SİNEM KOBAL: AŞK RUHUMU BESLİYOR!

Ekranların gözde ismi Sinem Kobal, 'Aşk size ne hissettiriyor?' sorusuna şöyle yanıt verdi: "Gerçekten samimi ve güçlü bir şeyse ruhu besliyor. Bunu yaşayabildiğim için de kendimi şanslı hissediyorum"

Magazin

SİNEM KOBAL: AŞK RUHUMU BESLİYOR! Son dönemin parlayan yıldızlarından biri Sinem Kobal... Futbolcu sevgilisi Arda Turan'la olan ilişkisi ve 'Küçük Sırlar' dizisinde oynadığı 'Su' rolüyle adından söz ettiriyor. Kobal, Cosmopolitan dergisine özel hayatını ve yeni projelerini anlattı.
'Küçük Sırlar' dizisi nasıl gidiyor? Çok emek verilen bir proje; dizi yayına girmeden önce de ekip olarak senaryo üzerinde çok çalıştığımız ve titizlendiğimiz bir işti. Çekimine başladığımızda da çok uzun süre denemeler yaptık ve en sonunda çekirdek kadro ortaya çıktı. Çok güzel geri dönüşler alıyoruz ve bu, bizi yakaladığımız çizgiyi korumak adına daha da motive ediyor. O yüzden çok yorucu ama bir o kadar keyifli bir çalışma ortamımız var.

SORUMLULUĞUM ARTTI
Bir role hazırlanma sürecinizden bahseder misiniz? Role hazırlanma aşamasının mesleğimin en keyifli yanı olduğunu söyleyebilirim. Örneğin; 'Su' karakteri, kozasından çıkan bir kelebeğe benziyor. Hiçbir kötülüğün veya yalanın bir parçası olmamış ve daha önce bu tür şeylerle hiç karşılaşmamış biri. Bu, bana çocukluğumu anımsattı. Ben de büyümeye başladığımda yaşadığım zorlukları ve anıları hatırlayarak, 'Su'ya bunların enerjisini yansıttım.
Siz bahsettiğiniz bu değişimi nasıl yaşadınız? Sanırım ben daha çok sorumluluk almaya başladıkça büyüdüğümü hissettim. Oyunculuk zor bir meslek, küçük yaşta sadece kendinize değil, herkese karşı bir sorumluluk duygusu taşımaya başlıyorsunuz ve bu sizi yavaş yavaş büyütüyor. 14-15 yaşındaki sıradan bir çocuk hatasının cezasını yalnızca ailesinden alırken, böyle bir mesleğiniz varsa bunun cezasını herkesten alırsınız. Bu da insanı daha hızlı düşünmeye ve her zaman kendini geliştirmeye zorluyor. Bu, hem avantaj hem de dezavantaj...
Beş yıl önceki Sinem'le şimdiki Sinem arasında ne gibi farklar var? Aslında iş hayatımı ayrı bir yere koyarsak, benim için önemli olan sadece sevdiklerim, ailem ve ben... Onların yanındayken hep aynı Sinem'im. İçimdeki çocuğu kaybetmemeye çalışıyorum. Gerçek dünyamda, samimiyetten, dürüstlükten ve paylaşmaktan hiç vazgeçmiyorum. Yalnızca yaşanan olaylara ve çevreme karşı duyarlılığımın arttığını söyleyebilirim. Olaylara bakarken ve insanları yargılarken artık daha fazla düşünüyorum.
Stresli olduğunuz zamanlarda neler yaparsınız? Duruma göre değişiyor. Kimi zaman kabuğuma çekilirim, kimi zaman sevdiklerimle vakit geçirmeyi tercih ederim. Arkadaşlarımla küçük seyahatlere çıkıp fotoğraf çekmeyi, oturup onlarla dertleşmeyi severim.
Her zaman ailenizin yanında mısınız? Evet, o konuda çok şanslıyım. Aile çok önemli... Her zaman omzuna dayanabileceğin ve güvenebileceğin birilerinin olduğunu bilmek çok güzel. İnsanların belki de büyüdükçe hayal kırıklıkları yaşamaları bu yüzden. Çünkü çocukluğunuz boyunca size karşılıksız kucak açan ve güvenen insanlarla birlikte oluyorsunuz ve dışarıda bu kadar güvenebileceğiniz kimse yok aslında.

AZ AMA ÖZ İŞ YAPIYORUM
Şu an mutluluk sıralamanız ne? İleriye yönelik şeyler düşünmeyi ve hayal etmeyi çok seviyorum. Ama "Önce hedefini koy sonra hedefine koş" felsefesindeyim. Emek vermek önceliğim. O yüzden bir koltukta beş karpuz taşımaya çabalamak yerine az ama öz iş yapmaya özen gösteriyorum.
Sıradan bir gününüz nasıl geçer? Gece oturmayı çok sevdiğim için genellikle geç uyanırım. Uyandıktan sonra ya arkadaşlarımla buluşur, kahvaltı eder ya da aileme zaman ayırırım. O dönemdeki sosyal aktivitelere şöyle bir bakıp ilgimi çeken film festivallerine, konserlere gitmeye çalışırım. Biraz işkoliğim galiba. Bir şeyler yazmaya bayılıyorum.
Aşk size neler hissettiriyor? Güzel tabii... (gülüyor) Gerçekten samimi ve güçlü bir şeyse ruhu beslediğini düşünüyorum. Bunu yaşayabildiğim için de kendimi şanslı hissediyorum.

ALIŞVERİŞKOLİK DEĞİLİMDİR!
Alışverişle aranız nasıl? Alışverişkolik değilim. Özellikle alışveriş yapmak için sokağa çıktığım olmamıştır. Genellikle dolaşırken gözüme takılan, beğendiğim şeyleri doğaçlama almayı severim. Galiba en çok ayakkabılara düşkünüm. Modacılardan da Tuvana Büyükçınar'ın çizgisini kendime yakıştırıyorum.
Dizi dışında başka bir projeniz var mı? Önümüzdeki yaz için mutlaka yine sinemaya vakit ayırıp iyi bir film projesinde rol almak istiyorum. Dizi çalışmalarım ise zaten devam ediyor.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: