İsmail Ege Şaşmaz'ın bilinmeyenleri

İsmail Ege Şaşmaz kendisi hakkında merak edilen bir çok soruyu içtenlikle cevapladı.

Magazin

İsmail Ege Şaşmaz'ın bilinmeyenleri Güneşi Beklerken dizisiyle adından sıkça söz ettirmeyi başaran yakışıklı oyuncu İsmail Ege Şaşmaz, sezonun yeni projelerinden Serçe Sarayı’nda yine iddialı bir karakterle izleyicinin karşısına çıkıyor

Oyunculuk serüveninin başındasın ama hızla yoluna devam ediyorsun. Bu alandaki varlığınla ilgili ne düşünüyorsun?

Oyunculuğun ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu ilkokulda oynadığım tiyatro oyunları ile anladım dolayısıyla ilk oyunculuk serüvenim o yıllarda başladı diyebilirim. Tabii o zamandan bu zamana büyük değişikliklere uğradı. Manisa’dan İstanbul’a geldikten sonra bazı reklam filmlerinde yer aldım ancak ilk profesyonel deneyimim Güneşi Beklerken dizisi ile oldu. Bu proje benim için gerçekten iyi bir başlangıç oldu, çok değerli insanlarla çalıştım ve hepsinden bir şeyler öğrendim. Henüz oyunculukta yolun başındayım; öğreneceğim, tecrübe edeceğim çok fazla şey var. Her geçen gün kendimi daha da geliştirmek, oynadığım her yeni rolde bir öncekinin üstüne biraz daha eklemeler yaparak ilerlemek istiyorum.

Her konuda böyle pozitif misin?

Evet hatta en sevdiğim özelliğim her ne olursa olsun daima her şeye pozitif bir bakış açısıyla bakmam. Bazen fazla sabırsız olup, üzerine çok düşünmeden karar veriyor oluşumu ise pek sevmiyorum.

Nasıl bir çocukluk geçirdin?

Çok hiperaktif ve yaramaz bir çocuk olduğum için ailem beni ilkokul 3. sınıfın yaz tatilinde çıraklık yapmam için bir berberin yanına işe soktu. O yazdan sonra neredeyse her yaz ve 15 tatillerde mutlaka bir yerlerde çalıştım. Arkadaşlarım oyun oynarken, ben çalışıp para kazanıyordum. Tabii böyle anlatınca bu sizin gözünüzde öyle dramatik bir durum yaratmasın, ailemin durumu iyi olmasına rağmen çalışıyor ve karşılığını alıyor olma hali hoşuma gittiği için bu tamamen benim tercihimdi (gülüyor). Küçük yaşta çalışmanın, o disipline girmenin faydalarını da hayatımın her aşamasında hep yaşadım.

Şehri nasıl yaşarsın biraz anlatabilir misin?

Canın sıkkınsa üzülme, dışarı bir adım at ve sonra koş. Beşiktaş sahilde bir bank bul, dibine otur sonra derin bir nefes çek içine. Boğazın sularında bir balık ya da geçen bir gemi olduğunu düşün ve buralardan gitsen neler olurdu diye hayal et... Bak keyfine, akıp giden zamana aldırış etmeden.

Kitap, film, şarkı ve mekan konusunda favorilerin neler?

Favori kitabım; Olağan Psikopatlar, Levin Dutton. Favori filmim; Terry Gilliam’ın The Zero Theorem’i. Favori şarkım; Eminem, Guts Over Fear ft. Sia. Mekan olarak da Bebek Kahve’yi tek geçerim.

O gün nasıl hissediyorsam ve kendime neyi yakıştırıyorsam onu giyiyorum...

Modayla aran iyi mi?

Maalesef pek modayı takip eden biri değilim. O gün nasıl hissediyorsam ve kendime neyi yakıştırıyorsam onu giyiyorum. Modayla çok ilgili biri olmadığım için de özellikle takip ettiğim modacı ya da tasarımcı yok ama yabancı markaları daha çok tercih ettiğimi söyleyebilirim. Calvin Klein, DKNY ve Banana Republic genelde tercih ettiğim markaların başında yer alıyorlar.

Peki giyim tarzın hakkında ne söylemek istersin?

Her zaman rahat ve sportif, ruh halime göre değişkenlik gösterir diyebilirim. Bir mağazaya girer, sezonluk ihtiyacım olan şeyleri alır çıkarım. Renklerle çok alakam yoktur, daha çok gri ve siyah tonları tercih ederim. Klasik stil ise favorimdir. Daima taktığım Welder marka saatimi kolumdan çıkarmam.

Hayatta giymem dediğin bir şey var mı?

Uzun kollu giymeyi hiç sevmem, giyersem de sürekli kollarını yukarı katlarım.


Kadınlarda giyimde çekici ve itici bulduğun detaylar neler?

Gösteriş olsun, kendine baktırsın diye abartılı giyinen kadınları çok itici buluyorum. Bunun aksine başkaları için değil de, kendisi için giyinen, rahat ve kendi tarzını yaratan kadınlar bana çok çekici gelir.

Güzelliği nasıl tanımlarsın?

Güzelliğin zekadan geldiğini düşünüyorum. Fiziki özelliklerden söz etmek gerekirse gözler benim için önemlidir.

Aşkı nasıl yaşıyorsun, hayatında şu an özel biri var mı?

O insanı her gün, her gece düşünmekten kendimi alamıyorsam aşık oldum demektir. Aşkı uçlarda, kalbimin atma isteği gibi yaşarım. İki yılı doldurduğum ve hala aşık olduğum bir sevgilim var.

Yakın zaman önce Amerika’ya gittin bize biraz orada geçirdiğin zamanı anlatabilir misin?

Yabancı dil eğitimi almak için gitmiştim, bu sayede birçok farklı ülkeden arkadaşım oldu, biraz da gezdim tabii... Oyunculukla ilgili stüdyo gezilerine katıldım ve işin biraz daha derinine inip orada bu işlerin nasıl ilerlediğini gözlemlemek istedim. Farklı bir kültür de yaşamak, orayı deneyimlemek bana çok şey kattı. İyi ki de gitmişim diyorum.

Arkadaşları ne diyor?

Hande Doğandemir

“İnsan Ege’yi ilk gördüğü zaman ondan gözlerini alamıyor gerçekten.

Merve Hazer

“Ege benim en yakın arkadaşlarımdan biri, o kesinlikle çok olgun bir insan.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: