RAKAMI DUYUNCA ŞOKE OLDUM

'Asi' dizisinin başrol oyuncusu Tuğba Büyüküstün, Arap ülkelerinde de popüler olmaya başladı.

Magazin

RAKAMI DUYUNCA ŞOKE OLDUM Bu durumu fark eden, toplam 24 farklı ülkeye yayın yapan Arap televizyon kanalı MBC, Büyüküstün'le canlı bağlantı kurdu. Programa İstanbul'dan katılan genç oyuncu, 7 dakika boyunca Dubai ve Suudi Arabistan'daki sunucuların sorularını yanıtladı, Asi dizisinde kendisini Arapça seslendiren kadınla tanıştırıldı.

KATAR EMİRİ’YLE TANIŞMADIM

Tuba Büyüküstün, hakkında çıkan asılsız haberleri yalanladı. Katar Emiri ile görüşmediğini belirten genç oyuncu, bir mücevher firmasıyla 1. 6 milyon dolara anlaşma yaptığı yönünde çıkan haber için ise 'Firmanın Dubai temsilcisiyle tanıştık ve bu konuşma orada kaldı. Yani ne bir anlaşma yapıldı, ne de böyle bir para aldım. 1.6 milyon dolar aldığım yazılmış. Bugün Hollywood yıldızları reklam çekimlerinden bu parayı alıyor. Ben de rakamı duyunca şoke oldum' dedi.

Asi dizisiyle birlikte ciddi bir patlama yaşadınız. Şöhretle aranız nasıl?


- 'Asi' ile daha çok tanındım ama ben birden bire patlayıp, herkes tarafından tanınan birisi olmadım. O yüzden bu şöhret denilen durum da benim hayatımda yavaş yavaş gelişti. Benim her zaman kendime ait bir hayatım olmuştur, olacaktır da. Eğer bir gün, kendi hayatımdan vazgeçmek zorunda kalırsam, bu işten de vazgeçerim. Tabii ki hayatımda bazı şeyler kısıtlandı ama bunlar büyük şeyler değil. Eğer bu durum büyürse, dediğim gibi bu işten hemen vazgeçerim.

Peki, herkes Bodrum’dan kaçarken siz Bodrum’a gittiniz, orada tatil yaptınız. Canınız oraya gitmek istedi ve kendinizi kısıtlamadınız, öyle mi?

- Hayır, benim ailem üç yıldır Bodrum’da yaşıyor. Ve ben her yaz onların yanına giderim. Orada fotoğrafçılar var, paparazziler var diye gitmeyecek miyim? O zaman hayatımın bir yerinden ödün vermiş olacağım. Ben de bunu kabul etmiyorum. Çünkü bir kere ödün vermeye başlar, bir kere kendimi kısıtlarsam, bunun devamı gelir. Sonra bir bakacağım ki kapalı bir kutunun içerisinde yaşıyorum... Ben böyle bir hayat istemiyorum.

Bikinili görüntülendiniz ve çok sakin davrandınız. Bu da çok hoştu...

- Bikinili görüntülenmek tabii ki tercih ettiğim, çok hoş bir şey değil. Kim kendisini gazetelerde bikinili görmek ister ki? Tatildesin ve denize giriyorsun. Ben normal bir şey yaşarken niye gazetelerde boy boy resimlerim çıksın? İşte bu şöhretin bedeli. Hoş değil ama oturup da bunu büyütmedim. Çünkü ben normal bir şey yapıyorum.

Vallahi sizin bikinili fotoğraflarınız Eda Taşpınar ile Sürreyya Yalçın’ı bile gölgede bıraktı. Herkes sizin güzelliğinizi konuşuyor. Sibel Can da, 'Bodrum’un en güzel kızı Tuba' dedi...

- Öyleymiş... (Gülüyor) İnanın bu haberler çıktığında ben yurtdışındaydım. Dolayısıyla hiçbirini görmedim, izlemedim. Sadece anlattılar. Ne diyebilirim ki? Benim magazinle ilgim olmadığı için saydığınız bu isimlerden ya da çıkan haberlerden de hiç bilgim yok. Niye beni onlarla bir tutuyorlar, niye böyle cümleler kuruyorlar anlamıyorum.

Bodrum güzellerini tahtından ettiniz de ondan.

- Ne diyebilirim ki? Bu haberler kötü müdür, iyi midir onu da bilmiyorum ama Allah’tan benimle ilgili çok kötü, keyifsiz haberler çıkmıyor. Bu haberler de en azından güzel haberler. Yani öyle düşünüyorum.

Önümüzdeki yıl yine Bodrum’a gidecek misiniz?

- Tabii ki gideceğim. Dediğim gibi benim ailem orada. Gittiğim zaman denize de gireceğim, güneşleneceğim de. Sonuçta yapacak bir şey yok. Ben şöhretliyim diye ne onlar Bodrum’dan taşınabilirler ne de ben gitmemezlik yapabilirim.

KATAR EMİRİ’YLE TANIŞMADIM

Gelelim Arap dünyasında estirdiğiniz fırtınaya. Katar Emiri Şeyh El Thani sana çok hayranmış. 'Ihlamurlar Altında' dizisinin Türkiye’de yayınlanmış olan bütün bölümlerini istemiş. Eşi Sheikha da sizin hayranınızmış. Arap ülkelerinde sizin adınıza onlarca site açılmış vs... Ne hissediyorsunuz?

- Bütün bunlardan bilgim var. Böyle şeyler duyuyorum. Ama direkt neler olduğunu, neler konuşulduğunu bilmiyorum. Fakat Katar Emiri ile tanıştığım yazıldı, tanışmadım. Bu doğru değil. Ama kralın ve eşinin beni, oyunculuğumu beğendiğini söylüyorlar. Dubai’ye gittim ama bu seyahatte böyle bir tanışma falan olmadı. Sadece programlara katıldık ve döndük. Bu kadar. Sonuç olarak beğenilmek, takdir görmek güzel bir şey. Ama benim ağzımdan, 'Ateş püskürdü, kralı tanımam' gibi şeyler yazıldı. Bu haberler oraya kadar ulaşırsa, ayıp olur. Benim böyle bir şey söylemediğimi bilemezler ki! Çok üzüldüm...

Peki, bir de Dubai’de dünyaca ünlü mücevher firması Montblanc ile bir anlaşma yaptığınız yazıldı. Hatta bu anlaşma karşılığında 1.6 milyon dolar aldığınız da... Doğru mu?

Geçen yıl mart ayında Bülent İnal’la birlikte 'Ihlamurlar Altında' dizisinin tanıtımı için Dubai’ye gitmiştik. Bir sürü TV programlarına katıldık. Bu sırada bir de dergi çekimi yaptık. Şimdi dergi çekimlerini bilirsiniz, kıyafetinizi, ayakkabınızı, aksesuvarınızı her şeyinizi ayarlarlar. Bu çekimde de öyle oldu. Her şeyim prodüksiyon ekibi tarafından hazırlanmıştı. Takacağım aksesuvarları da bu firmadan almışlar. Ben o mücevherleri çekimde kullandım, bitti... O firmanın Dubai temsilcisi de fotoğraf çekimlerinden çok memnun kalmış. Kendisiyle tanıştık ve bana sohbetimiz sırasında bir araya gelip, firmaları için bir çalışma yapıp yapamayacağımızı sordu. Bu kadar. Ve bu konuşma orada kaldı. Ondan sonra devamı gelmedi. Yani ne bir anlaşma yapıldı, ne de böyle bir para aldım. Dediğim gibi Dubai’de kalan bir konuşmaydı o. 1.6 milyon dolar aldığım yazılmış. Bugün Hollywood yıldızları reklam çekimlerinden bu parayı alıyor. Açıkçası ben de rakamı duyunca şoke oldum.

Böyle bir para, böyle bir anlaşma olsa da çok hoş olurdu yani...

- Olurdu tabii. Ama yok. (Gülüyor) Şimdi benim adıma açılan o kadar çok internet sitesi var ki. Binlerce... Ama hiçbiri doğru haber vermiyor, çünkü bize ait değil. Hakkımda çok asılsız haberler çıkıyor. Sevenlerim, benimle ilgili doğru bilgilere ulaşmak istiyor. Dolayısıyla biz bir internet sitesi kurmaya karar verdik. Şimdi bu sitenin çalışmaları içerisindeyiz.

Bir ara internet, bilgisayar kullanamadığınız söylendi.

- Ben birebir iletişim kurmayı, hayatın içinde olmayı seven birisiyim. İnternetten mail yoluyla ya da msn yoluyla konuşmayı sevmiyorum. Bir arkadaşımla bilgisayar karşısında radyasyon alarak konuşmak yerine, sesini duyarak, hatırını sorarak konuşmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla çok gerekmedikçe bilgisayar kullanmıyorum. Bilgisayar kullanmam gerektiğinde tabii ki kullanıyorum. Cahil değilim. Sadece tercih etmiyorum. Ama bunun, 'Bilgisayar kullanamıyor' diye yazılması çok yanlış. Sonuç olarak iki-üç yıldır insanlar benimle iletişim kurmanın yolunu arıyor. Kimse benimle ilgili sağlıklı bilgi alamıyor. Bu yüzden de bir internet sitesi kuracağız... Ve orada gerçekler yazacak.

Hiç estetik yok

Hiçbir yerinizde estetik yok değil mi?

- Hayır, yok.

Kaşlarınızı da aldırmıyorsunuz sanırım?

- 'Asi' dizi için bıraktım. Zaten aldırsam da çok inceltmemeye özen gösteriyorum.

Kendinizi beğeniyor musunuz?

- Bu konuda kendimi değerlendiremem.

Şu an erkek arkadaşınız var mı?

- Hayatımdan hiçbir şeyi kısıtlamadığım için, bir erkek arkadaşım olsaydı görülürdü. Çünkü benim, 'Aman erkek arkadaşımı görmesinler, duymasınlar, görülmeyeyim, saklanayım' gibi bir anlayışım yok. Hayatımı olduğu gibi yaşıyorum.

Evlilik için ne düşünüyorsunuz?

- Aile hayatını çok seviyorum. Evliliğim, işim hepsi bir arada güzel gitsin isterim. Çocukları da çok seviyorum. Umarım mutlu bir yuva kurarım.

Ortadoğu’dan çok teklif geliyor

Ortadoğu’dan klip, dizi teklifleri geliyor mu?

- Evet, çok geliyor. Ama benim için kalite çok önemli. Türkiye’de olsun, Ortadoğu’da olsun nerede olursa olsun, iyi ve kaliteli işler yapmak istiyorum. Önemli olan para kazanmak değil benim için. Her yerde, her işte olmak istemiyorum. Az ama iyi iş yapmak istiyorum. Bir klipte oynarım tabii ki. Ama iyi ve kaliteliyse... Ortadoğu’daki şarkıcılardan klip teklifi geliyor. Ama işe bakmak gerek. Şarkıcı kimmiş, daha önce neler yapmış, kendi ülkesindeki konumu nedir, kliplerini falan izlemek gerek. Bütün şartlar iyiyse, neden olmasın?

Bu meslekle ilgili hayaliniz, idealiniz nedir?

- Bir kere çok dizi film yapmak istemiyorum. 'Asi'den sonra biraz ara vereceğim. Çünkü bir tane yüzüm var ve onu eskitmemeliyim. Ben kariyerimle ilgili olarak ileri adım atmak istiyorum. Benim hayatımda her şey biraz daha spontane olduğu için, bu anlamda her şeyi hayata bırakıyorum. Tabii ki dile getirmediğim, kimseye söylemediğim bir takım isteklerim var. Ama bunlar adına bir şey yapmıyorum. Her şeyi akışına bıraktım. Şu sıralar çok sinema filmi projesi geliyor... İyi, düzgün bir projede yer almaya çalışacağım. Gelen senaryoları okuyorum... Henüz kabul ettiğim bir proje yok...

Röportaj: Sema Denker / Fotoğraflar:Sinan Özbalkan
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: