Et, ismini ustasından alıyor: Beyti Restaurant

Aforizmalar'ın en etkileyicisi benim için; "Nereye gidersem gideyim, benden önce bir şairin oraya gittiğini görüyorum.", Freud'a bu noktada tamamen katılıyorum. Bazen önümde açılan kapılardan, daha önce kimlerin geçip girdiğini merak ediyorum ve bazı yerlere benden önce bir şairin gitmemiş olması gerçekten imkansız geliyor. Beyti bunlardan biri...

ART OF FOOD


İstanbul'un en şahsına münhasır, en 'beyefendi' semti benim için Florya'dır. Düzeni başkadır, huzuru ayrı. Kendi yarattığı bir dünyası vardır. Şehrin kalabalığından uzak kalsa bile, kendi kalabalığını oluşturmuştur. Alçak katlı evleri, ara sokakları ve nezih sakinleriyle Florya'da olmak bana huzur verir.

Florya lezzet açısından da oldukça zengin bir bölgedir. Özellikle et ziyafeti çekmek istiyorsanız, İstanbul'un en lezzetli etleri bu semtte buluşmuş durumdadır. Ama biri var ki; ismini anarken bile önünde saygıyla eğilmek isterim: Beyti.


1945'lerde Küçükçekmece'de mütevazi bir mekanda can bulmuş Beyti, bugünlerde ise Florya'da 450 kişilik görkemli bir restoran haline gelmiş. Bu başarının mimarı ise, Türkiye'de belki de ilk defa ete ismini veren ilk usta Beyti Güler. 4 masa ve 16 sandalye ile başlayan bu lezzet serüveni, günümüzde bir çok kral, başbakan, film yıldızı ve dünya sosyetesini ağırlamaya devam etmektedir. Tüm misafirlerini, ayırt etmeksizin, özel bir ilgi ve saygı ile ağırlayan Beyti, tarihi, yaşanmışlıkları ve anılarıyla sizi büyülü bir ortama sokuyor.


Adım adım Beyti..

Florya Orman Sokak'ta, inşaatı tam 11 yıl süren, heybetiyle sizi etkileyen bir binada rastlıyorsunuz Beyti'ye. Beyti Güler ve annesi bu binayı ilk olarak, dede konağından esinlenerek yağlı kağıdın üzerine çizmişler. Daha sonra inşaat, mimari derken bina bugünkü haline kavuşmuş.

İlk adımda etkisi altına giriyorsunuz. Girişte Beyti'nin restoran olarak ve Beyti Güler'in şahsi olarak aldığı bir çok ödülü görüyorsunuz. Bu kısmı ilk gördüğümde şaşkınlığımı gizleyememiştim. Bu başarı sadece ülke sınırlarında da kalmamış. Dünyanın dört bir yanından topladığı ödüller, sertifikalar, madalyalar.. Neler neler.. Tüm duvarlar fotoğraflarla kaplı durumda; Beyti Güler'in ağzından ödüllerin ve fotoğrafların bir çoğunun hikayesini dinlediğimden beri Beyti benim için tüm et restoranlarından bambaşka bir yere konumlandı. En içten duygularımla söyleyebilirim ki; ülkemizde et konusunda başarılı bir çok isim var fakat Beyti tüm bu isimlerin tartışmasız atası ve öncüsüdür.




Her an işinin başında: Beyti Güler

Beyti Güler, ilkokulu İstanbul’da okumuş. Daha sonra Sultanahmed Erkek Sanat Okulu’nu bitiren Güler, liseden sonra babasının bakkal dükkanında ve fırında çalışmış ve 1945 yılında restoran işletmeciliğine başlamış. Senelerdir kendini Beyti'ye adamış. Günün neredeyse tamamını istisnasız bir şekilde mekanda geçiriyor, misafirleriyle birebir kendisi de ilgileniyor. Güler'in mekana verdiği bu özveri ve emeği her anınızda hissedeceksiniz..

Bana göre Beyti Güler'in sektörde bambaşka bir tahtı var. Kim olursanız olun, ondan öğreneceğiniz çok şey var. Beyefendiliği ile etkisine girmemek imkansız. Yaşanmışlıkları, bunca zaman birikmiş anıları, anları, tecrübeleri.. Gözlerinde emeğin, fedakarlığın ve özenin oluşturduğu bir başarının haklı gururu ve geçen yılların mutluluğunu görüyorsunuz. Bu kadar başarıya rağmen son derece mütevazi bir duruşla karşınızda size gülümsüyor.. Yüzünde huzur hiç eksik olmuyor.. Konuşması, seçtiği kelimeleri, yürüyüşü, kısacası tümüyle örnek alınması gereken bir usta Beyti Güler..


Kasabı ile dost..

Beyti'de ilk amaç, et. Etler özel olarak seçiliyor, özel yöntemlerle dinlendirilip terbiye ediliyor, kömür ateşinde özenli bir şekilde pişiriliyor. Dondurulmuş ürün kesinikle kullanılmıyor. Her şeyin ustası ayrı. Izgara sürekli özel yöntemlerle temizleniyor. Kısacası lezzet, hijyen ve sağlık ile ilgili en ufak bir şüpheniz kalmıyor.

Beyti Güler'in de dediği gibi bu işte, kasabınız ile dost olmanız gerekiyor. Lezzetlerin en iyisini ve tazesini, kasapları ile dost olarak seçmişe benziyorlar.

Beyti Güler'in bir sözü daha var; "Ete sos eklerseniz nefasetini kaybeder." Bu sebepten Beyti'de her lokmanın tam anlamıyla tadını alıyorsunuz. Ne bir eksik ne bir fazla; her şey olması gerektiği gibi, doğal ve gerçek tadıyla damaklarda buluşuyor..


Destansı lezzet

Beyti'de kendini işine adamış ustalar, güler yüzlü ve saygıda kusursuz bir ekip, lezzetlerle birleşince tam anlamıyla büyülü saatler yaşıyorsunuz. Sofranızda gülümseme, saygı ve lezzet asla eksik olmuyor. Sunumlar ise son derece zarifi şık ve sakin..

Zeytinyağlı zerafet


Bildiğiniz tüm Döner'leri unutun!

Ispanak Püre eşliğinde eşsiz bir Döner. Kokusu, zarif sunumu ve özellikle lezzeti tartışılmaz.. Sadece Kuzu ve Dana eti karışımı özel olarak yapılan Döner'i kesinlikle tatmalısınız.. Diğer tüm Döner'leri unutacaksınız.


Tabakta sunulan aşk

Kuzu Pirzola, Kuzu Şiş Kebap ve Izgara Köfte. Hepsinin kendine has bir lezzeti var, en iyi ürünler, en özenli teknikler ve mucize yaratan bir mutfak ekibi..


Art of Food favorisi: Tatlılar..

Baklavası özel.. Ustası özel.. Malzemesi özel.. Lezzeti efsane!


Tatlı seçenekleri baklavayla kısıtlı değil tabii ki, önünüze bol seçenek sunuluyor. Hepsi de çok özel tatlar..

Bunlarda ilginizi çekebilir: