Boğazın Ütopyası: Tapasuma

“Pedro karısının kıskançlığını uyandırmaktan pek hoşnut değildi elbette. Yine de ilk lokmayı ağzına atar atmaz gözlerini kapayıp gerçek bir şehvet duygusuyla haykırdı : İşte Tanrıların ağzına layık bir yemek!” Laura Esquivel..

ART OF FOOD


Dünyanın en güzel şehrinin İstanbul olduğunu hep söylerim, ama gelin bir de İstanbul’a Tapasuma’dan bakın! Deniz ayaklarınızın altında çarşaf gibi serilmişken, boğazın serin suları kıyılara vuruyor; bir yanınızda tarihi yarım ada, kucağınızda köprü.. Burada İstanbul’a neden aşık olduğunuzu hatırlıyorsunuz. Aşıksınız çünkü buram buram tarih kokuyor bu harika şehir, iki yakanın rüzgarı burada birleşiyor, tüm ihtişamına rağmen suları sessizce akıp gidiyor gözünüzün önünde; doğuyla batıyı olabilecek en estetik şekilde birleştiriyor bu mistik şehir..


Tapa, şişe ağzını mantar, cam ile tıkamak, kapatmak, tıpa anlamına geliyor. Suma ise kuru ve yaş üzüm ispirtosunun, anason tohumu ile ikinci defa damıtılmasından elde edilen damıtık içki, kuru veya yaş üzümden ilk çekilen distilat, rakının özü anlamına geliyor; Sumayı ham rakı olarak kabul edebiliriz.Tapasuma’nın isminin hikayesi binanın tarihini yaşatmak adına seçilmiş..Bina, 19. yüzyıl Osmanlı sanayi mimarisinin son örneklerinden biri olan ve Guardian gazetesinin İstanbul'un en güzel konumlarından biri olarak seçtiği tarihi suma fabrikası binası; yapısı ve mimari dokusu bozulmadan korunuyor. İçeri girer girmez sofistike dokusunu hissediyor, tüm benliğinizi bu dokuya adıyorsunuz. Mekana giriş için iki seçeneğiniz var; Avrupa Yakası’ndan gelen misafirleri için Suada İskelesi’nde tekne hizmetleri mevcut, buradan direk mekana giriş yapabiliyorsunuz; ya da üst kattan normal cadde girişi var. Hangi kapıdan girerseniz girin, bir anda her şeyden soyutlanıyorsunuz ve mekanın kusursuz hissiyatıyla bürünüyorsunuz.



Sumahan on the Water Hotel Genel Müdürü Tuba Tekeli ruhu son derece nazik, zarif ve oldukça güler yüzlü biri; Tapasuma’yı anlatırken gözleri mekanı gibi parıl parıl; buranın özel bir yer olduğunu Tuba Hanım’ı ilk gördüğünüz anda anlıyorsunuz. “Aile kıvamına gelmiş, otel ve restoran birlikte olmak üzere 60 kişilik bir ekibiz.” diyor, gözlerinde Tapasuma kalitesinin verdiği bir gurur var. Ne kadar gurur duysa az; İstanbul’un eşsiz konumlarından birini, oldukça başarılı bir şekilde değerlendirmeyi başarmış. Gecce Mekan Oscarları’nı baş köşede sergiliyorlar; “En İyi Boğaz Anadolu” ödülümüzün emin ellerde olduğunu görmek beni de onurlandırıyor.. 25 – 75 yaş aralığında geniş bir müşteri kitlesi var Tapasuma’nın. Misafirlerde bağımlılık yapan, saygın bir mekan. Oldukça geniş bir mönüye sahipler; Türk ve Akdeniz mutfağının en güzel örnekleri, tapaslar, mevsimlik balıklar.. Tüm bu lezzetler en modernize edilmiş halleriyle Tapasuma’da mevcut.



Tapasuma lezzetlerine gelecek olursak, burada sadece yemek yapılıyor dersem çok büyük bir haksızlık etmiş olurum; burada tam anlamıyla tabağınızda duran her şey sanat eseri kıvamında; eşsiz, kusursuz, özen ve emek dolu.. Baş Aşçı Gökay Çakıroğlu yemek yapmanın müzikal gibi olduğunu düşünen, mesleğine aşık ve kendini tamamen kaliteye adamış bir profesyonel. Tapasuma mutfağını işte şu kelimelerle anlatıyor ; “Mutfağımız bir masal dünyası; bir varmış bir yokmuş ile başlıyorsunuz. Kendinizi tamamen bu işe adıyorsunuz ve sonuçları izliyorsunuz.”. Mutfağın son derece ufku açık durumda, kuralları yıkıyorlar, farklı lezzetler deniyorlar ve son derece başarılı oluyorlar. Masanıza gelen her tabakta anlıyorsunuz ki; gerçekten Tapasuma mutfağında çalışanlar birer sanatçı ve her lokmanız bir sanat eseri. Lezzet konusunda harika uyumu yakalamayı efsanevi bir şekilde yakalamışlar, sunumlar ise sonuna kadar sanat; kısacası her açıdan önünüzde keyfi çok uzun sürecek bir tabak duruyor. Mutfakta dinginlik hakim, herkes işini huzur dolu bir ortamda yapıyor ve bu huzur her lokmanızda sizi etkilemeyi başarıyor. Çatalınızda duran her lezzet, içerde çok büyük özveri çalışmalarından sonra çıktı; buna emin olabilirsiniz.

Masaya ilk olarak Serpme Meze Tabağı geliyor; tabağın içinde harika lezzetler karşımda duruyor; Kuzu Gerdan Rulosu, Kabak Çiçeği Dolması ve Levrek Marine. İçlerinden en beğendiğim kesinlikle Kabak Çiçeği Dolması.. Daha önce yemediğim bir meze çeşidiydi, ama ufak bir tadımla favori listeme girmeyi başarmış durumda. Ardından görüntüsüyle ismi oldukça bağdaştırabileceğiniz bir başka lezzet geliyor; Somon Paket. Somon severler için kesinlikle denenmesi gerekiyor; tadı kadar sunumu da oldukça özenli.


Tapasuma’da size şiddetle önermek istediğim iki lezzet var. Bunlardan biri Kıbbe yani İçli Köfte; daha servis edilmeden mutfaktan çıkışına şahit olduğum Kıbbe, daha masaya servis edilmeden bana göz kırpmaya başladı. Görüntüsünden tadına aşık olacağımı hissettim. Gökay Bey’den daha sonra bu lezzetin tamamen el yapımı olduğunu öğrendim. Denemelisiniz, bu lezzeti ve sunumu kelimelerle anlatamam..


Aklımdan bir türlü çıkaramadığım ikinci lezzet ise Kuzu İncik; kendisi Tapasuma’nın en beğenilen ve en meşhur yemeği. Gerçekten Kuzu İncik bu ünvanın hakkını veriyor, resmen ruha dokunur bir tat alıyorsunuz..


Tapasuma balık konusunda da oldukça iddialı; özel bir balıkçıları var ve en taze, en güzel balıkları seçip Tapasuma için ayırıyor. Tüm bu seçilmiş balıklar, mutfakta masalsı yolculuğunu tamamlayıp misafirlerine servis ediliyor. Deniz Börülceli Salata ve Fava eşliğinde sunulan Izgara Ahtapot alışılmış lezzetin modern dokunuşlarla birleştirilmiş hali. Pazı Yaprağında Izgara Levrek ise ilk görüşte aşka inandıran bir sunum ile geliyor önünüze, lezzeti de aynı şekilde..


Tadımlarda en sevdiğim kapanış anlarıdır; şahsen sadece tatlı ile beslenebilen bir insanım. Kimisi tatlıya ya çok düşkündür, ya da hiç arası yoktur; ortayı bulana pek rastlamadım. İşte benim için tatlı, olmazsa olmazdır. Gittiğim her yerde özellikle Sufle denemeyi çok severim, birkaç başarılı deneyimim olmuştu; fakat Tapasuma’da Sufle bambaşka..Bu keyfi gidip yerinde yaşamanız gerektiğini düşünüyorum, sadece hala kelimelere sığdıramayacağım kadar etkisi altında olduğumu söylemek istiyorum.


İşte Tapasuma’nın masalsı İstanbul manzarası eşliğinde; zarif sahibi, kusursuz çalışanları ve sanatsal lezzetleriyle gerçekleşen unutulmaz ziyaretim..


Tapasuma’yı, İstanbul’a bu zarif dokunuşu için tebrik ediyorum..

Her anı unutulmazdı!

Hayatınızın her anını unutulmaz kılmanız dileğiyle..

Sedef Türker

Bunlarda ilginizi çekebilir: