YERLİLER YERİNE YABANCI DİZİLER!

Ekonomik kriz nedeniyle maliyeti daha düşük programlardan sonra yabancı diziler yerli dizilerin yerini alabilir. Dublajı ise dizi oyuncuları yapabilir.

Magazin

YERLİLER YERİNE YABANCI DİZİLER! NTV'deki Sade Vatandaş programında Türkiye'deki dizi furyası üzerine konuşmalar yaşandı.

Okan Bayülgen, yabancı dizilerin yoğunlukta olduğu dönemi hatırlatarak 'Bizim televizyonlarımız tamamen Amerikan dizilerinin, yabancı dizilerin etkisindeyken o çok fenaydı. Bir anda yerli dizi egemenliğine geçince, Türkiye zaten içine kapalı bir toplum, kendi üzerine devrilmeye hazır bir yapı var. Dolayısıyla kendi içine devrilmek yerine en azından başka ülkelerde ne oluyor, o diziler yararlı diye söylemiyorum, sadece bir bilinç oluşması açısından o dizilerin devam etmesi gerekiyordu' diye konuştu.

Seslendirme sorununun halledilmesiyle yabancı dizilerin daha ekonomik olacağını ifade eden Bayülgen, 'Örneğin CNBC-e'de ve digital platfordaki bir çok kanalda alt yazı yapılıyor. Ancak iyi seslendirme yapılabilir. İyi seslendirme, şöhretli iyi isimlere yaptırılabilir. Dizinin maliyeti çok fazla değil zaten bir tek seslendirme bütçesi olacak' şeklinde bir öneride bulundu.

YABANCI DİZİLERİ ÜNLÜ İSİMLER SESLENDİRECEK

Yerli dizilerin yüksek maliyetli olması ve bir çok popüler oyuncunun 70 bin YTL'ye varan yüksek ücretleri nedeniyle, farklı arayışlara giren kanalların benzeri projelere sıcak bakıp bakmadıkları ileriki zamanlarda ortaya çıkacaktır. Ancak, bu fikrin yavaş yavaş hayata geçtiğinin bir göstergesini de programın konuğu Pelin Akat'ın anlattıklarından görülmekte.

Akat, Show TV'de ünlü isimlerin seslendirdiği yine ünlü bir yabancı dizi ile ilgili projeyi şöyle aktardı:

'Bu sezon başında biz bunu yapmaya çalıştık. İnanılmaz bir cast kurduk. Dizilerde oynayan şöhretli isimlerin hemen hemen hepsini, herkesin izlediği bir televizyon dizisine adapte ettik. Fakat diziyle ilgili bir problem çıktı. Şubat'ta bitiyor ve daha sonrasında Show TV'de yayınlanmaya başlayacak ve müthiş bir cast ile. İlanı bile hazır.'

YARIŞMA PROGRAMLARI YETMEZ

Televizyonculuk açısından kriz dönemlerinde kanalların daha düşük maliyette olduğu için programlara ağırlık vermesini destekleyen Okan Bayülgen, 'Kriz dönemleri şu işe yarıyor; yarışma programları bence halka yaramıyor ama televizyonlara yarıyor. Çünkü televizyonlar programcılığa başlıyorlar. Dizi başka bir şey. Programlar düşük maliyetli ama düşük maliyet işi öğretiyor' diye konuştu.

BBG evinin yayınlandığı süreçte reklam pastasının büyüklüğüne dikkat çeken Pelin Akat ise bazı yarışmaların çok ciddi anlamda reklam veren için tam bir 'kaymak' durumu oluşturduğuna değindi.

REKLAM PASTASINDAN EN BÜYÜK PAY HANGİ İŞE GİDİYOR

Bayülgen, programda en çok reklamı yerli dizilerin aldığı bilgisini verdi. Listenin ikinci sırasında haber bülteni, 3. sırada müzik-eğlence programı, 4. sırada kadın programları ve 5. sırada da yerli sinema varken, yarışmalar ise bu listede 6. sırada yer alıyor.

BU KADAR DİZİ İZLENMESİ BENİ KORKUTUYOR!

Okan Bayülgen, Türk halkının dizilere gösterdiği bu yoğun ilgi için de şu yorumu yaptı:

'Bu beni çok korkutan bir durum! Dizilerin diğer televizyon programlarından daha çok reklam almasının altındaki psikolojik gerçekler. 15 seneyi aşan özel televizyon tarihinde alternatifler çıktıktan sonra da hala seyircinin yeterince eğitimli olmadığını gösteriyor.'

Pelin Akat da Bayülgen'in bu sözlerini destekleyerek şunları söyledi:

'Dünya ölçeğinde böyle bir şey yok. Sadece Türkiye'de böyle bir şey var. Brezilya'da bile böyle bir olay yok. Farklı şeyler denemek, farklı yollar denemek durumundayız. Artık bu dizi dizi inci durumundan kopmak durumundayız. Yarışmalardan ziyade farklı programlar, programcılık yapmak zorundayız. Başka şeyler yapmıyorsan o zaman tematik ol, dizi kanalı ol.'

'EN ÇOK REKLAMIN DİZİ ARASINDA İZLENDİĞİ GERÇEK DEĞİL'

Programın diğer konuğu Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Hülya Uğur Tanrıöver ise yaptığı uzun çalışmalar sonucunda dizi ve reklam ilişkisi ile ilgili olarak şu gerçekleri ortaya koydu:

'Bu benim doktora tezim, Türkiye'deki kadar dizi hiç bir ülkede yok. Reklamcıların şunu anlaması lazım: En çok diziler seyrediliyor dolayısıyla ben reklamımı buraya koyuyorum! Sadece komşu teyzenize, annenizin, kızkardeşinizin evine bakın reklam girdiğinde reklamı izleyen kaç kişi olduğunu gelip bana söyleyin. Tam 10 yıldır diziler üzerine çalışıyorum. Paris'ten Mardin'e kadar çok kesimin evine girdim. Şunu söyleyebilirim ki AGB sadece o saatte kimin düğmesi basılıyı ölçüyor. Yoksa o saatte kim hangi reklamı izledi, hangisi akılda kaldı, akılda kalan reklam satışa dönüştü mü dönüşmedi mi bunların hiçbirisini izlemiyor.

Bu bir matematik değildir. İstatistiksel olarak yapılmış anket çalışmalarında bile reklam başladığı anda içeri gidip çayını demlediği, telefonla konuştuğu, bilgisayarın başına geçtiği vesaireyi gösteriyor. Başka araştırmalar yapılmalı. Dünyanın hiç bir yerinde, bizim aldığımız Hollada dahil olmak üzere ne Amerika'da ne Almanya'da ne Fransa'da, hiç bir yerde medya planlaması sadece ölçümlere dayanılarak yapılmaz.'

Televizyon Gazetesi
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: