İLİŞKİNİZİ NASIL KURTARABİLİRSİNİZ?

İşte Gottman tekniğinin gözler önüne serdiği ilişki, evlilik ve boşanmaya dair ilginç gerçekler...

Magazin

İLİŞKİNİZİ NASIL KURTARABİLİRSİNİZ? Özel Gottman tekniği ile binlerce çifte destek veren Dr. John ve Julia Gottman, Ekim ayında Psikoloji İstanbul'un davetlisi olarak İstanbul'daydı, 'mutlu ilişkilerin formülü' konulu bir workshop düzenlediler. Dr. John Gottman; ilişki, evlilik ve boşanma ile ilgili sorularımızı cevapladı.


Sizce günümüzde evliliklerin yaklaşık yüzde ellisi neden başarısızlıkla sonuçlanıyor? Bu durumu ilgili çalışmalar yapan bir uzman olarak nasıl açıklıyorsunuz?

İlişkinin en başlarında güvenle ilgili oluşturulması gereken pek çok alan var. İnsanların kafasında ilişkilerine dair sorular oluyor. Kendi kendilerine; 'Ona arkadaşım olarak güvenebilir miyim?', 'Hayal kırıklığına uğradığında beni dinlemesi için ona güvenebilir miyim?', 'Bir partner olarak, ev işlerini paylaşırken, zor zamanları paylaşırken ona güvenebilir miyim?', 'Karşımdaki insana saygı gösterecek mi?' gibi esası güvene dayalı olan sorular soruyor. Güven ile ilgili bu şüpheler, çoğu zaman tartışmalar sayesinde oluşuyor. Biz ilişkinin ilk aşamalarında insanların yaşadığı en büyük dönüşümü 'ben'den 'biz'e geçiş dönemi yani 'takım olabilmek' olarak adlandınyoruz. Bu süreçte; ilişkinin başlangıcında yaşanan yoğun tartışma ve anlaşmazlıklar ise ne yazık ki çiftlerin birbirlerine duyduğu güveni yok ediyor.


Bir çiftin boşanacağını önceden tahmin edebiliyor musunuz?

Boşanmayı ya da tehlike sinyallerini çifler anlaşmazlıkları ile ilgili konuşmaya başladıklarından itibaren ilk dakikalarda anlıyoruz. İlişkilerinde yaşanacak problemleri çözemeyecek olan çiftler ya da nasıl çözeceklerini bilmeyenler hemen kendilerini belli ediyorlar. Bu kişiler genellikle kendilerini daha fazla düşünen, savunucu yapıya sahip, problemin karşı tarafın kişiliğini değiştirmek zorunda olduğunu belirten kişiler oluyor. 'Eşimin terapiye ihtiyacı var' ya da "Ben mükemmele yakın davranıyorum ama eşimin karakteri ile ilgili değiştirmesi gereken pek çok şey var 'diyenler oluyor. Sürekli birbirlerini eleştiren çiftler için de aynı durum söz konusu. Saldırgan biçimde eleştirilmek insanların savunmacı davranmalarına neden oluyor. Kişi fizyolojik olarak yüksek düzeyde uyarılıyor. Böyle olduğunda tartışmaları başarı ile yürütmek ve sonlandırmak imkânsız bir hale geliyor. Çok kısa bir süre sonra da bu eleştirel olumsuzluk hali, tartışma olmayan ortamları bile kapsar hale geliyor. Dolayısıyla bu ilişkinin geleceğini kolayca tahmin edebiliyorsunuz.

Peki çiftler, ilişkilerini nasıl koruyabilirler? Özellikle nelere dikkat etmeliler?

İlişkilerin gerçekten mutlu bir şekilde yürümesi için üç alana odaklanmamız gerekiyor. Birincisi arkadaşlık ve yakınlık; ikincisi tartışmaları yapıcı bir biçimde yapmak. Tartışma her ilişkide kaçınılmaz bir durumdur fakat yapıcı olabilirsiniz. Üçüncüsü ise birlikte bir 'ortak anlam' ve 'amaç' geliştirebilmek... Birbirinin yaşam hayallerine inanmak ve onlarla gurur duymak çok önemli. Dolayısıyla biz enstitümüzde bu üç alan üzerinde çalışıyoruz. Birbirini tanımak, ilişki haritasını oluşturmak, saygı duymak, sevgi ve şefkat göstermek, hayranlık duymak ve bunu ifade edebilmek gerekiyor. Sonuç olarak; partnerinin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekenleri bilerek ve böylelikle bu ihtiyaçları karşılayarak ilişkinizi koruyabilirsiniz...


Tüm bunlar kulağa gayet mantıklı geliyor. Ancak uygulama nasıl sağlanabilir? 'Biz bunu yapamıyoruz' diyebilecek çok sayıda çift var.

Maalesef hiçbir toplumda insanların bunları öğrenebilecekleri bir kurum, bir durum ya da zaman aralığı yok. Bu bilgiler okullarda öğretilmiyor. Hatta evlilik merciini önemseyen dini kurumlar, kiliseler, camiler, sinagoglar dahi bu bilgileri anlatmıyor. Evlenmek isteyen kişilere 'Gelin sizi bir eğitime alalım da ilişkiniz iyi çitsin' denmiyor.
Bu bilgileri öğrenebilecekleri yerler, ancak bizimki gibi danışmanlık merkezleri olabiliyor. Bu nedenle de aslında odaklanmamız gereken insanların bu becerileri, daha çocukluktan itibaren öğrenmelerini sağlayabilecek bir sistem kurabilmek. Türkiye'de bizim eğittiğimiz çok az sayıda uzman var ve bu kişilerin davetlisi olarak İstanbul'a geliyoruz. Dileriz bir dizi eğitimden sonra Türkiye'ye de bu bilgileri paylaşabilecek ve değişimi sağlayabilecek çok sayıda uzman sağlamış oluruz.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: