Yıldız Asyalı: Black Swan olmak istiyorum.

Asayiş Berkemal dizisinin güzel savcısı Yıldız Asyalı, özel hayatı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Magazin

Yıldız Asyalı: Black Swan olmak istiyorum. Yıldız Asyalı, şimdilerde Asayiş Berkemal dizisinde Savcı Ceyda’yı oynuyor. Genç oyuncu Akşam gazetesine verdiği röportajda aşk hayatından, kariyerine ve hedeflerine kadar birçok şeyi dile getirdi.

DUYGUSALLIĞIMIN ARKASINDA BİR SERTLİK VAR

Savcı Ceyda karakterini oynamak çok güzel bir duygu. Masasına oturunca insanın gerçek hayatta savcı olası geliyor. Öyle bir kuvvet yok, bütün karar sizden çıkıyor, yetki sizde! Ben normalde de Ceyda gibi sertimdir. Dengelemeye çalışıyorum bunu ama küçüklüğümden beri böyleyim. Duygusalımdır, çok hassasımdır ama o hassaslığımın arkasında acayip de bir sertliğim vardır.

RÜŞTÜ ASYALI BABAM DEĞİL USTAMIZDIR

Rüştü Asyalı benim babam değil. Yalan yanlış bilgiler internette dolaşıyor. Rüştü Asyalı’yla hiç tanışmadım. Ama ustamızdır, kızı yok. Benim babam İstanbul Devlet Opera ve Balesi Devlet Sanatçısı Ümit Asyalı’dır. Ekranlarda da bunu söylememe rağmen yazılı basında inatla Rüştü Asyalı’nın kızı diye çıkarttılar.

MOSKOVA’DA MASTER YAPACAĞIM

Müziğe 5 yaşımda İstanbul Devlet Opera ve Balesi Çocuk Korosu’yla başladım, sonra müzikallerde oynamaya devam ettim. Ondan sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın Keman Bölümü’ne girdim. Aynı zamanda müzikal bölümüne gittim ve orada Haldun Dormen ve Faris Akarsu’yla çalıştım. Birçok müzikal projesinde Haldun Dormen’le çalıştıktan sonra 13 yaşımda özel bir kanalın Çocuk Kulübü’ne katıldım. Ondan sonra ‘Eyvah Babam’a başladım. Hep okul vardı hayatımda, en son geçen yıl Haziran’da mezun oldum ama yine okulda gibiyim çünkü öğrenmenin yaşı yok. Setler okul gibidir oyuncular için. Ayrıca yine Moskova’ya gidip orada master yapacağım.

2005 YILINDA ÇEKTİĞİM FİLM YENİ VİZYONA GİRECEK

Tolga Savacı’yla ‘Aşkın Dansı’ adlı sinema filminde oynadık ama vizyona giremedi bir türlü. 2005’ten beri bekliyor. Bir takım sıkıntılar oldu. Yönetmenimiz Sami Güçlü rahatsızlandı, o yüzden vizyona giremedi. Yakında Biray Dalkıran’ın gösterime girecek ‘Meleklerle Yaşamak’ adlı sinema filminde de rol aldım. Ayrıca filmin müziklerini de yine ben yapıyorum. Murat Parasayar’la birkaç sahnemiz var. Hakan Türkşen ve Nur Türkşen’in yapımcılığını üstlendiği filmde ayrıca Gaye Gürsel, Cem Kılıç, Ayşen Gruda, Altan Erkekli, Ferdi Atuner rol alıyor.

SOFT ROCK ALBÜM YAPMAK İSTİYORUM

Menajerimizle anlaşamayınca Grup MP3 ‘ten ayrılmıştım. Babam viyola sanatçısı. Ben profesyonel keman sanatçıyım ama viyola, piyano, gitar da çalıyorum. Biraz babanne ve anneanneden gelen genler çokça yansımış. Beste yapıyorum, şarkı söylüyorum, opera yazıyorum, senfoni yazıyorum, dizi müziği yapıyorum daha ne yapayım? Vakit olursa, soft rock solo albüm yapmak istiyorum. Besteler birikti çünkü patlamak üzere.

4 SENELİK İLİŞKİM YENİ BİTTİ

Aşk insanın hayatında bir kere yaşadığı bir duygudur. Ondan sonra yaşadığı duygular, tabii ki aşk gibi başlar ama sevgiye dönüşür. Eğer ki saygı varsa devam eder, iletişim bozukluğu varsa biter. Ben hayatımda bir kere âşık oldum. Şu anda kimse hayatımda yok. 4 senelik ciddi ilişkim yeni bitti. İnsanın biriyle 4 sene birlikte olması ve sonra bitirme kararı almak, gerçekten zor süreç ama mantıklı olmak gerekir, kuvvetli olmak gerekir, her iki tarafın da sakin olması gerekir.

SANATÇILARIN AŞK HAYATI ZOR

Evlilik hayalim var. Gönlüme göre olsun yeter. Sanatçıların aşk hayatı biraz zor oluyor. Sanatçılar değişkendirler ama benim yüreğim çok iyidir. Görüp görebileceğiniz en iyi insanlardan biriyimdir. Ben mutsuzsam, o zaman kendim gibi davranamayınca karşımdaki de şaşırıyor, onun için de zor oluyor. İki insanın, iletişimi, uyumu, saygısı, sevgisiyle alakalıdır bence ve yürümeyince de yürümüyordur.

BLACK SWAN GİBİ BİR KARAKTER OYNAMAK İSTİYORUM

Geçenlerde sevgili yönetmenim Mustafa Yaşar’a söyledim. Black Swan gibi bir karakter oynamak isterim. Hem problemli, hem içinde sanat olan, psikolojik çalkantılar yaşayan bir karakteri oynamak isterim.

KENDİMLE SAVAŞIR KENDİMLE YARIŞIRIM

Benim kafa yapım biraz farklıdır. Ben kendi hayatımda kendi gelişimime bakarım. Kendimle uğraşırım, kendimle savaşırım, bu yüzden kafama taktığım şeyleri yaparım. Sadece kendimle yarışırım. Ben biraz karakter olarak farklıyımdır. Tek rakibim kendimdir. İşte okulu bitireceğim dedim, kayboldum ve bitirdim. O yüzden oyunculuğa bir süre ara verdim. Kötü magazini sevmem. Tam kararları şu an net olarak alabiliyorum.

SARAH BRIGHTMAN BANA UĞURLU GELDİ

12 yaşımda Sarah Brightman ile aynı sahneyi paylaştım. O konserden sonra televizyona geçiş yapabildim. Haldun Dormen, beni o zamanlar Kanal D’nin genel müdürü olan Faruk Bayhan’a götürdü. Faruk Bayhan beni ben yapan insandır. Ardından Ayten Gökçer ve rahmetli Suna Pekuysal’ın da yer aldığı ve Halit Ergenç’in sunduğu ‘Müzikallere Selam’ gecesinde ‘Sefiller’ müzikalinden bir şarkı söylemiştim. O konserin ertesi günü bir kanala çağırdılar. Açıkçası Sarah Brightman bana uğurlu geldi.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: