HEYECAN VERİCİ BİR DENEYİM

Fashionable İstanbul by Avea organizasyonu, moda dünyasının devleri ile podyum dünyasının nefes kesen güzellerini İstanbul'da buluşturdu. Jessica Stam ve Lily Donaldson da işte o nefes kesenlerden ikisi! Biri Kanadalı diğeri İngiliz olan ve kariyerlerine New York'ta devam eden iki top model, o yorucu tempo arasında Kelebek'le buluştu.

Magazin

HEYECAN VERİCİ BİR DENEYİM İŞTE O GÜZELLER (FOTO GALERİ)

Kariyerleriniz, şöhretiniz malûm... Ama ya Türk modaseverlere kendinizi tanıtmanız gerekse, neler söylerdiniz?

- Lily:Londralı'yım, 22 yaşındayım ve sarışınım!
- Jessica: Ben 23 yaşındayım, Lily'den biraz daha yaşlıyım yani, ablası sayılırım. Kanadalı'yım. Bir çiftlikte doğmuşum. Ve son olarak; artık New York'luyum...

Jessica küçükken dişçi olmanın hayallerini kuruyormuş duyduğuma göre, ama Lily hedeften hiç sapmamış,o hep model olmayı düşlermiş. Doğru mu bu?

- Jessica: Birkaç sene öncesine kadar ön iki dişimin arası açık olduğu için sık sık dişçiye gidip geliyordum. 13-14 yaşlarındaydım o zamanlar ve açıkçası büyüyünce ne olacağım diye düşünecek havada değildim. Belki o dönem dişçimi çok sık gördüğüm için öyle söylemişimdir.

- Lily: Dediğin gibi ben hep model olmak istedim ve sonunda oldum.

BOĞAZ TURU İÇİN FIRSAT YARATMAYA ÇALIŞACAĞIZ

Fashionable İstanbul'a gelirken aklınızda ne vardı?

- Lily: Son derece heyecan verici bir deneyim olduğunu düşünüyordum sadece...

- Jessica: Suyun üzerine kurulan bir platformda defileye çıkacağız. Gerçek anlamda Asya ile Avrupa'yı buluşturan bir noktada bunu yapacağımız için de çok mutluyum. Bu gerçekten heyecan verici bir olay. İstanbul'da böyle büyük bir organizasyon yapılması, siz ve moda dünyası için ne ifade ediyor?

- Lily: Hep ilgimizi çekmiş ama bugüne kadar gelme fırsatı bulamadığımız bir ülkeyi görme fırsatı sunduğu için çok hoşuma gitti. Sırf bu yüzden bile bizim açımızdan önemi büyük diyebilirim.

Burada neler yapacaksınız? Tüm zamanınız defilelere hazırlanmakla ve podyuma çıkmakla mı geçecek?

- Lily: Biz tüm defilelerde yer alacağız. Ama fırsat bulduğumuz zamanlarda İstanbul'u keşfetmek de istiyoruz. Özellikle yemeklerini mutlaka tatmalıyız. Jessica:
Belki bir Boğaz turu bile yapabiliriz.

İSTANBUL TEK KELİMEYLE MUHTEŞEM BİR ŞEHİR

Buraya gelmeden önce İstanbul'la ilgili herhangi bir fikriniz var mıydı?

- Jessica: Şehir hakkında bir önyargım yoktu. Ama mücevherat konusunda çok başarılı olduğunuzu biliyordum.

Peki nasıl bir şehirle karşılaştınız?

- Jessica:İnsanlar, ortam, manzara tek kelimeyle muhteşem. Bu geziden çok memnun kaldık. After party'lere katılacak mısınız?

- Lily: Hepsine katılacağız. Türk erkeklerine haber verebilirsiniz!

- Jessica: Kapalıçarşı'ya bizimle gelebilirler. Sorun değil.

BAVULUMUZU MUHAFAZAKAR KIYAFETLERLE DOLDURDUK

Ajanstan bir görevlinin modellerden birinin giydiği şortu görünce "Buradan böyle çıkamazsın, burası Türkiye, kapalı bir şeyler giy" dediğini duydum. Size bu tarz bir uyarı yapıldı mı önceden?

- Jessica: Daha önce İstanbul'da hiç bulunmadım, bu konuda önyargım da yoktu. Ama bavulumdaki her şey muhafazakar diyebileceğimiz türden.
- Lily: Bence bu konuda oldukça aklı başında genç hanımlar olduğu için böyle bir uyarıda bulunmadılar.

Birçok erkek arkadaşım, sizin de bizler gibi sıradan insanlar olup olmadığınızı sormamı istedi...

- Jessica: İkimiz de uçabiliyoruz! Şaka bir yana, çiftlikte yetiştiğim için bitkilerle ve çiftlik hayvanlarıyla aram iyidir. Tek özelliğim bu olabilir.

Lily: Olağanüstü güçlerimiz yok. Ben resim çiziyorum, at biniyorum, yemek yapıyorum. O kadar...

Bizim gibisiniz yani...

- Lily: Eh, aynen öyle...

KENDİMİZİ YARIŞTA GİBİ HİSSETMİYORUZ

Türkiye'den tanıdığınız modacı ya da modeller var mı?

- Jessica: Aslında fotoğrafçı Mert Alaş'ı tanıyorum. Mert&Marcus ile çalışmıştım daha önce...

- Lily: Bu sektörde birçok milletten çok fazla model ve manken var. Yüzünü gördüğümüzde tanıyabiliriz. Mesela ben Jessica'yı tanıyorum çünkü bir arkadaşlığımız var. Onun dışında isim isim bilmemiz çok zor.

Modellik arasında büyük bir yarış var. Siz üzerinizde böyle bir baskı hissediyor musunuz?

- Jessica: Kendimizi yarışmadaymışız gibi hissetmiyoruz. Çoğumuz iyi arkadaşız zaten...

Lily: Her sektörde kendi içinde bir yarış vardır. Bizim sektörümüzde de var tabii. Ama çoğumuz Jessica'nın söylediği gibi iyi arkadaşız. Bu yüzden bizden çok ajanslarımız ve menajerlerimiz bu baskıyı hissediyor.

KIZLARDAN ÇAĞRI VAR!

Jessica ve Lily inanılmaz derecede sempatik kızlar. Bir ara İstanbul'daki erkek arkadaşların bize Kapalıçarşı'da seve seve eşlik edeceğini söylediğimde "Tabii gelsinler, tanışmak isteriz" dediler üstelik. Açık davet niteliğindeki bu cümleden sonra sık sık Türk yemekleri, yerel alışveriş noktaları hakkında soru sordular. 30 dakikalık röportajımızda Jessica sürekli poz veriyor, Lily ise ciddi olmaya çalışıyordu. Röportaj sonunda çektirdiğimiz fotoğrafta "Bir çirkin olarak aranızdayım" deyince en büyük desteği Jessica'dan aldım. "Öyle deme, sen çok güzelsin" dedi. İsmi en iyi mankenler listesinde 15. sırada olan birinden bunları duymak gerçekten güzeldi...

KAPALIÇARŞI'YA UĞRAMAK ŞART

Türkiye'den ayrılmadan önce mutlaka görmek ya da yapmak istediğiniz neler var?

- Lily:İlk kez Türkiye'ye geldiğim için mümkün olduğunca bu şehri keşfetmek istiyorum.

- Jessica:Ben de Kapalıçarşı'ya gidip mücevher almak istiyorum. Kilim ve antika hediyelik eşyalara da bakacağım.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: