YEMEK TEMBELİ!

Oyuncu Pelin Batu'nun hiç bilinmeyen bir yönünü, Diyet Sağlıklı Yaşam Dergisi ortaya çıkardı.

Magazin

YEMEK TEMBELİ! Oyuncu Pelin Batu'nun hiç bilinmeyen bir yönünü, Diyet Sağlıklı Yaşam Dergisi ortaya çıkardı. Pek çok ülke mutfağını yakından tanıyan, en çok baharatlı Pakistan mutfağını seven Batu, meğer tam anlamıyla bir yemek tembeliymiş! Peynir kesmeye bile üşendiğini itiraf eden Batu, “Bu yüzden üçgen peynir alıyorum.Ayrıca soymayı sevmediğim için de hep ısırıp yiyebileceğim meyveleri tercih ederim' diyor.

Bir yanda sinema, oyunculuk, diğer yanda Boğaziçi Üniversitesi’nde edebiyat dalında doktora eğitimi... İkisi birlikte nasıl yürüyor?

- Sinemanın iyi tarafı senede bir ya da iki kez olması, o da şanslıysanız. Türkiye’de oyuncular bir filmden ötekine koşmuyor, daha çok dizilerde rol alıyorlar. Tiyatro ve dizi sezonu kapanınca filmler çekiliyor, bu da yaz aylarına denk geliyor. O anlamda okulla paralel gidebiliyor. Bu dönem biraz zorlandım; film ağustos ayında çekilecekken eylülde çekildi. Okul, ekimde açılıyor ama ben eylül boyunca deli gibi Gökçeada’ya gidip geldiğim için inanılmaz yorgun bir şekilde başladım döneme.

Bu koşturma içinde sanıyorum kilo problemin olmuyor? Nasıl besleniyorsun?

- Ne yazık ki yemekleri çok geçiştiriyorum. 'Oturayım da bir yerde bir saat güzel, sağlıklı bir şey yiyeyim' demem.

Ailenle mi yaşıyorsun?

- Üç ayrı evde yaşıyorum. Aslında kardeşimle yaşıyorum, ama arada annemlerde kalıyorum, Şile’de bir evimiz var, orada da kalıyorum. Yani oradan oraya dolanıyorum. Ama annem inanılmaz bir aşçıdır. Dünya mutfaklarından da çok güzel yemekler yapar. Dolayısıyla oraya gittiğim zaman kendimi fiziksel olarak daha iyi hissediyorum. Çünkü yediğiniz psikolojinizi de etkiliyor. Haftada 1-2 gün annemin yemeklerinden istifade etme şansım oluyor.

Diğer zamanlarda...

- Açıkçası son birkaç senedir hep ton balığı yiyorum. Çünkü yemek yapmayı sevmiyorum, mutfağa girmekten çok sıkılıyorum. En büyük lüks ton balığı yani; üstüne de varsa mısır, limon ve karabiber.

Peki, dışardan bir şeyler söylemiyor musun?

- Pizza ve Çin yemeği sipariş ettiğim oluyor. Ama fast-food yememeye çalışıyorum.

Evde meyve bulunuyor mu?

- Bulunuyor, yiyorum. Ama soymayı da sevmediğim için ısırıp yiyebileceğim meyveleri tercih ediyorum.

Kemirilen meyveler yani...

- Evet, kemirilen, kolay meyveler... Ama en sevdiğim meyve çilektir. Böğürtlen tarzı. Çok tatlı meyve sevmem.

'Harem Suare'de kısa bir roldeydin ama çok dikkat çekiciydin. O rolde pürüzsüz su gibi bir ciltle karşımızdaydın. 'İyi beslenmezsem cildim bozulur' gibi kaygıların olmuyor mu?

- Olmuyor. Belki de genetiğe çok inandığım için... Bizim ailedeki kadınların cildi genellikle güzeldir. Kötü beslensem de çok büyük bir sorun olmaz sanki. Ama her zaman kremimi sürerim. Cildim çok kuru çünkü. Minimal bir bakım yaparım. Makyajlı yatmam. Dişlerimi fırçalarım vs... Ama milyonlarca lira harcayıp kremler almam.

'Elma cilde iyi gelir, bir tane yiyeyim' der misin?

- Özellikle onun için yapmıyorum, ama sağlıklı yemekler yerim. Elma yerim, gecce yatmadan önce genellikle süt içerim.

Aslında koşturmadan dolayı beslenmen aksıyor gibi... Ancak çok da sağlıksız beslenmiyorsun galiba...

- Dikkat etmeye çalışıyorum. Ben dokuz-on yıl vejetaryendim. Hiç et yemedim. Türkiye’ye geldim, et yemeye başladım. Çünkü idare edemediğimi fark ettim. Eskiden onun yerine koyacağım şeyler oluyordu. Mesela Avrupa’da ya da Amerika’da vejetaryenler için mönülerde bir sürü alternatif var. Birkaç defa sette çalışırken kontratıma madde koydurttum, 'Öğlen sebze istiyorum' diye.

Peki, geldi mi?

- Bir süre geldi, sonra aksamaya başladı. Bir defasında da çekimde sonlara doğru bayılmak üzereydim, çünkü vejetaryen diye sürekli peynir ekmek, sandviç geliyordu.


Bütün bu beslenme düzeni içinde genetik mirasın nasıl? Ailede kalp, kanser, tansiyon, şeker vs. var mı?

- Babamın tarafında şeker hastaları var. Ben de risk taşıyorum sanırım. Ama şimdiye kadar kötü bir şey yaşamadım.

Sigara içiyor musun?

- Sigara içmiyorum. Çay, kahve hiç içmem. Bitki çaylarından daha çok yasemin çayı içerim. Normal çayı da ancak yarısına kadar süt koyarsam içebiliyorum.

İngiliz çayı?

- Evet, çünkü ilkokula Pakistan’da başladım. Orası da bir dönem İngiliz sömürgesinde olduğu için çaya alıştım.

Şu anda herhangi bir sağlık sorunun yok sanıyorum.

- Yok, ancak kronik bir yorgunluk sorunu yaşıyorum.

Vitamin alıyor musun?

- Vitamine inanmıyordum. Ama son dönemde sabah bile yorgun kalkınca, B vitamini ve multivitamin almaya karar verdim.

Sıfır beden kadınların bile kilo kaygısı yaşadığı bir dönemdeyiz. Sen de görsel bir iş yapıyorsun. Kilo kaygın oluyor mu zaman zaman?

- Kendimi bildim bileli, 13-14 yaşından beri hep 45 kilodayım. En fazla 47’ye çıkıyorum. Yağ oranına bakınca biraz fazla ince olduğumu söyledi doktorum. 'Kalori yakabilmen için kilo alman gerekir' dedi. Ama alamıyorum.

İştahın nasıl?

- Kendime çok kızarım, ayıp bir şey ama hiçbir zaman tabağımdaki yemeğimi bitirmem. Yanımda yöremde kedi varsa onları beslerim tabağımdakilerle... Genellikle bir şeyler atıştırırım ve doyarım. Bir de uzun sürer benim yemeğim.

46 kilosun, ama sıska diyemeyeceğimiz bir beden yapın var. Yuvarlak hatlara sahip alımla bir genç kadınsın...

- Minyonum. Boyumla orantılı düşünürsek zayıf durmuyorum. Boyum 1.65...

'ISSIZ ADAM'I HENÜZ GÖRMEDİM

Bu koşuşturma içinde beslenmeyi de es geçmemek lazım...

- Evet. Ama en yakın arkadaşım Cemal’in (Hünal) 'Issız Adam' filmini bile daha göremedim. Şimdi buradan çıkacağım, kitabımı bir yayıncıya teslim edeceğim.

Yeni bir şiir kitabı mı?

- Evet, 'Rüzgarlar Kitabı' diye bir kitap. İngilizce-Türkçe basılacak.

Bu arada uykuya vakit ayırabiliyor musun?

- Dengesiz oluyor. Bir iki gün iyi uyuyorum. Sonraki iki gün çok az uyuyorum. Bir düzen ve standart yok.

Peki, sporla aran nasıl?

- Hayatımda hiç jimnastik salonuna gitmedim. Bana çok korkunç geliyor böyle bir düzen. Hayatım zaten çok hareketli.

Kendimi seyrederken egom hiç şişmiyor

Kendini seyrederken ne hissediyorsun?

- Yaptığım iş egoyla ilgili, ama ben kendimi seyrederken zevk almam. Genellikle filmlerimi galada seyrediyorum. Seyrederken de egom şişmiyor. Hep soruyorlar 'Ünlü olmak sizin için nedir?' diye. Ünlü olmak benim için hiçbir şey demek değil.

Herkes gibi zaman zaman çok dolup ağlar mısın?

- Çok kolay 'hayır' diyemem. İnsanlara iyi davranıyorum, onlar için bir şeyler yapıyorum, ama kimse benim iyiliğim için bir şey yapmıyormuş gibi bir psikolojiye giriyorum bazen. Bu çok tehlikeli, yani kendini kurban psikolojisine sokmak... Bazen ağlıyorum da... Hatta bir çizgi filmde bile ağlayabiliyorum.

Peki, Pelin Batu aşkı nasıl yaşıyor? Tutkulu mudur? Aşık olduğunda şiir yazar mı?

- Evet. Tutku olmadan hiçbir şey tam olmaz. Şiire gelince, her zaman yazarım. Not defterim sıradan bir günlük değil zaten... Kimi zaman aklıma gelen dizeleri yazıyorum. Defterlerin sayısı 65’i buldu.

YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: