Keşfedilmeyi bekleyen tatlar

Hayat, her anından tat almayı bilenlere, aldığı tadın keyfini sevdikleriyle paylaşanlara güzeldir. Oldukça komplike gibi gözüken bu hayatta kalma mücadelesi, aslında tamamen mutlu olabilmenle alakalı. Tebessümü eksik etmeden yaşa her anını. Gerçekten hissederek al o nefesi. Karşındakinin gözlerine bakarak konuş. Hayat, tadını çıkarabildiğinden ibarettir, her şey senin elinde. Şehrin farklı ve yeni tatlarına küçük bir keşfe çıktım geçenlerde. İşte senin için torbama doldurduklarım..

ART OF FOOD

İkonik bir lezzet: Sunset Brasseri yenilenen mönüsü..

Her gittiğimde farklı bir büyü işler ruhuma; farklı bir Sunset büyüsü. İki yakayı birleştiren gücün ihtişamı sarar hemen ruhumu. Yeşilin içinden gelen mavilikle arınır tüm düşüncelerim. Duygularım konuşur, ben dinlerim. Böyle özel hissettirir işte Sunset. İstanbul’un en iyisi olduğunu bir kenara bırakırsak, kalbimdeki yerim bambaşkadır. Her geçen saniye çok özeldir..

Yaz başında dekorasyonunda ufak değişiklikler yapmıştı. Bar kısmına kattığı aynalı havasıyla muhteşem bir çizgi yakalamayı başarmıştı. Gün bitmeye yakın ise ünlü DJ’leri konuk ederek şık çizgisine enerjik ve dinamik bir yapıda ekledi. Brasserie konsepti ise uzun zamandır eksikliği hissedilen bir boşluğu doldurmayı başardı. Öğle yemekleri için harika bir seçenek..

Geçtiğimiz hafta ise brasserie kısmına yepyeni lezzetler katıldı. Yazın büyüsünü hissedebileceğiniz, hem lezzet hem sağlık dolu yeni mönüyle tanışmak için acele etmenizi tavsiye ederim..


Art of Food favorisi: Hindiba ve Mizuna yaprakları, yeşil elma, karamelize ceviz, kuru üzüm, hardal ve narenciye suyu ile tatlandırılmış mascarpone yoğurt sos..


Şehrin en iyi Uzak Doğu’su ilk kez mönüsünü yeniledi: P. F. Chang’s

Açıldığı günden beri sektörü yerinden oynatan bir klasik P.F.Chang’s. Kapıdaki atları ile dikkatinizi hemen çeker. İçeri girdiğinizde lezzetin kokusunu hissetmeye başlarım. Burada gizlenen özel lezzetler olduğu her halinden bellidir. Sushi düşkünü biri olarak, hayranlığımı asla gizleyemediğim mekanların başında gelir. Çalışanlar işlerini gözlerinde büyük bir aşkla yapar. Müzikler her zaman iyidir. Son zamanlarda önünden her geçtiğimde tıklım tıklım bir P.F. Chang’s görmek beni mutlu ediyor. Herkesin denemesi gereken lezzetlerle dolu bir mönüsü var. Dynamite Shrimp dendiği anda durdururdum akan tüm suları. Şimdilerde mönüde çeşitli revizeler yapıldı. Eski klasikleri tabii ki duruyor ama mönye aranan kanda son derece lezzetli bir şekilde bulunmuş.


Art of Food favorisi: Dynamite Shrimp’in yeni rakibi Crab Bites. Minik lezzet topları bir harika! Başlangıç olarak, aramıza yeni katılan ve kısa sürede efsaneleşeceğe benzeyen Crab Bites’ın içinde yengeç var!


P.F. Chang’s tutkunları için güzel haberlerimde var! Çok çok yakında Ataşehir’de ikinci şubelerini açıyorlar ve muhteşem bir açılış için hazırlanıyorlar. Lezzeti ikiye katlamaya hazır olalım demek oluyor bu..

Serinlemek isteyenlere Salomanje kaçamağı

Nişantaşı’nın renkleriyle içi yumuşatan, romantizm ruhunu her anında hissettiren duygusal bir Atiyeli o. Her gittiğimde bol kahkahalı, keyif dolu sohbetlerimin mimarı olan Salomanje, yaza serin bir dokunuş yapmış. Birbirinden güzel sunumları ve başarılı tatlarıyla, sıcaklara meydan okuyan harika kokteyller eklenmiş Salomanje’ye. Sıcaklardan bunaldıysanız, hayata serin bir mola vermenizi öneriyorum. Benim favorim Fruit Prosecco! Mevsimin en özel meyveleri bir bardakta buluşmuş. Sıcaktan bayılmadan önce çok çok iyi geliyor..

Bunlarda ilginizi çekebilir: