KAZAZ: ÜÇ YILDIR BİR ANLAM SÜRECİNDEYİM!

Gelecek ay gösterime girecek Osman Sınav’ın filmi ‘Uzun Hikaye’ ve ATV’de başlayacak ‘Son Yaz’ dizisinde rol alan Tuğçe Kazaz, oyunculuk alanında adından söz ettireceğe benziyor.

Magazin

KAZAZ: ÜÇ YILDIR BİR ANLAM SÜRECİNDEYİM! Temel oyunculuk eğitimine yoğun bir şekilde devam eden Tuğçe Kazaz, dizi için gideceği Makedonya’da derin bağlar kuracağını söylüyor...

Sirkeci Tren Garı’nın, insanı geçmişe doğru götüren atmosferine girer girmez, uzun boyu ve bir kuğu gibi süzülmesiyle fark ediliyor Tuğçe Kazaz. Bol paçalı bir jean’in üzerine giydiği askılı tişörtü, at kuyruğuyla topladığı saçları, makyajsız yüzüyle, sıradaki trene binip gidebilecek kadar rahat görünüyor. Bu aralar oyunculuk derslerini hızlandırdığı için, tüm gün hem beden, hem ses çalışmanın getirdiği bir enerji var üzerinde. Son zamanlarda Tuğçe Kazaz’ın yaşadığı en önemli hisse ‘merak.’ Hem geçen yaz rol aldığı ve gelecek ay gösterime girecek ‘Uzun Hikaye’ filmi hem de bu ay atv’de başlayacak yeni dizisi ‘Son Yaz’la izleyicinin kalbine girip giremeyeceğini merak ediyor. İyi bir oyuncu olabilmek için önce kendini iyi anlaması gerektiğine inanıyor güzel yıldız. Bunu başarabilmek için de oldukça fazla çalışıyor. Okuyor, dinliyor, soruyor, geziyor. Hayatında başka neler olduğunu anlatırken içinde bulunduğu sakinliği tüm hayatına yaymaya çalışıyor.

‘Kampüsistan’ ve ‘Çin Geçidi’nden uzun bir süre sonra ‘Uzun Hikaye’yle film setinde olmak nasıldı? Keyifli ve heyecan vericiydi. Benim filmde yer aldığım sahneler, film çekiminin ilk haftalarıydı. Buna rağmen, herkesin birbiriyle anlaşabildiği bir ekiple ve de tabii ki tecrübeli oyuncularla bir aradaydım. Özenle seçilmiş, çok sahici ve mis gibi aşk kokan mekanlarda çalıştık.

fotoğraflar için tıklayınız.

Rolünüze nasıl hazırladınız?
Bahar Kerimoğlu ve İpek Bilgin’le yaptığım çalışmaların faydası oldu. İkisine de buradan teşekkür etmek isterim. Oyunculukla ilgili o ana kadar edindiğim bilgileri, elimden geldiğince kullanarak kendime göre yöntemlerle, hayal gücüme güvenerek imgeleme yoluyla bir şey çıktı ortaya. Tabii ki, kendimi oyuncu olarak görmem adına müthiş bir tecrübe oldu. Daha iyisi olabilirdi. Her zaman olabilir. Karakteri yaratma sırasında zaman zaman endişeli, zaman zaman keşfettiğim ve ulaştığım nokta sebebiyle coşku dolu anlar yaşadım.

Heyecanla ‘Motor’ denmesini bekliyorEkiple uzun süre geçirince bir aile olunuyor. Bu filmin ailesi nasıldı?
Gerek yönetmenim ve görüntü yönetmenim, gerekse de tüm oyuncu arkadaşlarım ve büyüklerim işlerinde kendilerini ispatlamış tecrübeli insanlardı. Böyle bir ekiple çalışmak bana çok şey öğretti. Her an set saatinin gelmesini bekliyordum heyecanla. Her gün görmekten memnun olduğum insanlardı. Ağladık da, güldük de, kızdık da, sevindik de, sustuk da, konuştuk da. Kahvelerimizi de içtik, şarkılarımızı da söyledik. Zaman zaman duygulandık. Çay-bisküvi aralarında mutluyduk. Çünkü Kenan’ın (İmirzalıoğlu) kan şekeri normale dönüyordu.

Şimdi bir de yepyeni bir dizi, ‘Son Yaz’ geliyor. Hazırlıklar nasıl gidiyor?
Evet şimdi yeni bir ailem var. Set, ailem çünkü. Memnuniyetle içinde yer aldığım bir dizi bu. Üç günlük bir tanışma seyahati için gittiğimiz Makedonya’dan yeni döndüm. Heyecanla ‘’Motor’’ denecek günü bekliyorum ve sanırım hazırım. Bu dönem bir oyuncu için en zor dönem, karekter yaratma süreci sancılı. Doğurmak için. Ve ben bu işte yeniyim. Dolayısıyla bir yandan temel oyunculuk eğitimimde yoğun bir şekilde devam ediyorum. Çalışıyorum, çalışıyorum ve mesudum.

fotoğraflar için tıklayınız.

“Yaşadığım toprak, çevrem değişecek”
Uzun bir süre Makedonya’da olacaksınız? Buna hazır mısınız?
Evet, umarım beğenilen, sevilen ve takip edilen bir dizimiz olur ve ben uzun süre Makendonya’da olurum. Buna hazırım. Hazır olmadığımız hiçbir deneyim karşımıza çıkmaz bu hayatta. Yaşadığım toprak, çevrem değişecek. Balkanlar’da bize hiç de uzak olmayan topraklardaki kültürü ve gelenekleri keşfedeceğim için sevinçliyim. Savaşlar görmüş güçlü insanlardır onlar.

Sizin aile kökleriniz nereye dayanıyor?
Aslında hayatta hiçbir şey tesadüf değil. Her şey birbirine bağlı. Baba tarafımdan, babaannemler Karadağ’dan göç etmişler ve ben küçükken hayatımın bir dönemi, tam da Körfez Savaşı esnasında, Boşnaklar’la geçti. Kendimi onlara yakın hissettim yüreğimde. Şimdi bu deneyimimin içinde, bunun sebebini anlayacağımı ve orada derin bağlar kuracağımı umuyorum.

Sizin ailenizde benzer hikayeler var mı?
Biz beklerdik. Körfez Savaşı’ydı. Ve evde her gün gündemimizde şöyle konuşmalar vardı, “Murat Ağabey’inin nişanlısının ailesi, şimdi şuraya sığınmış” ya da “Onlar kaçmışlar ama küçük kızları... O, kamptan hâlâ çıkamamış.” Üzüntü ve beklentilerimizi hatırlıyorum. Sonradan Türkiye’de yaşayan ama aslen o topraklardan olan birtakım yiğit insanların oradan yüzlerce insanı kaçırıp hem de hayatlarını riske atarak evlerinde aylarca barındırdıklarını duydum.

Artık oyunculuk alanında ilerlemek istiyorsunuz. Kendinizi bu alanda geliştirmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Evet, kısmetse. Çalışıyorum. Samimi bir çabayla hakiki bir şey peşindeyim. Beraber çalışmaktan çok, tarif edemediğim bir duyguyla keyif aldığım, aynı zamanda usta bir oyuncu olan hocam var. Bu aralar o bana rehberlik ediyor. Hayatımda son üç senedir bir yoldayım. Ve bu yolun gerektirdiği birtakım içsel ve fiziksel çalışmalar yapıyorum.

Ne tür çalışmalar bunlar?
Anlamaya çalışıyorum; ustalar, hazretler, bilimadamları, filozoflar, usta oyuncular, oyun yazarları, edebiyatçılar gibi dünyaya iz bırakmış ve hayatın nasıl hakkıyla yaşanması gerektiğini keşfetmiş ve anlatmış insanlar; dünya var oldukça insanlığa yol göstermek için ortaya çıkmış öğretileri anlamaya çalışıyorum. Tiyatroyla ilgili güzel bir tanım geldi aklıma; insanı insana, insanla anlatma. Bence ne kadar anlayabilirsek insanı yani kendimizi, o kadar büyük oyuncular olabiliriz. Ne güzel söylemiş Hacı Bektaşı Veli Hazretleri, “Ne ararsan ara, kendinde ara,” diye.

Birlikte çalıştığınız isimler, örnek aldığınız, fikrine saygı gösterdiğiniz oyuncular var mı?
Şu anda hayatta olan ve olmayan o kadar değerli sanatçılar izledim ki şimdi buradan bir tanesinin bile adını anmasam ayıp edeceğimi düşünüyorum. Bu nedenle isim vermek istemem ama yolun başında birisi olarak birçok şey öğreneceğim insanların karşıma çıkmasını diliyorum.

“GÜLSUYU KULLANIYORUM”Çaba sarf etmeden bu form denen vatandaşı koruyamıyoruz. Ama ondan da öte, zihinsel sağlığım için çok faydalı üç şey var hayatımda. Tabii ki süreklilik ve belli bir disiplinle yapıldığında kendini bize açan ve sonsuz bir derinliği olduğuna inandığım üç şey; yoga, tai chi ve nefes. Sigara içmiyorum. Sağlıklı besleniyorum. Bu da cildimi olumlu etkiliyor. Bu arada gülsuyu çok kullanırım.

Milliyet/Cadde
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: