İSYANKÂR BİR KADINIM

Başak Sayan, Madame Figaro dergisine dikkat çekici açıklamalar yaptı: 'Bana yaklaşmak kolay değildir. Soğuk bir görünüşüm var ve fazlasıyla mesafeliyim. Hoşlandığım insan bile bana gelip yakınlık kurana kadar epey zaman geçer.'

Magazin

İSYANKÂR BİR KADINIM Aslında iktisat okumuş, ama hayatı ıstanbul’a yaptığı seyahatle değişmiş bir kadın o... Kimsenin hayallerinin önüne geçmesine izin vermediği için yaklaşık 10 yıldır aşkla bağlı olduğu işi yapıyor: Oyunculuk... Asıl çıkışını “Yaprak Dökümü”nün Ceyda’sı olarak yapan Başak Sayan, Madame Figaro dergisine hayallerden disipline, Ankara’dan ıstanbul’a, aşktan felsefeye uzanan bir röportaj verdi. ışte tüm yönleriyle Sayan’ın dünyası...

Çocukluğunuz ve ilk gençliğiniz Ankara’da geçmiş. ıstanbul’u mu yoksa Ankara’yı mı daha çok seviyorsunuz?
- İstanbul’a uğrayan bir daha bu şehirden vazgeçemiyor. Uyuşturucu gibi bir etkisi var. Ama yine de Ankara benim için çok özel bir yer. Orada doğup büyüdüm, ailem hâlâ orada yaşıyor çünkü.

İstanbul’a ne zaman ve nasıl geldiniz?
- 1995’te... Kimse bana istemediğim bir şeyi yaptıramaz. Tabii belli bir yaşa kadar ailenizin isteklerine boyun eğmek zorundasınız, sonuçta onlar sizin ebeveynleriniz. Ama asi bir yapınız varsa bu istekleri bir yere kadar kaldırabiliyorsunuz. Bir noktadan sonra isyan ediyorsunuz. Ben de isyankâr bir çocuktum (hâlâ öyleyim). Lise bitmişti. Üniversite sınavının sonuçlarını bekliyorduk. Sınav sonuçlarını beklerken birden karar verdim, ıstanbul’a geldim. Üstelik de en son 6 yaşımdayken gördüğüm kuzenimin yanına. Evdekilere de not yazdım. Ailem ilk başta “biraz tatil yapsın, sınav sonuçları açıklanınca gelir” diye düşündü ama öyle olmadı. Üniversiteyi de burada kazanınca kaldım. Ailem dönmem ve sınava tekrar girmem için yıldırma politikası uyguladıysa da yılmadım. Benim için hayalini kurduğum şeye ulaşmak çok önemliydi, zorluğa
dayanmam gerekiyordu.

Disiplinli bir ailede mi büyüdünüz?
- Babam asker, annem Almanca öğretmeni. Evde otoriter bir ortam vardı. Okul ve evden ibaretti hayatım.

Asker çocuğu olmak hayatınızı nasıl etkiledi?
- Aileniz sizin karakterinizin temelini oluşturuyor. Dolayısı ile asker çocuğu olmak da benim karakterimi etkiledi. Evdeki otoriter hava ve baskılar yüzünden isyankâr bir karakterim oldu. Diğer yandan bende korkunç bir sabır ve disiplin vardır. Disiplin size istediğiniz şeyi başarmak için ihtiyacınız olan gücü sağlıyor.

OYUNCU OLMASAM YAŞAYAMAZDIM

Sizi diğer oyuncu adaylarından ayıran, hayallerinizi gerçekleştirmenizi sağlayan şey nedir?
- Aşk... O kadar çok istedim ki bunu. Belki herkes istemiştir ama ben bütün hücrelerimle istedim. Öyle bir aşk ve tutkuyla istedim ki gerçekleşmeseydi yaşayamazdım. Ben iktisat okudum. Başka bir şey okuyup ondan sonra oyunculuğa geçersen senin için her şey daha da zordur. Sabretmeniz, çalışmaya devam etmeniz ve yılmamanız gerekir. Sonuçta ben belki “Yaprak Dökümü”nde oynadıktan sonra bu kadar tanındım ama bunun arkasında tam 10 yıl var. 1998’den beri oyunculuk yapıyorum.

Daha öncesinde bir televizyon kanalında sunuculuk yaptınız. Sanırım sektöre girişiniz de o programla oldu.
- Evet... Bir eğlence programıydı ama ben her programımda oyunculuk aşkımdan bahsedip duruyordum. Bir gün bir yapımcı kanalı aramış ve benimle görüşmek istediğine dair not bırakmış. Bu sayede birkaç projede yer aldım. Sonra üç yıl ara verdim ve okulu bitirdim. Ardından TRT’de “Canım Kocam”a başladım ve sonra arkası geldi.

BANA YAKLAŞMAK KOLAY DEĞİLDİR

Güzellik, yaptığınız işte sivrilmenizde avantaj sağladı mı? - Evet, bunun avantajını yaşadım başta. Ama sonra güzel olmak bir dezavantaja dönüşebiliyor. Eğer sen akıllı değilsen sadece güzel ama boş kadın rolleri gelebilir sürekli.

Bir yapımcının, kadın bir oyuncuya tacizde bulunduğuna dair iddialar çıktı. Siz hiç böyle bir şey yaşadınız mı?
- Her kadının başına hayatının bir döneminde bu tarz bir şey gelir. Benim de iş yaşamımda olmasa da hayatımda böyle olaylar yaşadığım olmuştur. Ama ben hep sağlam yapımcı firmalarla çalıştım. Ayrıca bana yaklaşmak pek kolay değildir. Biraz soğuk bir görünüşüm var ve fazlasıyla mesafeliyim. Hoşlandığım insan bile bana gelip yakınlık kurana kadar epey zaman geçer.

Özel hayatınız ne durumda... Başarı ile aşk arasında seçim yapsanız, sonuç ne olur?
- şu an aşık değilim. Ama başarı ve aşk arasında seçim yapmak zorunda kaldığımda işim önce gelir. Bir keresinde, birlikte olduğum kişi teklif edilen projede yer almamı istememişti. Sonunda işimden, başarıdan yana yaptım tercihimi.

EVLİLİK BANA GÖRE DEĞİL

Evlilik konusunda ne düşünüyorsunuz?
- Evliliğin bana göre bir şey olmadığına karar verdim sonunda. Kendimi evliliğe çok uzak görüyorum. Bir kere özgürlüğüme çok düşkünüm. Geccenin bir vakti bir kız arkadaşımı arayıp bir kahve içmeye çıkabilirim. Hangi erkek bunu kabul eder ki! Çocuk için de aynı şey geçerli. Kendimi anne olarak düşünemiyorum. Çünkü çocuğunuz olunca artık hayatınız bambaşka oluyor, kendinizden çok ona önem veriyorsunuz. Her şey ona göre yaşanıyor. Ben bu hisse de hazır değilim.

YAZ BAKIMI YAPTIRDI

Başak Sayan, “Yaprak Dökümü” tatile girer girmez, sezon boyunca uygulattığı ağır makyajdan yıpranan cildine bakım yaptırmak üzere Nişantaşı’ndaki Enes Bio Estetik Center’a gitti. Kişisel bakımını asla aksatmadığını belirten oyuncu, “Yaz tatiline hazır olmak için cilt bakımı yaptırdım. Makyajdan yorulan yüzüme ve vücuduma bitkisel maske uygulattım. şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum” dedi.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: