"KÖTÜ ROLLER BANA YAKIŞMAZ!"

Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisinin Berrin’i Yıldız Çağrı Atiksoy, yüzünde masumiyet olduğunu ve kötü bir karakteri oynayamayacağını itiraf etti!.

Magazin

"KÖTÜ ROLLER BANA YAKIŞMAZ!" İzmirlisiniz değil mi?

1986 İzmir / Karşıyaka doğumluyum 5 yıl önce İstanbula yerleştim. Lise döneminde Ege Sanat Merkezi’nde tiyatro eğitimi almaya başladım. Daha sonra Plato Film’de sinema teknik ve oyunculuk eğitimi aldım. Birçok reklam ve dizi projem oldu.

Çağrı erkek ismi olarak bilinir, size bu ismin verilmesinin bir hikâyesi var mı?

Çağrı ismini bana annem vermiş. Bu yüzden ben, erkek ismi olduğu için tabii ki küçüklükten beri ceremesini çekiyorum. Arkadaşlarım falan dalga geçiyordu. Onun haricinde anneme göre bir hikâyesi var, annemin komşusunun erkek çocuğu vardı ismi Çağrı ve O’na annem bakardı. O yüzden benim ismimi Çağrı konuldu.

Burcunuz ne?

Koç burcuyum, yükselenim aslan. Aslanla Koçu düşünmeyin zaten, ikisi de ateş grubu. Çok inatçı, çok kıskanç, çok sabırsızım. Bir şeyi kafama taktım mı o olsun. Çok fevri hareketlerim vardır. Asla nefret etmem, kin duymam. Nefret ettiğimi zannederim ama etmem. Tam bir Koçum yani.

Bu diziye nasıl dahil oldunuz?

Diziye dahil olma serüvenim bir anda ve beklemediğim bir süre içerisinde gerçekleşti. Ajansım aranıyor görüşme yapılıyor ve tamamdır Berrin karakterimiz sizsiniz deniliyor.

‘Berrin’ karakterini nasıl buluyorsunuz?

Berrin herkese karşı mesafeli, idealleri olan bir genç kız. Ailenin en büyük çocuğu olduğu için küçük yaşta sorumluluk sahibi olup annenin olmadığı yerlerde anne görevi üstleniyor. Mantıklı ve gerçekçi kararlar verip anneyi her zaman tamamlayan, hayattaki haksızlığa karşı her zaman bir çatışması olan asi bir karakter. Berrin’i seviyorum.

Set de, çekimler nasıl gidiyor?

Gece gündüz demeyip, sıcaklara aldırış etmeden sürekli çalışan ve proje üzerinde ince eleyip sık dokuyan en ince ayrıntılara kadar düşünülen bir ekip ve rahat bir set ortamında çalışıyoruz. Setin ilk gününden beri herkes ‘40 yıllık arkadaş gibisiniz’ diye şaşırıyorlardı. Oyuncu kadrosunun çoğunun genç isimlerden oluşması bizim için büyük bir avantaj. Aramızda uyum oluşmasını sağlıyor. Gerçekten de dizide oynayan kardeşlerim Aras ve Farah’la gerçek hayatta da kardeş gibi olduk.

Yüz ifadenizde sürekli bir gülümseme var.

Evet, ben çok gülerim, ciddi anlamda gülmeyi çok seviyorum. Bu kendini övmek gibi anlaşılmasın ama benim yüzümde bir masumluk var, bana kötü karakter yakışmaz mesela ki ben en çok oynamak istediğim rollerden biride şizofren tiplemesidir. Acayip severim ve onu oynayayım, onu sergileyeyim ya da kötü kadın olayım, böyle akıl hastanesinde yatayım, aşkımdan depresyona gireyim falan böyle değişik rolleri seviyorum. Ama yüzümde her zaman bir çocuksu masumiyet olduğu için bir gülümseme olabilir. Evet benim elimde olmayan bir şey (gülüyor) desteklemeyi ve değiştirmeyi düşünüyorum, bunu uyguladığımı zannediyorum..

Hürriyet

Bunlarda ilginizi çekebilir: