İPEK ÖZKÖK'DEN SAMİMİ LAFLAR!

'Gece Gündüz'de rol alan İpek Özkök, TV macerasının Lig TV'de sunuculukla başladığını söyledi.

Magazin

İPEK ÖZKÖK'DEN SAMİMİ LAFLAR! Kanal D'de bu akşam ekrana gelecek 'Gece Gündüz'de rol alan İpek Özkök, TV macerasının Lig TV'de sunuculukla başladığını söyledi. Özkök, Aslında aklımda hiç oyunculuk yoktu. İlk başlarda çok tereddütlüydüm' diyor.

'Gece Gündüz'ün çekimleri nasıl gidiyor?

- Çok iyi gidiyor. Çok da hızlı çalışıyoruz. Yani dört-beş günde bir bölümü bitirmiş oluyoruz. Aslında bu tarz kapsamlı dizileri çekmek için dört-beş günlük süreler yeterli değil ama biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çekimler çok keyifli geçiyor.

Yaz sezonunda başlayan diziler, genelde kış sezonunda yayından kaldırılır. 'Gece Gündüz' yeni sezonda da devam edecek. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?


- Çok iyi bir ekiple çalışıyoruz. O kadar uyumluyuz ki, bu pozitif duygu ekranlara da yansıyor. Tabii senaryo da önemli. Senaryo yazarlarımız çok iyi iş çıkarıyor. Dizinin kurgusu da çok sağlam. Zaten öyle olmasa 'Gece Gündüz' de yayından kaldırılan dizilerden biri olurdu. Tabii her set bizimki gibi değil. Ben çok sorunlu setlerde de çalıştım ve orada yaşadığınız sorunlar ister istemez ekranlara yansıyor. Bunun sonucunda da dizi üç bölüm sonra yayından kaldırılıyor.

'Gece Gündüz'ü 'Yılan Hikayesi'ne benzetenler oluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

- Yeni yapımlar genelde geçmişte oynamış bazı dizilere benzetilir. Bu önüne geçebileceğimiz bir durum değil. Daha önceden de ağa dizileri çok revaçtaydı ve bir ağa dizisinin ardından ona benzer birçok dizi çekilmişti. Şimdi de polisiye diziler revaçta. Bunu bir akım gibi düşünüyorum ben. Hangi tür tutuyorsa yapımcılar da doğal olarak o türe yöneliyorlar. 'Gece Gündüz', 'Yılan Hikayesi'ne benzetiliyor çünkü orada da polisiye bir dizinin içinde aşk vardı. Bizim dizide de aynı şekilde aşk var. Ama seyredenler bilirler 'Gece Gündüz', özünde diğer dizilerden çok farklı.

Peki, Aslan’la ilişkiniz ne durumda?

- Aslan’la bir türlü kavuşamama durumu söz konusu. Tam aralarında bir şeyler olacakken bir olumsuzluk ortaya çıkıyor ve olmuyor. Aslında böyle olması daha iyi çünkü seyirciyi asıl cezbeden kısım bu. Çünkü izleyicilerde çok fazla merak duygusu uyandırıyoruz. Aslan ile Alev’in ilişkisi hemen başlarsa sanki dizinin büyüsü kaçar gibi geliyor bana.

Sizi hep ’lise öğrencisi’ rollerinde görüyorduk. Bu sefer daha farklı bir karakter canlandırıyorsunuz. Sizce neden bu rol size teklif edildi?

- Sanırım zamanla alakalı bir durum. Ben beş senedir oyuncuyum ve işe ufak rollerle başladım. Mesela evin küçük kızıysam, bir sonraki projede abla rolünü üstleniyordum. Yavaş adımlarla ama kendimi geliştirerek ilerlediğimi düşünüyorum. Belli bir seviyeye gelince bu rollerin altından kalkabileceğinizi yapımcılar da fark ediyor. Benim de bu gelişimimi gördüler ki, böyle bir rol teklif edildi.

KALABALIK FOBİM VAR

Oyunculuk için kurallarınız var mı? Sevişme ya da öpüşme sahnelerinde rol alır mısınız?

- Bu biraz da projeyle alakalı bir durum. Açıkçası TV dizilerinde bu tür sahnelerin çok da gerekli olduğunu düşünmüyorum. Çünkü oynadığım dizileri benim ailem de izliyor. Ama sinema daha farklı... Belki bir sinema filminde böyle bir sahneyi canlandırabilirim.

Size ait bir projede sunuculuk yapmak istediğiniz doğru mu?

- Benim TV maceram Lig TV’de sunuculukla başladı aslında. Yine sporla ilgili bir projede sunuculuk yapmak istediğim doğru. Çünkü sporun her dalını çok seviyorum.

Tiyatroyla aranız nasıl?

- Tiyatroyu sadece izleyici olarak seviyorum. Kendimi tiyatro oyuncusu olarak düşünemiyorum çünkü kalabalık fobim var. Burada da kalabalık bir ekiple çalışıyoruz ama her gün birbirimizi gördüğümüz için alışıyoruz. Ama tiyatro sahnesi çok farklı. Karşımda kalabalık bir seyirci kitlesi beni izlerken rolümü yapamam gibi geliyor bana.

İnternette sizin hakkınızda çok olumlu yorumlar yapılmış. ’İpek Özkök’ neden bu kadar sevildi sizce?

- Kendi halimde yaşadığım için olabilir... Bu sektördeki insanlar çok fazla özel hayatlarıyla gündeme geldiklerinde insanlar sıkılmaya başlıyor. Çok fazla ortalarda olmamam ve sadece işimle ekranlarda yer almam sevilmemin sebebi olabilir.

Aileniz bu sektörde olmanız konusunda sizi destekliyor mu?

- Evet, en başından beri bu konuda benim arkamdalar ve hep destek oldular. Zaten aile desteği olmadan bu işi yürütmek zor. n Röportaj: Cansu METE

Müzik sektörüne girebilirim

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Oyuncu olmadan önce neler yapıyordunuz?

- 1982’de İstanbul’da doğdum. Sakarya Üniversitesi’nde seramik bölümünü bitirdim. Hobilerim arasında at binmek, spor yapmak önce gelir. Ayrıca müziğe karşı çok ilgiliyim. Armonika çalıyorum ve bu yeteneğimi daha da
geliştirmek istiyorum. Belki ileride müzik sektörünün içinde de yer alabilirim.

Peki, oyunculuğa nasıl başladınız?

- Yaklaşık altı sene önce reklam filmlerinde oynayarak girdim bu sektöre. Ayrıca modellik de yapıyordum. Aslında aklımda hiç oyunculuk yoktu. İlk başlarda çok tereddütlüydüm, yapamayacağımı düşünüyordum. Ama yavaş yavaş oyunculuğu yapabildiğimi gördüm ve bu işe devam etmeye karar verdim.

Oyuncu koçunuz var mı?

- Evet, Turgay Tanülkü oyuncu koçumdu. Kendisi bana çok destek oldu. Hálá zorlandığım zamanlarda düşüncesine başvururum çünkü onun fikirleri benim için çok önemli.

YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: