ancak kendime hobiler edinmeye başladığımda alıştım.

Neydi o hobiler?

Marmaris'te dalış hocalığı ve sörf yapıyordum. Buraya gelince bu zor oldu. O nedenle önce aikido yaptım, sonra flamenko dansına başladım. At bindim, İspanyolca öğrendim, oyunculuk eğitimi aldım ve Payam Koryak'tan şan dersleri aldım. Ve tabii ki çektiğim kısa filmimin uzun metraj senaryosunu yazdım, filmini çektik. İşte bunlar beni İstanbul’a bağladı.

DİZİ SETİNDE TANIŞTIK

Peki Mustafa Üstündağ'la yaşadığınız aşk sizi İstanbul'a bağlamadı mı?

(Gülüyor) Tabii ki bağladı ama ben size geçmişimden bahsediyorum.

Öyleyse bu aşkı dinleyelim sizden. Nasıl tanıştınız?

Kader galiba. Avşar Film'de bir görüşmem vardı ve orada Çağan Irmak'la tanıştım. Aradan iki hafta geçti ve beni Yersiz Yurtsuz dizisi için Avşar Film'den aradılar. Ben de hemen atlayıp Gaziantep'e gittim. Mustafa'yla o dizide tanıştık.
İlk görüşte mi aşık oldunuz?

Ben Mustafa'nın aşık olacağı sağır dilsiz bir karakteri oynamaya gittim. Ama sadece bir bölüm rol alacaktım. Mustafa beni görür görmez “Bu benim evleneceğim kız” demiş. Gaziantep’te dört gün kaldım. Ekibe “Mozaik Müzesi’ne gidelim mi?” diye bir teklifte bulundum. Herkes “Süper olur” dedi. Ancak ertesi gün resepsiyona indiğimde sadece Mustafa vardı.

Ekip nereye kaybolmuş?

Mustafa’ya neredeler diye sorduğumda “Bunlar asosyal insanlar. Gelmekten vazgeçmişler” dedi. Bende inandım ve müze gezdik. Akşam canlı müzik çalan bir yer vardı. Yine ekibe teklif ettim ve herkes “Geliriz” dedi. Ama yine sadece Mustafa vardı. İçimden herhalde ekip beni sevmedi diye düşündüm. Mustafa için de “Ne kadar iyi çocuk. Beni yalnız bırakmıyor” dedim. Meğer ben ekibi organize ettikten sonra Mustafa tek tek hepsinin kapısını çalıp “Gelmeyeceksiniz” diyormuş.

Mustafa Üstünda ile ilişkiniz nasıl başaldı?

Mustafa üç ayda bir evlilik teklif ediyordu. Dalga geçtiğini sanıyordum. İki yıl telefonda konuştuk. Bir akşam arayıp, “Sen benim sevgimi anlayamadın" dedi ve beraberliğimiz başladı. Şimdi her sabah evlilik teklifiyle uyanıyorum.
(haberturk)
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: