PERİHAN SAVAŞ'A İZLEYİCİ TEPKİSİ

Yaprak Dökümü' dizisinde 'Ferhunde'nin annesi 'Nurdan'ı canlandıran Perihan Savaş, izleyici tepkilerinden şaşkın: Yolumu çevirip, 'Ferhunde'yi niye dövmüyorsun?' diyorlar...

Magazin

PERİHAN SAVAŞ'A İZLEYİCİ TEPKİSİ Yaprak Dökümü'ndeki 'Nurdan' karakteriyle gündeme gelen Perihan Savaş, "Yolumu kesip, 'Ferhunde'yi ne zaman döveceksin? Niye şimdiye kadar dövmedin?' diye soruyorlar" dedi. Bilal Özcan'ın 'Laf Aramızda' programına konuk olan Savaş, 'anne rolü' oynamasıyla ilgili de şunları söyledi:

SAÇLARIMI ÖREMEM!
"Sonuçta genç kız rolü oynayacak halim yok, saçlarımı örüp liseli genç kızı da oynayamam. Anneyi de oynarım, anneanneyi de. Ben oyuncuysam her rolü oynamalıyım sonuçta. Bir karakteri canlandırıyorum, bir güzellik yarışmasında değilim ki!"

'Altın Portakal' kazanmış bir oyuncu olarak, dizi sektöründe hakkınızı alabildiğinizi düşünüyor musunuz?
Öyle çok büyük rakamlar kazanmıyoruz. Bizim zaten çok büyük rakamlarda gözümüz olmadı. Profesyonellik gereği bunları yapmamız lazımdı. Bunun için de menajerlerle çalışmak, başka türlü düşünmek lazım. Artık dizi sektörü, belirli ajanslar, oyuncular ve şirketler üzerinden yürüyor. İş salt para kazanmaya yöneldi ama hâlâ telif haklarımızı alamıyoruz. Kemal Sunal'ın filmleri reyting rekorları kırıyor ve ailesi tek kuruş para alamıyor. Aynı zamanda bir sendikalaşmanın olması gerekiyor.

DENİZ ÇOK İYİ
'Yaprak Dökümü'nde 'Ferhunde'nin annesi rolündesiniz. İnsanlar sizi yolda çevirip, "Ferhunde'yi ne zaman adam edeceksin?" diye soruyor mu?
Bana "Ferhunde'yi ne zaman döveceksin, niye dövmüyorsun?" diye soruyorlar. Ben de "Yapmayın Allah aşkına" diyorum. Tabii ki Deniz çok iyi bir oyuncu ve 'Ferhunde' karakterini çok iyi oynuyor. O çok iyi oynadığı için insanlar o karakterden nefret ediyor. Ben de "Biraz onun tarafından bakın. Sonuçta Ferhunde'nin insanlara karşı bir duvarı var, onlardan intikam alıyor" diyorum.

ANNEMİZİ KAYBEDİNCE ÇOCUKLUĞUMUZ GİDİYOR
Kızınız Melek Zübeyde'yi anneniz büyüttü ama onun mürüvvetini göremedi; tam düğün arifesinde vefat etti...
Annem Melek'in düğününden 20 gün önce vefat etti. Melek için anneannesi çok önemliydi ama o düğün telaşı arasında acısını daha az hissetti. Bense annemi kaybettiğim zaman büyüdüğümü hissettim! Sevgili Nazan Öncel beni arayıp, "Annemizi kaybedince çocukluğumuzu kaybediyoruz" dedi ve bu benim için çok önemli bir cümle oldu.

HARRAN'DA DİZANTERİ OLMUŞTUM
Harran'a bir saat uzaklıktaki bir köyde çektiğimiz 'Su' filminde dizanteri oldum. 86 senesinde su yoktu, yol yoktu. Suyu kuyudan çekiyorlar, pislikleri temizleyip öyle içiyorlardı. O sudan içtim ve hastanelik oldum. Beş günde 4.5 kilo verdim...

Cüneyt Arkın'la 'Kuşçu' diye bir film çekiyorduk ve bir sahnede düştüm. Diz kapağıma taş girdi, bacağıma sekiz dikiş atıldı. Doktor 15 gün yürümemi yasakladı. Suya girme sahnesi yüzünden İstanbul'a döndüğümde yeniden ameliyat olmuştum.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: