ZEYNEP BEŞERLER'İN EVLİLİK HAYALİ!

Kenan İmirzalıoğlu'yla altı yıllık ilişkisinin ardından, hakkında Saadettin Saran'la evleneceği haberleri çıkan Zeynep Beşerler, "Artık evlenip çocuk doğurmam şart," diyor. Ama bu planı Saran'la değil gibi görünüyor

Magazin

ZEYNEP BEŞERLER'İN EVLİLİK HAYALİ! Genelleme yapmak doğru olmaz belki ama "İzleyici karşısına çıkan herkesin egoyla bir derdi var," diye düşünürüm ben. İstisnalar kaideyi bozmuyorsa Zeynep Beşerler kesinlikle bir istisna. İçinde star ışığı olup, çok güzel olup, bir de ekrana çıkınca insan Zeynep'te başka hırslar, yüksek egolar var zannedebilir, ama yok. Zeynep göründüğünden de normal, kendini anlattığından da samimi. Altı yıllık ilişkisinin ardından aşk acısını atlatmış, yoluna devam etmeye çalışıyor. Kompleks yapmıyor, "Bundan sonra işimle varım," demek yerine "Benim hayalim bir çocuk, evlenmek şart!" diyor ama bu planı Saadettin Saran'la değil gibi görünüyor.

- Oyunculuğa iyiden iyiye alıştınız, kaç sene oldu başlayalı?
- Reklamlarla dokuz sene, diziyle sekiz sene oldu ben başlayalı.

- Bir süre ara verdiniz oyunculuğa, hayatınızda Kenan İmirzalıoğlu olduğu için değil mi?
- Evet, iki sene ara verdim.

- O dönemde 'Önceliğim aile,' diyordunuz, şimdi artık işiniz daha mı ön planda?
- Hâlâ önceliğim aile. O konuda değişen bir şey yok yani. Bir gün çocuğum olursa, önceliğim kesinlikle çocuk olur, iş değil.

- Yani eski ilişkinizdeki hayal kırıklığınız, sizin bu işlere inancınızı azaltmadı öyle mi?
- Hem de hiç. Yani zaten büyük bir hayal kırıklığım yok. O iş yaşandı ve bitti. Ben bu konularda değişmedim tabii ki. Benim için öncelik her zaman aileydi zaten.

- Yine 'İşimi bırakırım,' der misiniz?
- Gerekiyorsa bırakırım. Bırakmam gerekmiyorsa da bu tempoda çalışmam. Bir yan karakteri oynarım, haftanın iki-üç günü çalışırım, çoluğuma çocuğuma vakit ayırırım.

- 'Çocuk yapma yaşım geçiyor,' kaygısı mı var?
- Düşündürüyor bu beni. Bak sana, aynı yaştayız kaç tane çocuğun var. Ben ne ara yapacağım o çocuğu bilmiyorum işte. İlk başta evlenmek şart. İnşallah yakın zamanda olur.

- Var mı adaylarınız?
- Yok, olsa keşke.

- Yine kendi sektörünüzden biriyle birlikte olur musunuz?
- Çok istemem açıkçası. Yattığın saat belli değil, kalktığın saat belli değil, haftanın kaç günü çalıştığın belli değil, bayram yok seyran yok, çok zor bir iş yapıyoruz. Bu sektörden olan biriyle saatlerini uydurup denk düşürmen çok zor. Bir de daha çok göz önünde olduğun için, çok daha fazla yıpratılıyorsun. Ama kim bilir tabii, kader.
#Sayfa#
Yeni çağın Serpil Çakmaklı'sıyım
- Yeni bir filminiz Şov Bizınıs, vizyona giriyor, biraz anlatır mısınız?
- Film Unkapanı'nda geçiyor, buraya gelip plak çıkartmak isteyen bir gencin hikayesi. Bir taraftan klasik bir Yeşilçam filmi, bir taraftan alışılmadık öğeleri var. Komik bir iş oldu.

- Sizin rolünüz nedir, siz de parlamaya çalışan sanatçı mısınız?
- Yok ben sahtekar plakçının metresiyim. Bu oynadığım filmlerden çok bambaşka, hiç böyle bir tip canlandırmamıştım. Kafasında 1970'lerden kalma bir peruk, takma tırnakları, kocaman kelebek toka filan... Yeni çağın Serpil Çakmaklı'sıyım. Bayıldım ben karakterime.

- Kimlerle oynadınız?
- Önder Açıkbaş, Cem Kılıç, Müslüm Gürses, bayağı eğlenceli bir kadro anlayacağınız.

- Yoksa Müslüm Gürses'in metresi misiniz?
- Hayır, Önder'in metresiyim ben. Müslüm Baba mafya babasını oynuyor.

İlişkimizi işimiz bitirdi
- Geçtiğimiz günlerde Kenan İmirzalıoğlu'yla karşılaştınız ve konuştunuz, zor muydu karşılaşmak?
- Yok, daha önce de karşılaşmıştık biz. Bu bizim ilk karşılaşmamız değil, sadece insanlar ilk defa gördü. Zor değildi, doğru olan bizim yaptığımız. Altı sene birlikte yaşadığın, her anını birlikte geçirdiğin bir insanı gördüğünde köşe bucak kaçmak mıdır doğru olan? Tabii ki medeni bir şekilde sohbet ettik.

- Canınızı acıtmıyor mu hakikaten?
- Yoo, niye acıtsın ki? Bitmiş bir şeyden bahsediyoruz.

- Bildiğimiz magazin ayrılıklarının aksine sizin ayrılığınızda üçüncü bir kişini adı geçmedi. Altı yıllık ilişkinin bitmesinin nedeni evlenme meselesi miydi?
- Hiç öyle bir şey değildi. Artık yürütemiyorduk.

- Neydi yürümeyen?
- Yaptığımız işle birlikte artık çok yıpranmıştık. Bin tane şey sayabilirsin bunun içinde. Birbirimizi daha çok hırpalamanın da bir anlamı yoktu.

- Aşkınız bitmiş miydi?
- Bir şeyler bitiyor ki böyle bir karar alıyorsun yani.

- Karşılıklı bir karar mıydı yoksa tek taraflı mıydı?
- Tabii tabii, karşılıklıydı her şey.

Kenan'la bir daha olmaz
Kenan İmirzalıoğlu'nun yeni sevgilisini size çok benzetiyorlar, sizi unutamadığı için mi böyle bir tercih yapmıştır sizce?
- Yok canım değildir, denk gelmiştir. İnsan insana benzer, ne diyeyim.

- Ayrılığınızın ilk dönemlerinde hayal kırıklıklarınızı, üzüntülerinizi anlatan ropörtajlar vermiştiniz. Eski ilişkiniz erkeklere olan inancınızı zedeledi mi?
- Hiç öyle bir şey yok. Herkes farklıdır, neden bir kişiye yorayım, hayatı genelleyeyim. Biz bir ilişki yaşadık ve bitti, bu benim hayata bakışımı değiştirmedi.

- Bugün gelse, geri alır mısınız onu?
- Olmaz artık, üzerinden bir sene geçmiş, köprünün altından çok sular akmış.

- Karşılaşınca sohbet ediyorsunuz, peki telefonlaşıyor musunuz? Kontağınız hâlâ devam ediyor mu?
- Yok canım, o kadar da abartılı değil medeniyetimiz.

- Onun kız arkadaşıyla tanıştınız mı?
- Yok, görmedim bile.

- Saadettin Saran'la evlilik haberleriniz çıktı, gerçeklik payı nedir?
- Hiç yok. Yalan dolan.

- Bu haberler Kenan İmirzalıoğlu'nun canını yakmış mıdır sizce?
- Zannetmiyorum. Herkesle her gün haberim çıkıyor, biz alışkınız bunlara.
#Sayfa#
Saran'la boks maçında tanıştık
- Hülya Avşar'ın 'Şutlandım,' dediği bir adamla evlilik haberlerinizin çıkması gururunuzu okşadı mı?
- Yoo, ben böyle şeylere takılmıyorum. Hepimiz için neler söyleniyor, ben işin bu kısımlarında değilim.

- Saadettin Saran'la hiç birlikte olmadınız mı?
- Hayır, ne münasebet.

- Tanışıyorsunuz ama değil mi?
- Evet, bir boks maçında tanıştık.

- Etkilendiniz mi? Söylerseniz belki gelir.
- Bunu söylemeyeceğim, kim gelmek istiyorsa buyursun gelsin.

Erkeğin içine bakmalı, dışına değil...
- Türkiye'nin en yakışıklı erkekleriyle birlikte anılıyor adınız, 'Demek ki ben de güzelmişim,' diyor musunuz?
- Onlar öyle denk gelmiş, gurur duyacak bir durum değil ki bu.

- Yakışıklı erkekle beraber olmak ne kadar önemli?
- İlk bakışta önemli. Eve girip pijama giyen her erkek aynı sonunda.

- 'Kenan İmirzalıoğlu'yla birlikte olmak,' diye birşey yok mu yani?
- Yok, o da benimle birlikteydi hatırlatırım. Erkeğin içine bakacaksın, dışına değil. Bir insanla çok yakışıklı diye altı sene birlikte olamazsın. Bir yerden sonra 'Bu ne be?' dersin.

- Neydi peki sizin onda bulduğunuz?
- Çok iyi dosttuk biz. En önemli şey bu bence zaten.

- Hayatınızın en büyük aşkı mıydı?
- E yani, evet.
#Sayfa#
Erkeğin gözüne ve gülüşüne bakarım
- Siz bir erkekte ne ararsınız?
- Ben her şeyden önce huzur arıyorum. Benim için en önemli şey huzur. Gözün arkada kalmamalı, 'Ne yapıyor?' diye.

- Anne-babanızın ilişkisi böyle mi?
- Evet, 35 sene oldu, hâlâ birbirlerinden ayrı hiçbir şey yapmazlar.

- Türk kadınları, erkeğin ilk kalçasına bakıyormuş. Siz neye bakarsınız?
- Ben ilk gözüne ve gülüşüne bakarım. Güzel gülen erkek seksidir bence.
- Aileniz ilişkinize onay veriyor muydu? Tanıştırmış mıydınız Kenan İmirzalıoğlu ile?
- Evet, beni destekler ailem.

- Saadettin Saran'ı destekliyorlar mıydı?
- Onunla bir şey olmadı ki onay versinler. Her gazetede adım çıkan insanla ilişkim olmuyor inanın. Saadettin Saran, Berk Oktay masa başında yapılmış haberlerdir, benimle hiçbir alakaları olmadı.

BÜYÜK ERKEK MANTIKLI
- Yeniden âşık olmak istiyor musunuz?
- Tabii. Hayat âşık olunca daha bir enteresan oluyor.

- Kendinizden yaşça büyük erkeklerle birlikte olur musunuz?
- Evet, zaten öylesi daha mantıklı. Çünkü erkek seninle yaşıt olunca ilişki kuramıyorsunuz. Erkekler geç olgunlaşıyor ya, nedeni bu olabilir.

- Öncelikli hedefiniz aile kurmak, nerede arıyorsunuz bay doğruyu?
- Aramıyorum, aramakla bulunmuyor onlar, o beni bulur nasıl olsa diye düşünüyorum.

- Var mı peşinizde çok erkek?
- Ne bileyim, öyle peşime takılanlarla çok ilgilenmiyorum.

- Sizce havada kapılması gereken bir kız mısınız?
- O kadar da değil, benim gibi bir sürü vardır herhalde.

- Siz nasıl bir sevgilisiziniz?
- İşte o konuda hiçbir fikrim yok. İyi bir sevgili miyim, bilmiyorum.

Ellerim ayaklarım kocaman
- Kendinizi oyunculuk adına nasıl geliştiriyorsunuz?
- Gözlem yapıyorum, bir de çok kitap okuyorum. Şu aralar gotik romantik romanlara sarmış durumdayım.
- Kendinizi güzel buluyor musunuz?
- Yok, öyle aşırı bir güzelliğim yok. 'Aman ne güzelim,' diye dolanmıyorum ortalıkta.

- En çok nerenizi beğenirsiniz?
- Herhalde gözlerimi.

- Beğenmediğiniz yerleriniz?
- Ellerime baksana kocaman, ayaklarım da kocaman. Bin tane kusur sayabilirim kendimle ilgili.

Genelleme yapmak doğru olmaz belki ama "İzleyici karşısına çıkan herkesin egoyla bir derdi var," diye düşünürüm ben. İstisnalar kaideyi bozmuyorsa Zeynep Beşerler kesinlikle bir istisna. İçinde star ışığı olup, çok güzel olup, bir de ekrana çıkınca insan Zeynep'te başka hırslar, yüksek egolar var zannedebilir, ama yok. Zeynep göründüğünden de normal, kendini anlattığından da samimi. Altı yıllık ilişkisinin ardından aşk acısını atlatmış, yoluna devam etmeye çalışıyor. Kompleks yapmıyor, "Bundan sonra işimle varım," demek yerine "Benim hayalim bir çocuk, evlenmek şart!" diyor ama bu planı Saadettin Saran'la değil gibi görünüyor.

- Oyunculuğa iyiden iyiye alıştınız, kaç sene oldu başlayalı?
- Reklamlarla dokuz sene, diziyle sekiz sene oldu ben başlayalı.

- Bir süre ara verdiniz oyunculuğa, hayatınızda Kenan İmirzalıoğlu olduğu için değil mi?
- Evet, iki sene ara verdim.

- O dönemde 'Önceliğim aile,' diyordunuz, şimdi artık işiniz daha mı ön planda?
- Hâlâ önceliğim aile. O konuda değişen bir şey yok yani. Bir gün çocuğum olursa, önceliğim kesinlikle çocuk olur, iş değil.

- Yani eski ilişkinizdeki hayal kırıklığınız, sizin bu işlere inancınızı azaltmadı öyle mi?
- Hem de hiç. Yani zaten büyük bir hayal kırıklığım yok. O iş yaşandı ve bitti. Ben bu konularda değişmedim tabii ki. Benim için öncelik her zaman aileydi zaten.

- Yine 'İşimi bırakırım,' der misiniz?
- Gerekiyorsa bırakırım. Bırakmam gerekmiyorsa da bu tempoda çalışmam. Bir yan karakteri oynarım, haftanın iki-üç günü çalışırım, çoluğuma çocuğuma vakit ayırırım.

- 'Çocuk yapma yaşım geçiyor,' kaygısı mı var?
- Düşündürüyor bu beni. Bak sana, aynı yaştayız kaç tane çocuğun var. Ben ne ara yapacağım o çocuğu bilmiyorum işte. İlk başta evlenmek şart. İnşallah yakın zamanda olur.

- Var mı adaylarınız?
- Yok, olsa keşke.

- Yine kendi sektörünüzden biriyle birlikte olur musunuz?
- Çok istemem açıkçası. Yattığın saat belli değil, kalktığın saat belli değil, haftanın kaç günü çalıştığın belli değil, bayram yok seyran yok, çok zor bir iş yapıyoruz. Bu sektörden olan biriyle saatlerini uydurup denk düşürmen çok zor. Bir de daha çok göz önünde olduğun için, çok daha fazla yıpratılıyorsun. Ama kim bilir tabii, kader.



Yeni çağın Serpil Çakmaklı'sıyım
- Yeni bir filminiz Şov Bizınıs, vizyona giriyor, biraz anlatır mısınız?
- Film Unkapanı'nda geçiyor, buraya gelip plak çıkartmak isteyen bir gencin hikayesi. Bir taraftan klasik bir Yeşilçam filmi, bir taraftan alışılmadık öğeleri var. Komik bir iş oldu.

- Sizin rolünüz nedir, siz de parlamaya çalışan sanatçı mısınız?
- Yok ben sahtekar plakçının metresiyim. Bu oynadığım filmlerden çok bambaşka, hiç böyle bir tip canlandırmamıştım. Kafasında 1970'lerden kalma bir peruk, takma tırnakları, kocaman kelebek toka filan... Yeni çağın Serpil Çakmaklı'sıyım. Bayıldım ben karakterime.

- Kimlerle oynadınız?
- Önder Açıkbaş, Cem Kılıç, Müslüm Gürses, bayağı eğlenceli bir kadro anlayacağınız.

- Yoksa Müslüm Gürses'in metresi misiniz?
- Hayır, Önder'in metresiyim ben. Müslüm Baba mafya babasını oynuyor.

İlişkimizi işimiz bitirdi
- Geçtiğimiz günlerde Kenan İmirzalıoğlu'yla karşılaştınız ve konuştunuz, zor muydu karşılaşmak?
- Yok, daha önce de karşılaşmıştık biz. Bu bizim ilk karşılaşmamız değil, sadece insanlar ilk defa gördü. Zor değildi, doğru olan bizim yaptığımız. Altı sene birlikte yaşadığın, her anını birlikte geçirdiğin bir insanı gördüğünde köşe bucak kaçmak mıdır doğru olan? Tabii ki medeni bir şekilde sohbet ettik.

- Canınızı acıtmıyor mu hakikaten?
- Yoo, niye acıtsın ki? Bitmiş bir şeyden bahsediyoruz.

- Bildiğimiz magazin ayrılıklarının aksine sizin ayrılığınızda üçüncü bir kişini adı geçmedi. Altı yıllık ilişkinin bitmesinin nedeni evlenme meselesi miydi?
- Hiç öyle bir şey değildi. Artık yürütemiyorduk.

- Neydi yürümeyen?
- Yaptığımız işle birlikte artık çok yıpranmıştık. Bin tane şey sayabilirsin bunun içinde. Birbirimizi daha çok hırpalamanın da bir anlamı yoktu.

- Aşkınız bitmiş miydi?
- Bir şeyler bitiyor ki böyle bir karar alıyorsun yani.

- Karşılıklı bir karar mıydı yoksa tek taraflı mıydı?
- Tabii tabii, karşılıklıydı her şey.

Kenan'la bir daha olmaz
Kenan İmirzalıoğlu'nun yeni sevgilisini size çok benzetiyorlar, sizi unutamadığı için mi böyle bir tercih yapmıştır sizce?
- Yok canım değildir, denk gelmiştir. İnsan insana benzer, ne diyeyim.

- Ayrılığınızın ilk dönemlerinde hayal kırıklıklarınızı, üzüntülerinizi anlatan ropörtajlar vermiştiniz. Eski ilişkiniz erkeklere olan inancınızı zedeledi mi?
- Hiç öyle bir şey yok. Herkes farklıdır, neden bir kişiye yorayım, hayatı genelleyeyim. Biz bir ilişki yaşadık ve bitti, bu benim hayata bakışımı değiştirmedi.

- Bugün gelse, geri alır mısınız onu?
- Olmaz artık, üzerinden bir sene geçmiş, köprünün altından çok sular akmış.

- Karşılaşınca sohbet ediyorsunuz, peki telefonlaşıyor musunuz? Kontağınız hâlâ devam ediyor mu?
- Yok canım, o kadar da abartılı değil medeniyetimiz.

- Onun kız arkadaşıyla tanıştınız mı?
- Yok, görmedim bile.

Erkeğin gözüne ve gülüşüne bakarım
- Siz bir erkekte ne ararsınız?
- Ben her şeyden önce huzur arıyorum. Benim için en önemli şey huzur. Gözün arkada kalmamalı, 'Ne yapıyor?' diye.

- Anne-babanızın ilişkisi böyle mi?
- Evet, 35 sene oldu, hâlâ birbirlerinden ayrı hiçbir şey yapmazlar.

- Türk kadınları, erkeğin ilk kalçasına bakıyormuş. Siz neye bakarsınız?
- Ben ilk gözüne ve gülüşüne bakarım. Güzel gülen erkek seksidir bence.
- Aileniz ilişkinize onay veriyor muydu? Tanıştırmış mıydınız Kenan İmirzalıoğlu ile?
- Evet, beni destekler ailem.

- Saadettin Saran'ı destekliyorlar mıydı?
- Onunla bir şey olmadı ki onay versinler. Her gazetede adım çıkan insanla ilişkim olmuyor inanın. Saadettin Saran, Berk Oktay masa başında yapılmış haberlerdir, benimle hiçbir alakaları olmadı.

BÜYÜK ERKEK MANTIKLI
- Yeniden âşık olmak istiyor musunuz?
- Tabii. Hayat âşık olunca daha bir enteresan oluyor.

- Kendinizden yaşça büyük erkeklerle birlikte olur musunuz?
- Evet, zaten öylesi daha mantıklı. Çünkü erkek seninle yaşıt olunca ilişki kuramıyorsunuz. Erkekler geç olgunlaşıyor ya, nedeni bu olabilir.

- Öncelikli hedefiniz aile kurmak, nerede arıyorsunuz bay doğruyu?
- Aramıyorum, aramakla bulunmuyor onlar, o beni bulur nasıl olsa diye düşünüyorum.

- Var mı peşinizde çok erkek?
- Ne bileyim, öyle peşime takılanlarla çok ilgilenmiyorum.

- Sizce havada kapılması gereken bir kız mısınız?
- O kadar da değil, benim gibi bir sürü vardır herhalde.

- Siz nasıl bir sevgilisiziniz?
- İşte o konuda hiçbir fikrim yok. İyi bir sevgili miyim, bilmiyorum.

Ellerim ayaklarım kocaman
- Kendinizi oyunculuk adına nasıl geliştiriyorsunuz?
- Gözlem yapıyorum, bir de çok kitap okuyorum. Şu aralar gotik romantik romanlara sarmış durumdayım.
- Kendinizi güzel buluyor musunuz?
- Yok, öyle aşırı bir güzelliğim yok. 'Aman ne güzelim,' diye dolanmıyorum ortalıkta.

- En çok nerenizi beğenirsiniz?
- Herhalde gözlerimi.

- Beğenmediğiniz yerleriniz?
- Ellerime baksana kocaman, ayaklarım da kocaman. Bin tane kusur sayabilirim kendimle ilgili.

Sabah

Bunlarda ilginizi çekebilir: