'İNŞALLAH KADERİM BENZEMEZ!'

'Çocuk oyuncular neden ayakta kalamıyor?' sorusunu son döneminen popüler çocuk oyuncusu Sinem Kobal yanıtladı: Onların egoları yaşlarının aksine fazla oluyor. Allah kaderimi benzetmesin!

Magazin

'İNŞALLAH KADERİM BENZEMEZ!' Zeynep Değirmencioğlu, Parla Şenol, İlker İnanoğlu, Sezer İnanoğlu, Menderes Utku, Mesut Çakarlı ve Furkan Kızılay... Ortak özellikleri rol aldıkları sinema filmleri ve TV dizilerindeki rolleriyle dönemin en popüler isimleri arasında yer almaları... Bir diğer ortak özellikleri ise çocukken yaptıkları dünden bugün eser kalmaması... Şimdilerde adından sıkça söz ettiren Sinem Kobal da sanat kariyerine aynı bu isimler gibi başladı. 13 yaşında 'Dadı' ile başladığı oyunculuk serüvenine sekiz yılda altı televizyon dizisi, üç sinema, yedi reklam filmi ve altı televizyon programı sığdırdı. Sinem Kobal'la çocuk oyuncu olmanın zorluklarını ve 16 Ocak'ta vizyona girecek olan 'Ayakta Kal' filmini konuştuk.

* Sürekli çocuk ve gençlik filmlerinin oyuncusu olarak anılmaktan endişe etmiyor musunuz? Hayır, hiç etmiyorum. Yapışıp kalması aslında iyidir. İşimi hakkıyla yaptığımı gösterir. Her işte aynı başarıyı gösterirsem, her karakter bir sonraki işime kadar üzerime yapışır.

* Çocuklardan oluşan hayran kitleniz eminim bir an önce büyüyüp daha fazla özgür olmak istiyorlardır. Peki sizin büyümenizi kabul edip, özgürlüğünüzü yaşamınızı kabul ediyorlar mı? Onlarla birlikte büyüyoruz. Ben her yaşta ne hissediyorsam onlar da onu hissediyor, ne yaşıyorsam onu yaşıyorlar. Hangi yaşta sinemada veya televizyonda hangi karaktere bürünürsem bürüneyim 13 yaşından bu yana birlikte büyüdüğüm hayranlarımın beni takip edeceklerine ve izleyeceklerine inanmak benim için büyük bir lütuf. Olgun rolleri canlandırdığım zaman onlar da olgun olacağı için birbirimize hiç yabancılık çekmeyeceğiz.

* Çocuk oyuncuların ortak özellikleri belli bir yaştan sonra ortalıktan kaybolmalarıdır. Siz bir endişe yaşıyor musunuz? Evet, geçmişte çocuk oyuncuların belli yaşlardan sonra işlerine devam edememelerine oldukça sık tanık olundu. Elbette o endişeyi bende yaşadım. Kendimi kabul ettirmem de hiç kolay olmadı. Tutunmak da elbette hiç kolay değil! Çocuk yaşlarda bilinçli düşünmek mümkün olmadığı için egoların yükselmesi oldukça kolay. O egoya sahip olmaya gör bir kere... Yapılması gereken şeyler ya yapılamıyor veya yanlış yapılıyor. Kanımca kaybolan çocuk oyuncular bu yanılgıya düşüyorlar. Allah, kaderimi sonraki yaşlarında kaybolan çocuk oyuncuların kaderlerine benzetmesin! Cidden oldukça yıpratıcı bir durum... Egoları yaşlarının aksine yüksek olan çocuk oyuncuların ayakta kalmaları mümkün değildir.

* Sizin o yanılgıya düşmemenizin nedeni nedir? Zeka mı, yoksa şans mı? Benim en büyük şansım, ailemin bu konuda oldukça bilinçli olmasıdır. Onlar bana bu konuda çok destek oldular. Bakış açımı bana onlar verdi. Dört yaşında baleye başlamamın da büyük etkisi oldu. Bale, bana egoları kontrol etme eğitimini verdi. Beni kurtaran düşünce tarzı, işimin getirdiği doğal şöhretin büyüsü içinde önüme çıkan yalancı güzelliklere kanmamak oldu. Bu yalancı güzellikler yerine işimi en iyi şekilde yapmanın mutluluğunu yaşadım. Böylelikle şöhretin getirdiği büyünün tuzaklarına düşmedim.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: