Uluslararası Caz Günü'nün kalbi İstanbul'da attı

Uluslararası Caz Günü için dünyanın her ülkesinde çeşitli etkinlikler düzenlenirken, kutlamaların merkezi İstanbul oldu.

Kültür-Sanat

Uluslararası Caz Günü'nün kalbi İstanbul'da attı UNESCO ve Thelonious Monk Caz Enstitüsü tarafından, geçen yıl tüm dünyada düzenlenmeye başlayan 30 Nisan, Uluslararası Caz Günü için dünyanın her ülkesinde çeşitli etkinlikler düzenlenirken, kutlamaların merkezi İstanbul oldu. Türkiye Cumhuriyeti işbirliği ve İstanbul Caz Festivali’nin yerel ortaklığı ile İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Caz Günü, gün boyunca kentin farklı mekânlarında yapılan birçok etkinliğin yanı sıra, caz dünyasının yaşayan en büyük isimlerinden birçoğunun sahnede olduğu görkemli bir konserle kutlandı.

30 Nisan Salı akşamı, Aya İrini Müzesi’nde düzenlenen Uluslararası Caz Günü Konseri, internet üzerinden tüm dünyaya canlı olarak yayımlandı. İstanbul’daki cazseverlerin Caddebostan ve Tepebaşı’na kurulan ekranlardan da izleyebildiği konserler, dünyanın gözünü İstanbul’a çevirmesine neden oldu.

Uluslararası Caz Günü Konseri, UNESCO İyi Niyet Elçisi Herbie Hancock, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova ve TC Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in konuşmalarıyla başladı. Herbie Hancock konuşmasında “İster enstrüman çalın, ister cazın zengin kültürel tarihini öğrenin ya da geçen yüzyıl boyunca üretilmiş milyonlarca eseri dinlemiş olun, cazı bir araç olarak kullanarak bariyerleri kırabileceğimizi, birlik oluşturabileceğimizi, yeni ifade formları yaratabileceğimizi ve kültürlerarası diyalog başlatabileceğimize inanıyorum. Caz müzisyeni olarak uzun yıllar devam eden kariyerimde, yaratıcı fikirlerle imkânsızı gerçekleştirebileceğimizi, insanlığı dönüştürebileceğimizi ve kitlelere ulaşan üretken değişiklikler yapabileceğimizi öğrendim” dedi. Konuşmasında cazın çeşitlilikten kaynaklanan zenginliğine değinen Irina Bokova ise “Bu müzik, gücünü halkların ve kültürlerin zengin karışımından alıyor. Bugün her toplumun dokusuyla iç içe geçmiş durumda. Dünyanın her yerinde çalınıyor ve zevkle dinleniyor” dedi.

Konuşmaların ardından başlayan konserde sahneye müzik direktörü John Beasley ile dünyaca ünlü piyanist ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Herbie Hancock yanı sıra piyanistler George Duke, Robert Glasper, Ramsey Lewis, Keiko Matsui ve Eddie Palmieri; vokalistler Ruben Blades, Al Jarreau, Milton Nascimento, Dianne Reeves, Esperanza Spalding ve Joss Stone; trompet sanatçıları Terence Blanchard, Hugh Masekela ve İmer Demirer; bas sanatçıları James Genus, Marcus Miller ve Ben Williams; davulcular Terri Lyne Carrington ve Vinnie Colaiuta; gitaristler Bilal Karaman, John McLaughlin, Lee Ritenour ve Joe Louis Walker; saksafon sanatçıları Dale Barlow, Igor Butman, Branford Marsalis, Wayne Shorter ve Liu Yuan; klarnet sanatçıları Anat Cohen ve Hüsnü Şenlendirici; kemancı Jean-Luc Ponty; perküsyon sanatçısı Pedro Martinez, tabla virtüözü Zakir Hussain ve trombon sanatçısı Alevtina Polyakova yer aldı. Gece Martin Luther King III ve Cem Yılmaz gibi isimlerin sunumlarıyla renklendi.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: