Lübnan'da kaçırılan THY pilotlarının akibeti meçhul

Lübnan’ın başkenti Beyrut’a dün inen THY uçağının personeli sabaha karşı otellerine giderken otobüslerinin yolu kesildi. Silahlı dört kişi 7 kabin memurunu bırakıp, pilot Murat Akpınar ve yardımcı pilot Murat Ağca’yı kaçırdı. Olayı üstlenen “İmam Rıza’nın Ziyaretçileri” adlı grup, Türk pilotlara karşılık Suriye’de rehin tutulan 9 Lübnanlı “hacının” serbest bırakılmasını istedi. Hacıların ailesi Beyrut’ta havai fişekli kutlama yaptı.

Yaşam

Lübnan'da kaçırılan THY pilotlarının akibeti meçhul Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul’dan kalkan Airbus A319 tipi “Kızkulesi” adlı yolcu uçağı dün sabaha karşı 03.00’e doğru Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havaalanı’na indi. Dokuz kişilik THY personeli, Akdeniz kıyısındaki Ayn Mreisseh’de bulunan otellerine gitmek üzere havalimanından servis otobüsüne bindi. Havalimanı girişinin birkaç yüz metre ötesindeki Cocodi Köprüsü’nde gümüş rengi lüks bir cip ile siyah bir binek otomobil, THY otobüsünün önünü kesti. Silahlı 4 kişi otobüsten indirdikleri pilot Murat Akpınar ve yardımcı pilot Murat Ağca ile kayıplara karıştı. Otobüsün 72 yaşındaki şoförü Mahir Muhammed Zuayter, polise verdiği ifadede, silahlı kişilere engel olamadığını, pilotlar kaçırıldığında araçta 12 yaşında bir çocuğun da bulunduğunu söyledi.

Şok yaşayan personel dün sabah önce otele yerleştirildi, akşam üstü de İstanbul’a döndü. Dışişleri Bakanlığı, olay üzerine Lübnan’a gidecek Türkiye vatandaşları için seyahat uyarısı yayınladı. Uyarıda Lübnan’daki vatandaşlara da bir an önce Türkiye’ye dönmeleri tavsiye edildi. Üst düzey bir Lübnanlı siyasi kaynak bu hafta başında Reuters’a, Lübnanlı esirlerin yakınlarının Türkleri rehin almayı planladığına dair yetkililerin bilgi aldığını açıklamıştı. Lübnan İçişleri Bakanı Şerbil ise “Kaçırılma eylemi, beklemediğimiz bir olaydı, zira elimizde muhtemel kaçırılma eylemine dair hiçbir bilgimiz yoktu” dedi. Lübnan Başbakanı Necip Mikati de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu arayarak “pilotların en kısa sürede serbest kalması için çalışacaklarını” bildirdi.

Lübnan’ın El Cedid televizyonu, kendilerini “İmam Rıza’nın Ziyaretçileri” olarak adlandıran bir grubun olayı üstlendiğini duyurdu. İsmini, 12 İmam’dan 8’incisi olan ve türbesi İran’ın Meşhed kentinde bulunan Şiilerin bir tarihi şahsiyetinden alan grup, Türk pilotlara karşılık Suriye’de rehin tutulan 9 Lübnanlı’nın serbest bırakılması talebinde bulundu. Lübnanlı rehinelerin durumunu takip etmekle gönderilen Şeyh Avvas Sgeyb, pilotların kaçırılmasında rolleri olduğunu reddetti ancak, “Bilseydik teşvik ederdik” dedi. Aileler ise Beyrut’un güney banliyösünde Türk pilotların kaçırılmasını dün havai fişeklerle kutladılar. Lübnan’da daha önce de Türk işadamı Aydın Tufan Tekin ve şöför Abdulbasit Aslan kaçırılmış, sonra serbest bırakılmıştı. BBC Türkçe’ye konuşan Beyrut merkezli Ortadoğu uzmanı ve Lübnan’daki BM Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) eski sözcüsü Timur Göksel, kaçırılma olayını üstlenen grupla ilgili, “Sadece bu olay için yaratılmış bir örgüt. Lübnan’da Türkiye’ye karşı son zamanlarda bir kızgınlık yok. Ama pilotlar, nereden geldikleri ve nereye gidecekleri belli olduğu için kolay ve yumuşak bir hedef olarak görülmüş olabilir” dedi.

Pilot Murat Akpınar’ın Nevşehir’deki yakınları endişe içinde gelecek haberi bekliyor. Akpınar’ın amca oğlu İsmet Akpınar, pilot kuzeninin bayramın ilk günü telefonla arayıp bayramlaştığını söyledi. Murat Akpınar’ın THY’nin deneyimli pilotlarından olduğunu belirten İsmet Akpınar, “Üç çocuk babası olan Murat Akpınar’ın bir an önce Türkiye’ye getirilmesi için tüm yetkililerin desteğine ihtiyacımız var” dedi. Diğer pilot Murat Ağca’nın babası Zeki Ağca (70) ve annesi Emine Ağca (65), çocuklarının kaçırıldığını öğrenince büyük üzüntü yaşadı. Kalp hastası Zeki Ağca fenalaştığı için hastaneye kaldırıldı. Ağca’nın dayısı Veysi Yüce (48), sabah televizyonu izlerken altyazıda yeğeninin kaçırıldığını okuyunca ilk başta inanamadığını ve Zeki Ağca’yı arayarak olaydan haberdar ettiğini söyledi. Oğluyla en son önceki gün telefonda konuştuğunu ifade eden Ağca, “Beyrut’a gideceğini, bayrama gelemeyeceğini söyledi” dedi. Evli ve iki çocuk babası olan 38 yaşındaki Ağca’nın, dört kardeşin en küçüğü.

Pilotları kaçırılan THY’ye ait ‘Kızkulesi’ adlı uçağı Türkiye’ye getirmesi için THY tarafından sabah saatlerinde 2’si pilot 4’ü kabin ekibi olmak üzere yeni bir ekip Beyrut’a gönderildi. Kaçırılan pilotlarla aynı uçakta görev yapan ve kaçırılma anına şahit olan 5 kişilik kabin ekibini taşıyan uçak, saat 17.20’de Atatürk Havalimanı’na indi. Beş kişilik kabin ekibi, gazeteciler tarafından görüntülenmemesi için THY’e ait personel aracıyla uçak altından alınarak farklı bir kapıdan giriş yaptırıldı. Kabin görevlilerinin burada ifadeleri alındı. Saldırganların direkt olarak otobüsün ön tarafında oturan pilotlara yönlendiklerini belirten kabin görevlilerinin ifadelerinin ana hatları şunlardı: Pilotlar otobüsün önünde oturuyorlardı. Otobüs durduruldu, ön kapısı açıldı. Bir anda içeri elleri silahlı 2-3 kişi girdi. Önde oturan iki pilotu silah zoruyla aşağıya indirdiler. Olayı tam anlayamadık. Büyük bir şaşkınlık yaşadık. Hava karanlık olduğu için dışarıda kaç araba vardı, kaç kişi vardı olaya karışanları göremedik. Çok büyük şok yaşadık. Bize yönelik herhangi bir şey söylemediler. Silah zoruyla pilotları alıp aşağıya indirdiler."

THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu şunları söyledi: “Üniformalı olması sebebiyle 2 pilotumuzu alıkoydular, diğerlerine herhangi bir işlem veya dokunma yapmadılar. Diğer ekibimiz aynı araçla oteline intikal etti. Hedef zannediyorum ki, en üst düzeyde olan, üniformalı 2 kaptan arkadaşımızdı. Bu konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığımız devrede. Diplomatik ilişkilerle bu konu çok yakından takip ediliyor. Şu anda bize verilen güvence de Lübnan güvenlik birimlerinin konunun hassasiyeti üzerine gittiğine dairdir. En kısa sürede sonuç alınacağını bekliyoruz. Hiçbir zaman bir ekibin gece yarısı, sabaha karşı otele intikali sırasında böyle bir konuyla karşı karşıya kalabileceğimizi düşünmedik. Çünkü bize spesifik bir tehdit yoktu. Ülkeler arası politik bir protesto alarak algıladık bunu. Ama THY’ye yönelik herhangi bir tehdit almadık bugüne kadar.”

Lübnan’dan İran’a ziyarete giden 11 Lübnanlı, 22 Mayıs 2012’de Suriye’nin Halep kenti yakınlarındaki Azaz’da kaçırılmıştı. Aileleri Özgür Suriye Ordusu’nu suçlayarak Türkiye’den “hacıların” serbest bırakılmasını sağlamasını istedi. Kaçırılmadan birkaç gün sonra rehinelerin Türkiye’nin çabalarıyla kurtulduğu haberleri yayıldı, hatta Lübnan Hizbullah’ı Ankara’ya teşekkür etti. Ancak bu haber asılsız çıktı. Bir yılı aşkın süredir ancak 2 Lübnanlı salıverilince ailelerin Beyrut’taki Türk büyükelçiliği ve THY ofisi önünde ailelerin yaptığı eylemler şiddetlendi.

Hizbullah’ın Suriye’de rejimin yanında içsavaşa müdahil olduğu bir dönemde, söz konusu Lübnanlıların hacı olmadığı, Hizbullah’a silah taşıdıkları da iddia edildi. Kaçırma olayının, ABD’nin liderliğinde Ortadoğu ve Afrika’da terör alarmı verildiği günlere denk gelmesi de dikkat çekti. ABD son olarak Pakistan’daki Lahor Konsolosluğu’nu boşalttı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Twitter hesabında şunları yazdı: “Bayram sevincimize Beyrut’tan sabaha karşı gelen bir haber gölge düşürdü. Öncelikle olayı yaşayan kabin amiri Filiz Hanım’dan olayla ilgili bilgi aldım. Büyükelçiliğimiz Lübnan makamları ile ilk andan beri iletişim içinde. Lübnan Meclis Başkanı Sayın (Nebih) Berri ve Başbakan Sayın (Necip) Mikati ile görüştüm. Daha önceki örneklere olduğu gibi pilotlarımızı da sağ salim ailelerine kavuşturmak için her türlü gayreti gösteriyoruz.”

Ankara Lübnan makamları nezdinde yoğun bir temas başlattı. Yıllık izin için Türkiye’de bulunan Beyrut Büyükelçisi İnan Özyıldız, Türk pilotların sağ salim bulunup teslim edilmeleri için Lübnan Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile temasa geçti.

Ankara’nın kaçırılma olayı ile ilgili ihtimal sıralamasında Suriye’de kaçırılan Lübnanlıların aileleri, ikinci sırada ise Hizbullah var. Lübnan Başbakanı Necib Mikati’nin ofisinden yapılan yazılı açıklamada, olayın kabul edilemez olduğu belirtildi ve übnan’daki tüm güvenlik birimlerinin, kaçırılan Türk pilotlarını aramak ve serbest bırakılmalarını sağlamak için “teyakkuzda” olduğu bildirildi.

Refik Hariri Uluslararası Havaalanı, Beyrut’un güneyinde yer alıyor. Bu bölge Hizbullah’ın kalesi sayılıyor. Otobüs THY personelini aldıktan sonra Beyrut şehir merkezinden geçerek kentin kuzeyindeki Ayn Mreisseh semtine gidecekti. Akdeniz kıyısındaki turistik semtte daha çok Sünniler yaşıyor.

Polisin tanık olarak dinlediği otobüs şoförünün, Şii militanların kontrolündeki bir yoldan gittiği iddia ediliyor. Kabin memurlarının Lübnan polisine ve büyükelçilik yetkililerine verdiği ifadede, şoförün otele devam ettiği ve arkasından polise haber verdiği de belirtildi. Lübnan medyasında habere gelen okuyucu yorumlarında “Beyrut’un kuzeyine bir havalimanı lazım. Hep bu cangıldan geçmek zorunda kalıyoruz” ifadesi dikkat çekti.

Lübnan televizyonu MTN saldırının nasıl geliştiğine dair bir animasyon yayınladı.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: