SABAHA KADAR TARTIŞABİLİRİZ

Karşımızdakini bazen kendimiz için, bazen kendisi için severiz. Ali Kocatepe'nin 'Hayat arkadaşım...' dediği Aysun Kocatepe'yi daha çok kendisi için sevdiğini düşünüyorum. Beraber olmaya karar verdiği genç kadının son derece güzel bir sesi olduğunu fark edince önce şaşırmış, sonra üstüne gitmiş. Etkili sesiyle herkesi büyüleyeceğine kalpten inanmış ama Aysun Kocatepe'yi buna uzun süre inandıramamış. Israrla 'Sen şarkı söylemelisin,' demiş.

Magazin

SABAHA KADAR TARTIŞABİLİRİZ Hatta Moda Sineması'nda bir konser vermeye hazırlandığında 'En azından nişanlım olarak katıl, vokal yap benimle,' dediğinde bile inadını kıramamış genç kadının. O akşam kendisine Zülfü Livaneli, Sezen Aksu, Nükhet Duru eşlik etmiş, ama Aysun Kocatepe koltuğundan bile kıpırdamamış. Aylar sonra ikna olabilmiş ancak. Ve arkası da hızla gelmiş. Kendisinden 15 yaş küçük eşinin muhteşem sesini her dinlediğinde onu daha çok sevmiş Ali Kocatepe. Her bahar topladığı beyaz yaseminlerden yatağına getirmiş. Hâlâ da getirmeye devam ediyor. Üstelik 23 yıldan sonra... 'Bu nasıl olabilir?' diye soranlardan olduğum için, bazen tereddütle, bazen de kıskançlıkla dinledim anlattıklarını. Ali Kocatepe'nin arkadaşları da şakayla karışık takılıyormuş bu ilişkiye... Eşini aldatan ve bunu coşkuyla anlatan erkeklere inat, o heyecanla, 'Akidem,' diye çağırdığı karısıyla başbaşa kalmanın zevklerinden bahsediyordu bana. Müzik bu zevklerin başında geliyor tabii. Bugünlerde karı-koca, Aysun Kocatepe'nin 14 yıl aradan sonra çıkacak albümü için sabahlıyorlar. Bazen bir nota vurgusu yüzünden saatlerce tartışıyorlar. Ama inatlaşmalar, bencillikler, önyargılar hayatlarına hiçbir zaman girmemiş. Ali Kocatepe'nin evlenmeden önce birlikte oturduğu arkadaşı Hıncal Uluç'un öngörüsü de gerçekleşmiş. Hıncal Uluç, 'Bu ilişki fazla sürmez,' diyen Ercan Arıklı'ya şu cevabı vermiş: 'Yanılıyorsun Ercan. Ali çok iyi bir koca olur, karısından başka da kimseye bakmaz!'

ALİ KOCATEPE
* İlk evliliğim genç yaşta, daha tecrübesiz olduğum için, sadece aşk üzerine kuruluydu. Yani sana cazip gelen bir kadınla, uzun süreli beraberlik kurabilme arzusuydu.
* Arkadaşlarım arasında çapkınlıklar anlatılırken, eşini aldatan erkekler gururla 'şunu yaptım, bunu yaptım' diye ortaya atılır. 23 yıllık evliyiz. 'Aysun'dan başka bir kadına kur yapmadım, birlikte olmadım,' diye gururla söylerim.
* Aysun'u bazen boğasım geliyor. Çünkü gece uyurken 'Ben sana yüzünün üstüne yatma demedim mi? Yüzün kırışacak,' diye beni uyandıran ve fırça atan bir kadın.
* Gece yatarken bahçeden bir avuç beyaz yasemin toplar getiririm. 'Karıcığım bunu göğsüne koy,' derim. Annem de bana çocukken yapardı, İzmir'de...

AYSUN KOCATEPE
* Ali bana 'Akidem' der.
* Eskiden çok daha katıyken, şimdi daha rahatım, daha cesaretliyim. Bir şeyi üç defa düşünürken, şimdi belki bir defa düşünüp 'Haydi, tamam girelim,' diyorum. Ama Ali de hemen evet diyecekken, biraz daha düşünüyor. Eskisi kadar hatalara düşmüyoruz.
* Ali benden 15 yaş büyük. Yapı olarak birbirimizden hakikaten farklıyız. Ama neden iyi geçiniyoruz; çünkü tartışıyoruz. Bazen yatakta oturur sabaha kadar konuşuruz...
* Evlenmeden önce Ali'yle Sezen Aksu'nun Bodrum'daki evine gittik ve birbirimizi belirli sınırlar içinde tanıdık.
* Yemek yenirken ışıklar mutlaka söner, mum yakılır bizim evde. Çiçek vardır masada.

- 23 yıl öncesini nasıl hatırlarsınız?
- A.K: Evlenmeyi düşünüyordum. Bir gelin adayı arıyorduk.

- Annenizle mi?
- A.K: Hayır annemle değil, Hıncal (Uluç) ve diğer dostlarımla. Hıncal'la beraber oturuyorduk ve o bir an önce benden kurtulmaya çalışıyordu.

- Hıncal Uluç mu çöpçatanlık yaptı?
- A.K: Çöpçatanlık yapmaya çalıştı gerçekten. İlk evliliğim biteli beş sene olmuştu. Hıncal yengesine söylemişti, 'Ali'ye bir gelin arıyoruz, ona göre iyi bir aile kızı bulun,' diye. Ben evcimenimdir. Birinci evliliğimden sonra geçen beş yıl bekâr olarak hızlı bir hayat yaşadım ama o hızlı hayatın bana uygun olmadığını ve evliliğin benim için en hayırlısı olacağını düşündüm.

- Neden?
- A.K: Sevdiğim kadınla evimde oturmaktan, hayatı paylaşmaktan zevk alıyorum. Sonra tabii çoluk çocuğa karışmak istiyorsunuz... Şimdi bir kızımız var, 18 yaşında. Evlendikten beş yıl sonra çocuğa karar verdik. Ama hakikaten gönül rahatlılığıyla hayatımı devam ettirecek bir eş arıyordum. Aysun'u tanıdığım gün bilinçaltında evlenmeyi düşündüğüm kadının özelliklerini taşıdığını gördüm. Tanıştığımızda sesinin güzel olduğunu bilmiyordum mesela. Ama bir eşle hayatı paylaşırken, işi de paylaşmanın çok güzel olacağını düşünürdüm. Yani müziği... Evden çalışmak için gittiğinizde, sevdiğiniz kadından 8-10 saat ayrı kalıyorsunuz. Bu sürekli böyle olduğunda, hoş olmuyor. Aslında küçük ayrılıklar hoştur. Zaman zaman küçük ayrılıkların hayatımıza güzellikler kazandırdığını düşünürüz. Aysun da ben de tek başımıza birkaç gün tatil yaparız bazen. Balık burcuyum. Arkadaşların arasında çapkınlıklar anlatılırken, eşini aldatan erkekler gururla 'Şunu yaptım, bunu yaptım' diye konuşurken, ortaya atılır ve 'Karımla 23 yıllık evliyiz ve ben karımdan başka bir kadına kur yapmadım, birlikte olmadım,' diye gururla söylerim.

- Bunu nasıl başardınız?
- A.K: Başarı değil, içten gelen bir şey. İyi bir evlilik yürütüyorsanız, o zaman başka arayış içerisinde olmuyorsunuz. Sadece erkek için değil, kadın için de söz konusu bu. Kadın da mutlu değilse, bir arayış içerisine girecektir. Neden hep tek yönlü, sadece erkek yapar diye bakıyoruz ki?

- Aysun Hanım, 23 yıldır evlisiniz. Hiç sıkıldığınız, üzüldüğünüz, mutsuz olduğunuz zamanlar olmadı mı?
- Aysun K: Hayır. Gerçekten hayır. Biz bunu gerçekten güzel dengeliyoruz. Zaman zaman benim tek başıma seyahatlerim olmuştur mesela, bilerek ve isteyerek.

- Arkadaşlarınızla mı?
- Aysun K: Hayır tek başıma. En son birkaç sene önce Marmaris'te bildiğimiz bir otel vardı. 'Ben geliyorum,' dedim. Otelde tek başıma kaldım. Kitap okudum, müzik dinledim, bol bol denize girdim, güneşlendim. Ali'nin de, benim de böyle seyahatlerim oldu.

- Neden ortak oldunuz eşinizle?
- A.K: Şirketin ikinci bir ortağa ihtiyacı vardı. Aysun, hem hayat arkadaşım hem de benim eksik yönlerimi gidermesini bilen çok iyi bir iş partnerim. Çabuk risk alabilirim ama onun acele etmemesi bazen benim için de başarıyı getirebiliyor.
- Aysun K: Başımıza birkaç tatsız olay geldi. Şunu diyorum; 'Ali, karar senin ama şu işin bir de bu tarafını gör. Bu ihtimal de aklının bir kenarında bulunsun.' Evliliğimizin ilk yıllarında böyle davranmıyorduk. Birkaç kez hüsrana uğradık. Artık birbirimizi çok iyi dengeliyoruz. Ben eskiden katı iken, şimdi daha rahatım. Bir şeyi üç defa düşünürken, 'Haydi tamam, girelim,' diyorum. Eskisi kadar hatalara düşmüyoruz.

- Birlikte çılgınlar gibi spor yaptığınızı biliyorum...
- Aysun K: Ali çok güzel bir şekilde bana ayak uyduruyor. Çocukluğumdan beri yüzüyorum. Ağırlık çalışıyorum. Gece arkadaşlarımız arıyor mesela, 'İçki içiyoruz,' falan diye. Gece 11'de bizi spor yaparken bulabilirsiniz.
- A.K: Hayat arkadaşımı buldum. Birinci evlilikteki seçimim, daha tecrübesiz olduğum için sadece aşk üzerine kuruluydu. Aysun bende heyecanın ötesinde, hayat arkadaşı olabilecek bir insan imajı yarattı.

- Birinci evlilikten sonra bazı insanlar ikinci evliliğe sıcak bakmıyorlar?
- A.K: Onun için beş yıl geçti aradan. - Kaç yıl evli kalmıştınız?
- A.K: Beş yıl sürdü. Evlilikte, en yakın arkadaşınızı buluyorsunuz. Eğer karınızla ya da kocanızla çok iyi arkadaş olabiliyorsanız, evlilik tamamlanabiliyor demektir.

- Cinselliği paylaştığınız biriyle aynı zamanda çok iyi arkadaş nasıl olursunuz?
- A.K: İşte muhteşem bir şey oluyor.

- Böyle mi tanımlarsınız aşkı?
- A.K: Tabii, cinsellik ve arkadaşlık, hayat boyu anlaşabilmek, tartışabilmek ama birbirinden vazgeçemeyecek bir tutku ile bağlanmak, bu çok güzel bir şey.
- Aysun K: Ali her salı erkek arkadaşlarıyla olur. Maç günleri de...

Ayrı odalarda yattığınız oldu mu hiç?
- Aysun K: Kesinlikle hayır.
- A.K: Kim haksızsa o haksızlığını kabul eder. Akıl ve mantık var. İnat üzerine gittiğiniz zaman hayatta zaten başarısız olursunuz: İnadınızı kıracak gerçekleri de görmeniz lazım. Biz bunu başarabiliyoruz.

- Hangi konuda dizginler Aysun Kocatepe'nin eline geçer?
- A.K: Ben cesurum. Risk almayı çok severim. Çünkü risk alındığın zaman daha büyük başarıların geleceğine inanıyorum. 'Kendimi hazır hissetmesem dahi başlayayım, yolda öğrenirim,' derim. Aysun'un ayağı yere daha sağlam basar. Tipik bir Oğlak.

- Oğlak burcu risk almaz mı?
- Aysun K: Oğlak burcu risk alır ama, Ali bir teklif geldiğinde 'Evet,' deyip gözü kara girebiliyor.
- A.K: Şirketimiz ikimizin adına...

- Kaç yaşındasınız?
- Aysun K: Arkadaşlarım diyorlar ki kaç yaşında görünüyorsanız o yaştasınız... 40'lı yaşlara geldim. Öyle söyleyeyim. Esasında en güzel yaşlarıma geldim: Hayata bakış açım değişti, kendimi daha olgun hissediyorum. Eskisine göre fiziksel olarak da kendimi daha sağlıklı hissediyorum. Hani 'Her işte bir hayır vardır,' derler ya. Mesela televizyona çıkmadım. Özellikle çıkmadım. Ortaya koyacak bir ürününüz yoksa, ne gerek var. Ama konserlere, özel gecelere ağırlık verdik. BKM konserlerimiz oldu. Devamında Kral TV'de bütün yaz program yaptık.
- A.K: BKM'de geçen sene Aşk Tadında Rüya Gibi Şarkılar programını yaptık. Bir sürü şarkı düşünün, ama aşkın size verdiği lezzet, güzellik vardır ya, bütün şarkılar o lezzette olmalı diye düşündük. Emel Sayın'dan Yıldız Tilbe'ye, Selami Şahin'den Deniz Seki'ye kadar pek çok konuğumuzun olduğu ve Aysun'la konseri baştan sona kadar birlikte götürdüğümüz bir konsept yarattık. Çok başarılı oldu. Şimdi Kanal 1'de tek başıma program yapıyorum. Aysun albümünün bitmesini bekliyor.

- Özlediniz mi televizyonu?
- Aysun K: Özledim, çok özledim. Ortalıkta görünmeyi seven bir insan değilim. Ama gerçekten 14 sene de küçümsenmeyecek bir süre. 'Ali Bey mi izin vermiyor?' diye soranlar var.
- A.K: Bana baskılar geliyor, 'Karını eve mi kapattın?' diye, ama gurur duyarım Aysun'un önde olmasından.

- Beraberliğinizi nasıl tanımlarsınız?
- Aysun K: Ruh ikizi kelimesini çok sevmiyorum. Zaman zaman Ali bana 'Akidem,' der, hoşuma gider. Ben de onu 'Aloş' diye çağırırım.
- A.K: Aysun hâlâ akşam yemeklerinde mum yakar. Soframızda mum ışığı eksik olmaz.
- Aysun K: Yemek yenirken ışıklar mutlaka söner, mum yakılır. Çiçek vardır masada. Ali bahçeden çiçek koparır, sabah mesela uyandığımda özellikle beyaz yasemin çiçeğini yastığın üstüne koyar.
- A.K: Gece yatarken o yaseminlerden bir avuç toplarım, getiririm, 'Karıcığım bunu göğsünün içine koy,' derim. Annem de bana yapardı. Evimizde beyaz yasemin vardı, İzmir'in o meşhur beyaz yaseminini, burada da yetiştiriyorum

- Ali Kocatepe arkadaşlarıyla maç izliyor diye kızar mısınız bazen?
- Aysun K: Hayır hiç kıskanmadım onları.
- A.K: Aysun ile evlenmeden önce Hıncal'la aynı evi paylaşıyordum, şimdi de haftada iki ya da üç kere görüşüyorum, niye kıskansın ki?
- Aysun K: Birbirlerini çok seviyorlar ayrıca.
- A.K: Evlendiğimiz zaman Gelişim Yayınları'nda Erkekçe dergisinde çalışıyordum. Ercan Arıklı patronumuzdu, Hıncal da benim patronumdu. Evlendiğimiz zaman Ercan Arıklı, Hıncal'a, 'Bu evlilik uzun sürmez,' demiş.

- Niye?
- A.K: Çünkü çapkınlığımı biliyor, birlikte de çapkınlık yapıyoruz, ondan sonra çevremde bu kadar insan varken, niye tek kadınla devam etsin. Hıncal demiş ki; 'Yanılıyorsun Ercan, Ali çok iyi bir koca olur ve karısından başka da kimseye bakmaz.' Ercan Arıklı bana sadece bir şey söylemişti: 'Oğlum Hıncal bunları söylüyor tamam da, sen yine karınla konuş, beş yıl çocuk yapmayın,' demişti. Biz onun dediğini yapmadık ama beş yıl sonra çocuğa karar verdik.
- Aysun K: Evlendiğimde 26 yaşımdaydım. Hıncal Ağabey'i tanımıştım. Ercan Arıklı'yı tanımıştım. Ben her ne kadar sanat çevresinden gelsem de bir başka çevreye girdim. İlk başlarda, 'Ali ile evleniyorum, Ali çok doğru bir insan gibi geliyor bana, ama acaba yanlış yapıyor muyum?' diye kendi kendime çok sordum. Ama Ali'yi tanıdıktan sonra... Hıncal Ağabey filan tabii şaka yapıyorlardı, ama dillerinde...

- En çok neye takılırlardı?
- Aysun K: Beni kızdırmak için en çok çapkınlık konuşulurdu, ama ben Ali'yi tanıdım. Ali bunları yaşamamış bir insan olsaydı belki evliliğim 23 yıl sürmezdi. İyi ki bunları yaşamış. Benim için Ali gibi olması ise mümkün değil. Çünkü ben genç kızdım. Ali ile evlenene kadar tabii ki bu anlamda hiçbir ilişkim olmadı.

- Gerçekten mi? Bakire bir kadınla evlenmişsiniz...
- A.K: Ben bakire bir kadın aramıyordum evlenmek için ama Aysun, genç bir kız olarak karşıma çıktı.

- Muhafazakâr bir aileden mi geliyorsunuz?
- Aysun K: Annem ve babam son derece rahat... Sezen Aksu'nun Bodrum'da evi var. Balayına oraya gittik ama, ondan önce Ali dedi ki 'Aysun ben gidiyorum, benimle gelebilir misin?' Doğal olarak 'Hayır-' demem lazım. Ama birbirinizi de tanımanız lazım. En azından ayrı odada bile kalsanız, sabahleyin o halinizi görmeniz lazım. Önce 'Hayır,' dedim tabii. Babam bir gün Ali'nin karşısına çıkıyor. Ali'ye şunu söylüyor: 'Ali'ciğim seni tanıyorum, seni çok beğeniyoruz, güzel güzel gidin.' Bir kere bana çok güvenleri vardı. Güzel güzel gittik ve geldik. Tabii ki belirli sınırlar içinde birbirimizi tanıdık.
Tülühan Tekelioğlu-Sabah
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: