SELİN DEMİRATAR'IN 'ASKERLİK' HAYALİ!

Genelde duygusal karakterleri canlandırdığı halde gülüp eğlenmeyi sevdiğini belirten Selin Demiratar: Asker olup F16 kullanmak istiyordum. Çok zor bir hayat olsa gerek ama hâlâ öyle bir hayalim var Rol aldığı 'Şüphe' ve 'Adanalı' gibi dizilerde hep güçlü kadın rolleri oynayan Selin Demiratar, 46 dergisinin yeni sayısı için aslan terbiyecisi oldu! Ekrandaki sert görüntüsünün aksine gülmeyi çok seven biri olduğunu belirten Demiratar, Zeynep Okyay'ın sorularını yanıtladı.

Magazin

SELİN DEMİRATAR'IN 'ASKERLİK' HAYALİ! HAYATI ÇOK CİDDİYE ALMAM
Yer aldığınız projelerde duygu yoğunluğu yüksek karakterleri canlandırdınız. Kendinizi bu tarz karakterlere mi yakın görüyorsunuz, yoksa daha eğlenceli, dışa dönük, daha güler yüzlü müsünüz?
Arkadaşlarım da eğlenceli olduğumu söylüyorlar. Duygusal yönüm de vardır ama melankolik değilim. Hayatı çok ciddiye almıyorum aslında. Üzülmek için o kadar da gerekli bir şey yokmuş gibi geliyor bana.

Neler güldürür sizi?
Arkadaşlarımla birlikteyken, sohbet ederken gülmeyi severim. Daha enerjik, hayata daha tutkuyla bağlı ve eğlenceli insanlarla bir arada olmayı seviyorum.

Asker olma isteğiniz röportajlarınızda en çok dikkatimi çeken konu...
Aslında F16 pilotu olmak istiyordum. Tuhaf bir adrenalini olduğunu düşünüyorum. F16 pilotu olmak için de tek yapabileceğiniz asker olmak. Çok zor bir hayat bu ama hâlâ öyle bir hayalim var işte!

SETTEKİ KALABALIK ÇOK HOŞ
Pilot olmak için eğitim aldınız mı?
Şu pırpırlardan kullanmak istiyorum. Havadayken kontrolün tamamen sizde olması büyük bir heyecan olsa gerek.

Bir projede kullanırsınız belki...
Oyuncu olmanın en avantajlı yönü, bir sürü hayatta yer almak. Zaten doğamız gereği başkalarının hayatını merak ediyoruz ya, hep gözlemleyen bir yanımız var ya... Oyuncu olmanın büyüsü de burada.

Ya en eğlenceli yanı?
Her sette yüzlerce kişiyle tanışmak... O kalabalığı seviyorum. Birileriyle bir şeyler paylaşmak, sohbet etmek, bir arada gülmek, en dramatik sahneyi çekerken bile "Stop" dendiğinde kahkaha atabilmek...

Gülmeyi, eğlenmeyi çok sevdiğinizi söylüyorsunuz, bir komedide yer alma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Benim için önemli olan işin doğru yazılmış olması. Çünkü siz çok iyi bir oyuncu olabilirsiniz ama yazılan iş doğru değilse sizi yerin dibine batırabilir. O yüzden, ne tarz bir iş çekersek çekelim, dili çok önemli.

#Sayfa#
İYİYİM DEYİNCE HASTA OLMAM
Hangisine daha yakınsınız; sinemaya mı, dizilere mi, tiyatroya mı?
Sinemayı tercih ederim. Sinemaya daha konservatif bir şekilde hazırlanabiliyorsun, odaklanman daha kuvvetli...

Kendinizi kötü hissettiğiniz anda telkin yöntemleriniz var mıdır?
Hasta olacağımı hissettiğim anda "Sağlıklıyım ve iyiyim" demeye başlıyorum. Hasta da olmuyorum. Psikolojik olarak o hastalığı yenmeye çalışıyorum. O yüzden sette olabildiğince enerjiyi yüksek tutmak, eğlenmek gerekiyor ki o kadar uzun saatler iş yapabilelim.

Ya günlük hayatınızda?
Niyeyse koşmak istiyorum. Herhalde vücudumdaki o stresi atmak, silkelenmek için iyi geliyor.

CEM YILMAZ BENİ YERLERE YATIRIR
Ekrandaki karakterler arasında sizi en çok eğlendirenler hangileri?
Büyük bir Cem Yılmaz hayranıyım. Bundan önceki DVD'sini sekiz defa izledim, hepsinde yerlere yattım. İngiliz komedisini de seviyorum. Monty Pythonlar vardı eskiden. Pembe Panter serisi mesela... Çok komik değil belki ama aradaki o nüanslar insanı alır, götürür. Mesela 'Karayip Korsanları'nda Johnny Depp'in oynadığı Jack Sparrow karakterine çok gülüyorum.

"Keşke oynasam" dediğiniz bir karakter var mı?
Aslında onları çok düşünmüyorum çünkü gelmezse üzülürüm. Ama sağır ve dilsiz bir karakteri oynamayı isterim. Orada tamamen bilmediğimiz bir dünya var. Düşünmesi bile tuhaf.

SELİN DEMİRATAR ASLAN TERBİYECİSİ KILIĞINA GİRDİ
Selin Demiratar: "Reha Erdem'in sinema tarzını beğeniyorum. Çağan Irmak'ın 'Karanlıktakiler' filmine bayıldım. İzleyici olarak, biraz hayal dünyasında geçen filmleri seviyorum. Çok büyük bir 'Harry Potter' fanatiğiyim."



Rol aldığı 'Şüphe' ve 'Adanalı' gibi dizilerde hep güçlü kadın rolleri oynayan Selin Demiratar, 46 dergisinin yeni sayısı için aslan terbiyecisi oldu! Ekrandaki sert görüntüsünün aksine gülmeyi çok seven biri olduğunu belirten Demiratar, Zeynep Okyay'ın sorularını yanıtladı.

HAYATI ÇOK CİDDİYE ALMAM
Yer aldığınız projelerde duygu yoğunluğu yüksek karakterleri canlandırdınız. Kendinizi bu tarz karakterlere mi yakın görüyorsunuz, yoksa daha eğlenceli, dışa dönük, daha güler yüzlü müsünüz?
Arkadaşlarım da eğlenceli olduğumu söylüyorlar. Duygusal yönüm de vardır ama melankolik değilim. Hayatı çok ciddiye almıyorum aslında. Üzülmek için o kadar da gerekli bir şey yokmuş gibi geliyor bana.

Neler güldürür sizi?
Arkadaşlarımla birlikteyken, sohbet ederken gülmeyi severim. Daha enerjik, hayata daha tutkuyla bağlı ve eğlenceli insanlarla bir arada olmayı seviyorum.

Asker olma isteğiniz röportajlarınızda en çok dikkatimi çeken konu...
Aslında F16 pilotu olmak istiyordum. Tuhaf bir adrenalini olduğunu düşünüyorum. F16 pilotu olmak için de tek yapabileceğiniz asker olmak. Çok zor bir hayat bu ama hâlâ öyle bir hayalim var işte!

SETTEKİ KALABALIK ÇOK HOŞ
Pilot olmak için eğitim aldınız mı?
Şu pırpırlardan kullanmak istiyorum. Havadayken kontrolün tamamen sizde olması büyük bir heyecan olsa gerek.

Bir projede kullanırsınız belki...
Oyuncu olmanın en avantajlı yönü, bir sürü hayatta yer almak. Zaten doğamız gereği başkalarının hayatını merak ediyoruz ya, hep gözlemleyen bir yanımız var ya... Oyuncu olmanın büyüsü de burada.

Ya en eğlenceli yanı?
Her sette yüzlerce kişiyle tanışmak... O kalabalığı seviyorum. Birileriyle bir şeyler paylaşmak, sohbet etmek, bir arada gülmek, en dramatik sahneyi çekerken bile "Stop" dendiğinde kahkaha atabilmek...

Gülmeyi, eğlenmeyi çok sevdiğinizi söylüyorsunuz, bir komedide yer alma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Benim için önemli olan işin doğru yazılmış olması. Çünkü siz çok iyi bir oyuncu olabilirsiniz ama yazılan iş doğru değilse sizi yerin dibine batırabilir. O yüzden, ne tarz bir iş çekersek çekelim, dili çok önemli.

İYİYİM DEYİNCE HASTA OLMAM
Hangisine daha yakınsınız; sinemaya mı, dizilere mi, tiyatroya mı?
Sinemayı tercih ederim. Sinemaya daha konservatif bir şekilde hazırlanabiliyorsun, odaklanman daha kuvvetli...

Kendinizi kötü hissettiğiniz anda telkin yöntemleriniz var mıdır?
Hasta olacağımı hissettiğim anda "Sağlıklıyım ve iyiyim" demeye başlıyorum. Hasta da olmuyorum. Psikolojik olarak o hastalığı yenmeye çalışıyorum. O yüzden sette olabildiğince enerjiyi yüksek tutmak, eğlenmek gerekiyor ki o kadar uzun saatler iş yapabilelim.

Ya günlük hayatınızda?
Niyeyse koşmak istiyorum. Herhalde vücudumdaki o stresi atmak, silkelenmek için iyi geliyor.

CEM YILMAZ BENİ YERLERE YATIRIR
Ekrandaki karakterler arasında sizi en çok eğlendirenler hangileri?
Büyük bir Cem Yılmaz hayranıyım. Bundan önceki DVD'sini sekiz defa izledim, hepsinde yerlere yattım. İngiliz komedisini de seviyorum. Monty Pythonlar vardı eskiden. Pembe Panter serisi mesela... Çok komik değil belki ama aradaki o nüanslar insanı alır, götürür. Mesela 'Karayip Korsanları'nda Johnny Depp'in oynadığı Jack Sparrow karakterine çok gülüyorum.

"Keşke oynasam" dediğiniz bir karakter var mı?
Aslında onları çok düşünmüyorum çünkü gelmezse üzülürüm. Ama sağır ve dilsiz bir karakteri oynamayı isterim. Orada tamamen bilmediğimiz bir dünya var. Düşünmesi bile tuhaf.

SELİN DEMİRATAR ASLAN TERBİYECİSİ KILIĞINA GİRDİ
Selin Demiratar: "Reha Erdem'in sinema tarzını beğeniyorum. Çağan Irmak'ın 'Karanlıktakiler' filmine bayıldım. İzleyici olarak, biraz hayal dünyasında geçen filmleri seviyorum. Çok büyük bir 'Harry Potter' fanatiğiyim."

Sabah
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: