MELİS BİRKAN'LA ÇOK ÖZEL

Tartışmalar arasında gişe rekoruna koşan Issız Adam’ın Ada’sı VATAN'a konuştu

Magazin

MELİS BİRKAN'LA ÇOK ÖZEL Issız Adam’ın Ada’sı Melis Birkan, izleyenleri ağlatan final sahnesini anlattı: Kimi zaman böyle sahnelerde damla kullandığım oluyor. Ama Issız Adam’ın bu sahnesinde gerçekten ağladım.

Sinemaseverler günlerdir “Issız Adam” ı ve onun “Ada” sını konuşuyor. Filmde “Ada” yı canlandıran Melis Birkan, özellikle final sahnesindeki performansı ile en çok konuşulan oyuncular arasına girmeyi başardı. Birkan’a Issız Adam’ı ve Ada’yı sorduk:

Issız Adam filmi tutkusuyla romantizmiyle, erotizmiyle herkesi bir yerden yakalamayı başardı. Melis Birkan’ın en çok hangi duygusuna hitap etti?

Film en çok gerçeklik duyguma hitap etti. Çünkü çok gerçek. Hayatın içinden olan şeyler. Filmde en çok çaba harcadığımız şey gerçekliğiydi. Bu yüzden izlerken hepimiz mutlaka bir yerlerden bir şeyler bulduk. Filmi iki kez izledim ve ikisinde de ağladım.

Ayrılık sahnesinde de çok doğal ağlıyordun...

Kimi zaman böyle sahneler için damla kullandığım da oluyor ama bu filmde hiç kullanmadım. Finaldeki gözyaşlarım da gerçekti. Zaten gerçekte de çok doğal ağlayan bir insanım. Çok gülerim ama güldüğüm kadar da ağlarım.

Ailenin yorumları ne oldu?

Çok beğendiler. Ama onlarınki daha karışık bir durum. Filmin konusuna mı, orada üzgün görünüyorum diye mi ağladıkları karışık mesela.

Ailende sanatçı var mı?

Hayır, annem de babam da ekonomist. Babam uzun süre borsada çalıştı şimdi Okan Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Annem de daha çok bizi toparlamakla uğraşsa da uzun süre gönüllü öğretmenlik yaptı.

Çağan Irmak bir röportajında “Herkesin bir ıssız adamı vardır” demiş. Senin de var mıydı?

Oradaki bir prototip. Ama ben öyle biriyle karşılaşmadım . Oradaki tipe benzeyen bir çok insan var, kadın erkek de çok fark etmiyor aslında.



Kadınların genelde Alper gibi arıza erkeklere eğilim var. Bunu neye bağlıyorsun?

Bu biraz da popüler kültürün getirisi. İlişkilerin, bakış açılarının değişmesiyle ilgili. Kadınlar biraz değişti, erkekler biraz değişti belki o yüzden. İlla herkesin sorun yaşamayı isteyerek bir ilişkiye başladığını düşünmüyorum.

Film çekilirken en çok hangi sahnede zorlandın?

Ayrılık sahnesi zordu. Ona yaprak sarması sahnesi diyorlar genelde. O sahnenin çok büyük yüzdesi doğaçlamaydı. Duygu olarak ciddi konsantrasyon gerektiren zor bir sahneydi.

Ada’ya hiçbir özelliğim benzemiyor

Filmin sevişme sahnesinde zorlandınız mı?

Hayır, onlar çok ciddi matematiklerle kurulmuş, kareografik sahnelerdi.

Ada bir erkeğe aşıkken gidip başka biriyle evleniyor. Bu, kocasını aldatmak gibi de yorumlanabilir

Buna tamamen Ada olarak cevap veriyorum. Demek ki o öyle olmadığını düşünmediği için, başka çare bulamadığı için kendi içinde böyle bir çözüm bulmuş. Buna sadece saygı duymak lazım bence.

Melis’in Ada’nın önüne geçmesini istemiyorsun...

İnsanların kafasını karıştırsın istemiyorum. Bende olan bende kalsın ki yeni şeyler üreteyim. Ada benim vücudumdan çıktığı için bana benzetiliyor ama birebir şu özelliğimiz Ada ile aynı dediğim hiçbir şeyim yok.

Türkan Şoray oyunculuğunu çok beğenmiş onu da ağlatmışsın...

Öyle büyük duayenden bunu duymak çok güzel şey. Filmden yeni çıkmıştı, çok duyguluydu, ağlamıştı. Pek bir şey konuşmadık bol bol sarıldık.

Sizi çok etkileyen film?

Charles Dickens’ın romanından uyarlanan Büyük Umutlar.

Filmde okuduğun kitapları gerçekte de okudun mu?

Puslu Kıtalar Atlası’nı zaten çok önce okumuştum. İhsan Oktay Anar’ın bütün kitaplarını severim. Thomas Hardy’nin “Çılgın Kalabalıktan Uzak” kitabı da çok okumak istediğim ve film sırasında okuduğum bir kitap.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: