'NE YAKIŞIKLI ADAMMIŞIM'

'Şeytanın Pabucu'nda oynayan ve imajını da değiştireb Fatih Ürek: ‘Ne yakışıklı adammışım!’ diyorum kendi kendime. Hem bir de şöyle bir gerçek var, takım elbise bana çok yakışıyor yahu!' dedi.

Magazin

'NE YAKIŞIKLI ADAMMIŞIM' Son günlerde hem Aysun Kayacı ile öpüşme hikayesi hem de Ergenekon iddianamesinin ek belgeler klasöründe MİT’çi sanatçılar listesinde isminin geçmesiyle gündeme gelmişti Fatih Ürek. Şimdi de “Sus” adlı albümü ve yeni imajıyla konuşuluyor.

Altunizade’de ki evinin bahçesinde buluştuğumuz Ürek insanların artık kendisini bir gecce kulübü şarkıcısı değil bir yorumcu olarak gördüğünü belirtiyor. Bundan memnuniyet duyuyor tabii ki. Ama hâlâ kırgın olduğu konular var. Örneğin şimdiye kadar müzikle ilgili aldığı tek ödülü Magazin Gazetecileri Derneği’nin vermiş olması, aralıkta vizyona girecek sinema filminde bazı oyuncuların sırf o oynuyor diye oynamak istememeleri gibi...


*Alışılagelmiş Fatih Ürek’ten çok farklı görünüyorsunuz. Bu değişim albüm fotoğraflarına da yansımış. Neler olup bitiyor?

-Çok uzun zamandır sahnelerdeyim ancak yeni keşfediyorum ki insanlara hep beni görmek istedikleri gibi görünmüşüm. Senelerce sahneye ne giydiğimi umursamadan çıktım, şarkılarımı söyledim ve onları eğlendirdim. Oysa normal hayatımda hep rahatlıktan yana biri olmuşumdur. Sahnedeki frapan halimle pek bir alakam yoktur yani.

Sosyal olarak hareketli bir yaşamım var, cemiyet hayatının içinde aktif olarak bulunduğumdan dolayı da kravat ve takım elbise yani protokol görüntüsü esasında sahip olduğum ama insanların göremediği bir yanımdı. Ben de bunu yeni albümle ortaya çıkardım sadece.

*O eski allı pullu kıyafetlere ne demeli?

-İtiraf edeyim, ben de o zamanki fotoğraflarıma baktığımda çok şaşırıyorum ve kendimi rüküş buluyorum. Nasıl olmuş da fark edememişim diyorum kendi kendime ya da nasıl rahat hissetmişim kendimi o kıyafetlerle.

*Gardırobunuz artık tamamen değişti mi Bundan sonra sahnede nasıl giyineceksiniz?

-Yok, hâlâ incik boncuk merakım var ama eskisine oranla çok az. Sahnede kot pantolon giymeye başladım. Takımlarım çoğaldı ama esasını isterseniz neyin içinde rahatsam onu giyiyorum. Mesela benim yırtık pırtık bir şortum ve tişörtüm vardır, bayıla bayıla giyerim.

*Bu değişimde Şenay Akay’ın parmağı var sanırım.

-Şenay’ı eskiden tanırım. Menajerim ve can dostum Sibel Barış’la bu projeyi düşünürken imaj konusunda yardım almaya karar verdiğimizde aklımıza direkt Şenay geldi. Bir kere tescilli bir güzel ve modaya da hakim. Neyin neyle giyileceğini ve nasıl görünüleceğini iyi biliyor.

*Sibel Barış’la çok yakın dostsunuz anlaşılan. Oysa “Sanat camiasından dost olmaz” derler.

-Evet, kesinlikle olmaz. Hatta şöyle diyeyim, ablama bile güvendim, başıma karlar yağdı. Kısacası
o kadar çok kişiye içimi açıp o kadar çok yarı yolda kaldım ki. Şimdiye kadar istediğim çıkışı yakalayamamış olmamı da buna bağlıyorum. Samimiyetimin ve iyi niyetimin kullanıldığını düşünüyorum. Ama artık akıllandım ve şimdi çok ketumum. Sibel’e gelince, o çok farklı. Tanıştığımızda sanırım
16 yaşındaydı. İkimiz de Bursalıyız. Yeni yeni sahne almaya başladığımız dönemde tanıştık. Dostluğumuzu o günden bugüne aynı şekilde yürütmeyi başardık.

*Sıcakkanlılığınızın insanları etkilediği kesin. Peki ya bu yeni imajınızla kadınların ilgisini çekmeye başlama hikayesi nedir? Geliyor mu sahiden kadınlar size değişik tekliflerle?

-Geliyorlar valla. Ben Facebook’a üye oldum, oradan insanlara iletişime geçip yorumlarını almaya çalışıyorum. Yeni fotoğraflardan sonra kadınlardan bir sürü teklif geldi. “Yemeğe çıkalım mı?”dan “Beraber olalım mı?”, hatta “Evlenelim mi?”ye kadar.

*Anlatırken ağzınız kulaklarınızda, belli ki çok hoşunuza gitmiş bu ilgi. Hak veriyor musunuz kadınlara? Yakışıklı mısınız sizce?

-Haklılar galiba. Ben bile yeni fotoğraflarıma bakınca şaşırıyorum. “Vay be! Ne yakışıklı adammışım ben” diyorum kendi kendime. Hem bir de şöyle bir gerçek var, takım elbise bana çok yakışıyor yahu!

*Peki Aysun Kayacı? Siz bu kadar yakışıklısınız ama o “Öptürmem” diye tutturdu.

-Yok öyle bir şey. Hem ben Aysun’u çoktan öptüm bile. Şaka bir yana o öptürmem açıklamasından sonra Aysun çok üzülmüş. Ertesi gün çekimde bir araya geldiğimizde beni görür görmez koşup boynuma sarıldı ve öpüştük.

*Angelina Jolie kızacak bu işe. Siz “Angelina’yı tercih ederim” diye bir açıklama yapmadınız mı?

-Ay o Angelina Jolie meselesi de çok komik. Bana dünyadan kimi öpmek istersiniz dediklerinde doğal olarak aklıma o geldi. Herhalde o kocaman dudakları öpmek isteyen tek erkek de ben değilimdir. Bu arada Türkiye’nin Jolie’si de bizim Aysun oluyor tabii ki.

*Aysun Kayacı ile bir sorununuz yok yani...

-Tam tersine çok iyi anlaşıyoruz. Aysun çok terbiyeli, zeki ve yetenekli bir kız. Zaten filmin senaryosunu okur okumaz yapımcıma “Bu rol mutlaka Aysun’un olmalı” dedim.

*Film projesinin sizin üzerinize kurulu olduğunu söyleyebiliriz o halde. Baksanıza rol dağılımında da söz sahibiymişsiniz.

-Evet, proje benim üzerime kuruldu diyebilirim. Bu gelişme yeni imajımla ortaya çıktı. Ben tiyatro kökenli bir sanatçıyım ve sinema filmi yapmak istediğimi her fırsatta söylüyordum. Birkaç teklif gelmişti ama ya yan roldü ya da misafir oyuncu gibi bir şey. Daha fazlasını istedim çünkü yapabileceğimi biliyordum. İyi ki beklemişim, bir gün yapımcım Banu Akdeniz aradı ve film projesinden bahsetti. Görüşmeye her zamanki gibi bu da yan roldür herhalde diyerek gittim ama bir de baktım ki başrol oynamamı istiyorlar. Bir anda hayallerim gerçek oldu.

*Genel olarak filmin oyuncu kadrosundan memnun musunuz?

-Şu anda çok memnunum çünkü büyük isimler var kadromuzda. Ama bazı oyuncular film bir Fatih Ürek filmi diyerek oynamak istemediler ya da normalde aldıkları ücretin çok üzerinde taleplerde bulundular. Kırıldım ve çok üzüldüm. Ben 30 senedir sanat camiasındayım ve bir-iki projede yer alıp ondan sonra böyle kendini bilmez hareketler yapmanın insanın kariyerini nasıl yok edebileceğini de iyi bilirim.

*Kim bu oyuncular?

-Şu anda hiçbir şey söylemek istemiyorum ama zamanı gelince teker teker açıklayacağım. Filmim aralıkta vizyona girer girmez yapımcımla beraber bir basın toplantısı düzenleyip kimlerin bu projeye burun kıvırdığını anlatacağım.

*Gelecek tepkilere hazır mısınız? Ortalık bayağı karışacak gibi.

-Hem de nasıl. Tabii hazırım, neden olmayayım ki? İnsanlar bu filmi seyrettiklerinde gerçekten şaşıracaklar. Benim ucuz komedi yaptığımı sananlar utanacak. “Şeytanın Pabucu” ciddi bir yapım. Ayrıca filmde iki karakteri birden canlandırıyorum. Esasını isterseniz bu yorumlara da çok kulak asmamak lazım. Ne demişler, “Yıldırımlar yüksek tepelere düşer”. Demek ki epey yüksek bir yerdeyim.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: