'HERŞEYİ GÖBEĞİMLE KAZANDIM!'

'Dansın sanat olduğunu öğretene kadar canım çıktı' diyen Tanyeli ile yeni albümü, çocukluğu ve dansın iyileştirici gücüne dair...

Magazin

'HERŞEYİ GÖBEĞİMLE KAZANDIM!' Albümünüzü anlatır mısınız?

On dört şarkım var. Benim için en önemlisi, hep oynamak istediğim Sezen Aksu'nun 'Dansöz Dünya' isimli parçasına Burak Yeter, çok güzel bir remiks yaptı. Çok tecrübeli insanlarla çalıştığım için şanslıyım. Türkiye ve tüm dünya global bir stresin altındayken insanlara dansın felsefesini aşılayabilmeyi hedefledik.

Albümünüzü çıkarmak için neden bu kadar beklediniz?

Oryantal olarak sahneye çıkmak istediğim dönemlerde annem "kızım ne olur türkü oku" diye beynimi yıkıyordu. Fakat ben dansa gönül verdim. Televizyonda bir kez şarkı söylemiştim, çok beğenildi ve o sıralarda çok teklif geldi. Niyetlenmiştim ama zaman zamana karıştı ve kendi işimde hırs yapıp çok büyüdüm. O dönemde herkese dansın sadece ucuz kadınların icra ettiği bir şey olmadığını göstereyim, dansın felsefesini anlatayım derken uluslararası platformda buldum kendimi. Albüm fikri hep bilinçaltında kaldı. Bir trafik kazası geçirdim, böylece bu fikir hayata geçti. Demek ki bir yere mıhlanıp bu işe kafayı yormam gerekiyormuş.

Dans terapisi üzerine de bir kitabınız vardı?

Yurtdışında bir yayıneviyle anlaşma yaptım ve üç sene içinde teslim edeceğim. Kendimden yola çıkarak dansla birlikte hayatımın ruhen, bedenen ve zihnen ne kadar geliştiğini ve nasıl iyileştiğimi yazıyorum. Zor bir çocukluk dönemim oldu ve sonra ne kadar güçlü olursak olalım yaşadığımız olumsuzluklar beynimizde kalıtılar halinde duruyor. Uzun yıllar Hindistan'a gittim; Osho'nun kampında meditasyon yaptım. Kendime nerede güçlü olduğumu sordum ve kafamın içindeki bütün kapılar aralandı; en güzel hayaller kurduğum, en güçlü hissettiğim anlar dans ettiğim zamanlardı. Neyi hayal ettiysem gerçekleşti. Bu hayallerimi hep dans anında ve müzikle meditasyon yaptığım zaman kurdum.

DANS İNSANI İYİLEŞTİRİR

Dansın iyileştirici gücü...

Zihin, ya geçmişte ya gelecekte yaşayan tam bir 'an düşmanıdır'. Ama anda dans edebilirsin ve dans ederken imgeleme gücünü kullanırsan zihnini, bilinçaltını bloke eden negatif enerjilerden kurtulabilirsin. Dans ederek hem sağlıklı ve zinde hem de daha fit olabiliriz. Benim için en önemlisi hayatı zindan eden, devamlı konuşan zihnimizi o dans anında susturmak.

Anneniz sizi neden terk etti?

Annem gençken şarkı söylermiş. Ben 2 yaşındayken de babamdan ayrılmış. Sevgi çok önemli; eksikliği yaralıyor. Kaç yaşınıza gelirseniz gelin, ezik bir tarafınız oluyor. Önceleri beni bıraktığı için sinirli ve kızgındım. Fakat ben de anne olunca ve onun hikayesini dinleyince hak verdim.

Bu çok trajik değil mi, öte yandan siz de sahnede var oluyorsunuz... Oryantal olarak sahneye çıkmamı annem hiç istemiyordu...

Başka yapacak bir şeyiniz olmadığı için mi oryantali seçtiniz?

Dans etmeyi çok seviyordum. Bebeklerimi karşıma dizip dans ediyordum. Okuldan eve gelince herkes ders çalışmaya, ben 'hoppaa, yandann' dansa... Annem dans etmemi istememiş olabilir ama ben öyle doğmuşum. Önüne geçilecek bir durum değildi.

Kendi çocuklarınız için bir endişe taşıdınız mı?

Aslında sadece anneme değil bana bütün olumsuzlukları yaşatan şeylere teşekkür etmem gerekiyor. Negatif yaşadığım her şey ben de artıya dönüştü ve eşittir Tanyeli oluştu. Annemin tersine ben çocuklarımı hiçbir zaman bırakmak istemedim. Ama sahnede olduğum için tabii ki endişe duydum, sonuçta Türk toplumunda çok cesaret isteyen bir iş yaptım. Oğlumu korumak için daha ismimi, kariyerimi ve kurallarımı oturtmadan önce yurtdışında eğitim almasını planlamıştım.

Oğlunuzun sizin mesleğinize bakışı nasıl?

Benimle gurur duyuyor. Eskiden oryantal yapanlar için 'baştan çıkartan kadın imajı' vardı. Başarımın sırrı tamamıyla kendi sanatıma duyduğum saygıdır. Bu kadar büyümem kadınların alkışı sayesindedir. Hiçbir zaman erkeklere dans eden kadın olmadım; bir düğünde dans ediyorsam erkeğin yanına yanaşmayıp eşlerine gülümsedim.

Nasıl bir annesiniz?

Başarılı bir anne çocuğuna bir hedef koymalı. Eğitimleri çok önemliydi. Sahne hayatında olunca okullarıyla çok ilgili olamadım ama öğretmenlerle manen anlaşma yaptım. Benim yetişemediğim yerde öğretmen ikinci annedir. Her pazar günümü çocuklarıma ve evime ayırırım, o gün hep birlikte yemekler yeriz, sohbet ederiz.

HEM DELİ HEM KAVGACIYDIM

Sizin eğitiminiz nedir?

İlkokul çağındayken annemin okula yazdırmasını bekliyorum ama sahiplenen yok. Ben de harçlıklarımla kendime okul önlüğü ve çanta almıştım ama çantanın içi boş... Parçalanmış bir ailem olduğu için eğitimim istediğim gibi olmadı. Sonra inat edip dışarıdan liseyi bitirdim ve Amerika'da dil kursuna gittim.

Dansın bir sanat olduğunu kabul ettirene kadar çok sıkıntı yaşadınız mı?

Ooo, tabii canım! Çok deli ve kavgacı bir kızdım. Anne- babadan iyi bir eğitim de almayınca erkek çocuğu gibi büyümüştüm. Mesela Adana'da bir programda adamın biri canımı sıkacak bir şey söyleyince elimdeki bastonu kafasına geçirdim, sonra da kovuldum. Her an herkesi dövmeye hazır bir şekilde negatif bakıyordum. Beni çocuklarım büyüttü. Daha kavgacıyken daha sakin ve daha sabırlı oldum. Onlarla olgunlaştım.

Göğsüme para sıkıştırılması kötü hissettiriyor

Şovumu bölecek, konsantrasyonumu bozacak hiçbir şey istemem. Dans ettiğimde herhalde çok iyi dans ediyorum ki çatal, bıçak bile kıpırdamaz. Düğünlerde falan gelenektir para takılır, ilk çıktığım dönemlerde ben de o evrelerden geçtim. Güçlenip hedefime ulaştığımda engelledim. Çünkü bu gerçekten ucuzlatan bir şey ve insanın kendini kötü hissetmesine neden oluyor. Gereken parayı zaten düğün sahibinden alıyoruz o yüzden para takılmasına izin vermiyorum artık. İnsanın göğsünün arasına para sıkıştırılması hoş bir şey değil.

Akşam
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: