Serdar Ortaç, Miami günlerini anlattı!

Bugün Miami’de eşiyle tatilde olan pop müziğin en sevilen sanatçılarından Serdar Ortaç ve Chloe Loughan’i Lincoln Road’da yakaladık. Miami’ye gelenlerin mutlaka ziyaret ettiği Lincoln‘de artık her an bir Türk ünlüyle karşılaşabilirsiniz.

Magazin

Serdar Ortaç, Miami günlerini anlattı! Sevgili Serdar Ortaç bu güzel ziyaretinizle bizleri çok mutlu ettiniz. Ne idi sizi Miami’ye getiren?

Eşim burada Ford Model Agency ile anlaşma imzaladı. Onlarla çekimler yaptı ve katalog hazırlıyor. O burada 20 gün kaldı. 21. gün de ben geldim. Özlemiştim zaten. bir 20 gün de beraber geçirmek istedik. Sonra İstanbul’a döneceğiz. Daha sonra da Christmas’ ta İrlanda’ya döneceğiz. Bir hafta orda kalacağız. Sonra yine Şubat ayında buraya geleceğiz.
Burada arkadaslarımız var hep. Ersun en yakın arkadaşım zaten, Sami Kohen var, Ahmet var. Hepsini çok seviyorum. Merve, Ersun’un eşi onun doğum gününü kutladık geçen gün. Canım arkadaşım çok guzeldi. 50 tane Türk vardı nerdeyse davette. Çok güzel karşıladılar beni , çok hoşuma gitti. Herkesle tanıştık zaten. Sarıldılar, öptüler, resimler çektirdiler

Chloe zaten burayı çok seviyor. O da çok mutlu. İstanbul’u da seviyor ama burayı da ayrı seviyor.
O yüzden Şubat’ta tekrar geleceğiz. Herhalde o zaman 1-2 ay kadar kalırız yine.

Bir de konser turnesi yapmak istiyoruz, Chicago, Boston, Denver, Houston, NewYork, Miami . Onun planlarını yapıyoruz şimdilik bakalım. Yemekli , yemeksiz ne kadar satarız ona bakacağız. Şimdi onları düşümüyoruz. Her şehirde ayrı olabilir tabi. Bu istekleri ne ise ona göre ayarlamaya çalışacağız ki bütün Türkler gelsin.

İstediğim şey 15-20 sene önce iki tane turne yaptım Amerika’da bunu tekrarlamak.

NY, Boston, Denver ‘da yapmıştım o zamanlar. Şimdi istediğim şey Türklerin olduğu bütün eyaletlere ulaşıp hepsine konser verebilmek. Konsoloslarla tanışmak istiyorum değişik eyaletlerde. Onların da desteği ile Amerika’daki Türk’lere ulaşmak istiyorum. Türk’lerin hepsi konserlerime gelsin istiyorum. En çok istediğim şeylerden biri şu anda. Çok Türk var Amerika’da. Türk gününde iki kere geldim mesela. Ev alırsam belki altı ay gider, altı ay gelirim.

Buradan tüm eyaletlere sesleniyoruz. Sen burada mutlu musun diye bana soruyor?

Ben mutluyum tabi artik 16 sene oldu. Kültürünü özlüyor musun dersen? Kültürümü bırakmadım ki özleyeyim. Türkçe konuşuyorum evimde, Türk mutfağı soframda, televizyonda Türk filmleri, müzik desen bugün teknoloji harika. İstediğin albüme ya da radyo kanalına online bağlantı kuruyorsun anında. Eskisi gibi CD getirmene gerek yok. Bu arada arabamda iki tane Serdar Ortaç albümü vardır zamanında getirdiğim. Ailemi özlüyorum tabi o da gurbetin bir parçası. Her gelene “mutlaka simit getir” diyorum mesela, sokaktan sıcak simit almayı özlüyorum.

Bulamıyor musun bunları buralarda?

Aslında artık çoğu şey var. Türk bakkallarında kimi zaman dondurulmuş, kimi zaman paketlerde ama orası gibi değil. Ama buna da şükür olmasa zor olurdu.

Peki burda Türk’lere nasıl bakıyorlar Sima?

Türk Konsolosluğu’nun büyük katkılarından sonra bizler artık burada bayağı ses getirmeye başladık. Ticaret Odası kuruldu, Türk Hava Yolları’nın direk uçuşlarından sonra buraya daha çok Türk gelmeye başladı. Türkler buraya yatırım yapmaya başladı. Bir hayli ileriyi görüyorlar çünkü. Miami’nin gelişmekte olduğunu takip ediyorlar.

Gecce.miami’nin de çok büyük katkıları oldu. Çünkü burada daha önce hiç yapılmamış bir ilke imza attı. 28E kim’de Cumhuriyet Kutlamaları kapsamında harika bir gecce düzenledi. Bir çok ünlü ilk defa burada sahneye Gecce.Miami sayesinde çıktı. Sinan Akçıl, Ozan Doğulu, Ece Seçkin, Arto ve konuk sanatçı Erkan Petekkaya. Böyle bir gecce Miami’de daha önce düzenlenmedi. Bizler için çok bir olaydı bu. Şimdi diğer sanatçıların da buraya ilgisi doğdu. Bu çok güzel bir şey bence.

(Bu arada mikrofon el değiştirdi nerdeyse Serdar Ortaç benimle röportaj yapıyor, ha ha gülüyoruz…)

Konsolosunuz kimdir Miami’de?

Özgur Bey, Özgur Altan buradan ona selamlarımızı gönderiyoruz.


( Evet yine ben sormaya başlıyorum.)

Peki ilerisi için planlar nedir, “bir gün gelirim burada yaşarım” der misiniz?

Buranın havası çok güzel, iklimi harika, sokaklar tertemiz, çok popüler, insanları çok modern, herkes mutlu kargaşa yok, insanlar medeni, kimse kimseye karışmıyor, kimse seni rahatsız etmiyor, kimsenin haberi yok, yan masada ne konuşuluyor, ne olmuş, herkes kendi işine bakıyor, İnsanlar mutlu, umutlu…

Böyle giderse burada bir ev almak şart oldu. Seneye bana buradan ev bulacaksın Sima, burayı en iyi sen biliyorsun.
Nerede oturacağımı bilmiyorum. Ersun’a yakın da olabilir, bakalım. Ona komşu mu geliriz artık nereye gideriz bilmiyorum. Orasını sana bırakıyorum.

Albüm olayına girelim. En son hangi albüm çıktı, neler geliyor, sırada neler var?

En son “İki Deli”yi yaptım Hande Yener ile sonra da kendim “Gıybet”i yaptım. Şimdi yeni bir tane şarkım var İstanbul’a gidince onun için stüdyoya gireceğim. Onu yaptıktan sonra turneye çıkacağım Almanya’ya. Münih’e Berlin’e, Köln’e gideceğim. Bitirip ondan sonra Miami’ye geleceğim.

Eşim ile beraber Fat Joe ile tanıştık mesela. Fat Joe bana diyor ki; “burada albüm yap çok iyi satarsın” Ben de bu yaştan sonra bilmiyorum. İngilizce albüm yap satar mısın, satmaz mısın, riske girmeye değer mi? Sadece tatile ve çocuk çoluğa karışmaya buraya gelinebilinir. Şu an düşünüyorum ama net bir şey yok.

Miami’de en çok sizi ne cezbetti? Havası suyu dışında..

Kimse sinirli değil, kimse kimseye kızmıyor, herkes kendi derdinde freedom çok fazla , kimse kimseyi rahatsız etmiyor.
Bu gelişimde bir kere daha anladım ki burası bambaşka bir dünya. Tarihi bizim gibi eski değil tabi 200 sene ya var ya yok. Herkes burayı bir kere görmeli, küçücük adacıkların üstüne 20 katli apartmanlar yapmışlar her adacıkta başka bir cennet var. Ben çok sevdim.

Serdar Ortaç kimi dinler? Türk ya da yabancı hangi sanatçıları takip eder?

Sanat müziğini çok severim. Mustafa Keser hayranıyım mesela.

Gerçekten mi?

Çok hayranıyım . Beni ağlatır, çok güzeldir. Kimse ağlatmaz beni ama o ağlatir. Mustafa Keser bana çok dokunur. Dinlerim, ağlarım, Ersun’u ararım ona dinletirim “bak ağlattı yine bu beni” diye. Bazen Chloe gelir bana “ne oldu?” diye sorar. “Ağlıyorum” derim. Mustafa’yı mı dinledin der yine? “Evet” derim.

Evlendikten sonra Hip Hop dinlemeye başladım. R&B dediğimiz. Chloe cok seviyor o müzikleri ben de onunla beraber dinlemeye başladım.

Justin Bieber, Drake, işte bunları dinliyorum. Chloe dinliyor ben de onunla takip ediyorum….

Peki herkese bomba bir haber vermek istesek buradan vereceğimiz, kimsenin bilmediği bir bomba haber olsa bu ne olur?

Düşünüyorum. Herkes genelde her şeyimi biliyor. Çok açık yaşıyorum aslında. Herkes her şeyimi biliyor. Bir projemiz var Chloe’ye bir anaokulu yapmak istiyoruz. Çocuklarla ilgilenecek İzmir ve İstanbul’da. Tutarsa ileriye de götürebilirz belki ilkokul da olabilir sonra.

Peki bu konuyla ilgili lisansınınız var mı? Yani Chole burada öğretmenlik mi yapacak. Yoksa sadece idaresi mi ona ait olacak.

Yok Chole’de öyle bir şey yok. Gerekli öğretmenleri yerleştireceğiz. O sadece yönetimini devralacak.

Burada günler nasıl geçiyor?

Geldim buraya hemen bisiklet aldım. İkinci gün bisikletten düştüm, kolum çıktı, hastanelik oldum, neyse ki kırmadım. Ağrı, sızı ile yine de hala bisikletle geziyorum. Her yeri görüyorum, hoşuma gidiyor.

Buradaki hayatı Türkiye ile kıyaslamıyorum. Zamanla göreceğim, yaşadıkça elbette. Mesela doğum gününde gördüğüm ilgi çok hoşuma gitti.

Elbette ilgi göreceksiniz. Uzun süredir burada yaşayan Türk’ler için bu hasret olduğumuz bir şey. Ünlüler burada büyük coşkuyla karşılanıyor.

Ben de bu yüzden Amerika turnesi istiyorum.

Bence çok başarılı olur eğer güzel bir organizasyon olursa…

Bu arada THY’ye çok teşekkür ederim. Çok güzel bir yolculuk yaptım.

Son olarak Serdar Ortaç müzisyen olmasaydı ne olmak isterdi?

Gazeteci ya da yazar olmak isterdim.

Peki buradan bir şarkı, bir beste çıkar mi? Bu seyahat ile bir ilham geldi mi?

Yok bir şey çıkmadı şimdilik. Gidince zaten stüdyoya gireceğim. Hemen çıkacak 2017’de. Sen bana bir ev bul burada, yazarım şarkıyı.

(Gülüyoruz.) Neden olmasın burada ki güzel manzaraya bakıp söz de yazılır, kitap da…

Sevgili Serdar Ortaç ve Chloe değerli zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Ben çok zevk aldım umarım takipçilerimiz de keyifle okurlar…

Ben teşekkür ederim. I love you Miami….

RÖPORTAJ: SİMA KOHEN / gecce.miami
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: