Koca bir yaz geride kaldı..

Tende hala kokusu duruyor koca bir yazın; anıların, denizin, kumun, güneşin.. Parıltıları hala gözümüzde olsa bile gerçekleştiriyor vedasını yavaş yavaş. Kendini özletecek henüz taze olan yaz anıları. Bir devir bitse de bir yenisi açılıyor. Birlikte bol bol çıkardık bu yazın keyfini, şimdi sıra eğlenceli, lezzetli, keyifli bir kış sezonunda. Ama öncesinde işte yazdan aklımda en çok kalanlar..

ART OF FOOD

Şehre kuşbakışı: Divan Brasserie Beyoğlu

Boheminde gizlenmiş moderniliğiyle, dar ara sokaklarından geçip ulaşılan renkli kapılarıyla, eğlencesiyle, kahkahalarıyla bir İstanbul klasiğidir Beyoğlu. Her köşede bir hayat gizlenir. Bu hayatları çözmek, yaşamak, bir parçası olmaktır güzel olan. Şehrin böyle özel bir noktasında, keyif dolu bir seçenektir Divan Brasserie. St. Antuan kilisesinin hemen yanında yer alıyor. Tarihi yarım adanın şahidi harika bir manzaraya sahip. En üst kata çıkıyorsunuz, her adımda sonsuz bir huzura doğru yükseldiğinizi hissediyorsunuz. Müzik seçimleri ve dekorasyonu ile ilk adımlarda sizi kendine çekmeyi başarıyor. Kendi halinde bir beyefendi adeta.. Ağırbaşlı bir havası olduğunu hissedeceksiniz ilk başta. Sonrasında zaman geçtikçe renklerini ve enerjisini anlayacaksınız. Divan Brasserie Beyoğlu, bir yemek molasından çok daha fazlası..


Renklerinin uyumu o kadar narin ki.. Ruhunuza hitap eden bir ayrıntı kesinlikle buluyorsunuz. İç mekan son derece ferah, tertemiz ve düzenli. Fakat asıl büyüyü terasa çıktığınızda anlıyorsunuz. Tarih eşlik edeniniz, şehrin hafif rüzgarı en yakın arkadaşınız ve Boğaz’ın parıltısı sevgiliniz olu veriyor bir anda. Şehrin büyüsü sinmeye başlarken ruhunuza, masanızı seçiyorsunuz ve keyif işte tam bu anda başlıyor.


Divan Brasserie Beyoğlu ekibi son derece güler yüzlü; tüm ekibin gözündeki aşka tanık oldum. Burada olmaktan mutlular, yaptıkları işin ciddiyetinin farkındalar ve tebessümün gücünü anlamışlar. Bazen manzarasıyla büyüleyen mekanlara giderim, dünyanın 8. harikası olabileceğini düşündüğüm manzaralar görürüm. Ama personellerden biri öyle bir laf eder ki, bırakın 8. harikayı, orası birden koca bir cehenneme dönüşür. Bu yüzden çok dikkat ederim personele. Divan Brasserie Beyoğlu’nda bol miktarda güzel insan tanıdım, gülen yüz gördüm, ilgili, işine aşık insanlara rastladım. Bu ekip koca bir alkışı hak ediyor..


Şehrin büyüsüne kendimi bırakıyorum. Ruhuma inmesine izin veriyorum bu huzurun. Şehrin göbeğinde, tüm karmaşanın içerisinde olduğumu bilmeme rağmen, sanki huzurla baş başa gibi hissediyorum kendimi. Diyorum ya, sarıveriyor büyüsü burasının!

Divan Şeflerini tek geçerim!

Mekanın ambiyansı, manzarası, çalışanları, dekorasyonu, müzikleri bir yana, lezzetleriyle de olay çıkarıyor. Sağlıklı bir seçenek olarak ısrarla önereceğim seçeneklerden biri Pane Tulum Peyniri Salata! Başlangıçlarda ise tercihimi Buratta Peyniri’nden yana kullandım; üç renkli kiraz domates, kırmızı soğan, taze fesleğen ve ballı vişne sirkesi.. Tatlılarda ise yıllardır bir Divan klasiği haline gelen Rokoko’yu tercih ettim. Yaza istemeden de olsa veda ettiğimiz şu günlerde, damağımda kaldı tüm yazın esintisi.. Cezbedici sunumu ve karşı konulmaz tadı, ruhumu sardı.

Your world is 360


Hayatın renklerini keşfedeceğiniz, enerjiyi sonuna kadar hissedeceğiniz ve her saniyesiyle size bambaşka bir bakış açısı kazandıracak 360 İstanbul, bu yaz en favori mekanlarımdan biriydi. İstanbul eğlence dünyasına bambaşka bir soluk, büyüleyici bir görsel şölen ve inanılmaz lezzetler kazandırdığına inanıyorum. Lezzetlerine geçmeden önce, 360’ın bu başarısının sırrını merak ettim. Konumdan, dekorasyondan, ambiyanstan, lezzetten çok daha özel bir şey olduğu kokuları geliyor burnuma. Ruhuma işleyen, içimdeki enerjiyi harekete geçiren bir şeyler.. 360 İstanbul bağımlıları bilir, mekanların eli ayağı Uğur Bey vardır. Biraz sohbet ettik kendisiyle, bana olayın iç yüzünden bahsetti biraz. Tam da anlamaya çalıştığım ve mekanda hissettiğim büyüyü anlattı bana. Harika bir ekip çalışmasının sonucu tüm bu başarı..

Hayatımda yediğim en iyi ciğerdi..


Soğuk tatlardan renkleriyle cezbeden bir seçenek: Karides Ceviche Meksika'dan.. Avokado/misket limon/semizotu.


360 İstanbul, her lokmasıyla sizi şaşırtmaya devam eder.. Burası bir lezzet yolculuğu! Muhteşem manzaranın büyüsü, lezzetlere yansır.. Her lokmasında merak uyandırır arkasındaki lezzet hikayesi.. Muhteşem yorumuyla karşınızda fark yaratan lezzet önerisi: Sushi gibi Çiğ Köfte.. Urfa'nın meşhuru, 360 yorumuyla birleşirse..


360 İstanbul'da ana yemek tercihimi Dana Kaburga "Love me tender" dan yana kullandım. İmkansız dediğiniz tüm detayların imkanına burada tanıklık edeceksiniz.. Zamansız lezzetler, titizlikle harmanlanıyor.. Lezzet bir deneye, en sonunda da sanata dönüşüyor. Sunumlar şık ve merak uyandırıcı.. Damaktan uzun süre çıkmayan lezzetlerin dansına tanık olun.. Her anıyla unutulmaz bir deneyim!


360 yeni sezona da bomba gibi geliyor!!!

Sektörün devlerinden 360'dan gelen haberler beni çok sevindirdi.. Yeni mekanlar, yepyeni konseptler yolda! Yine ilklere imza atmaya hazırlanıyorlar; 1924 Rejans ve Janjan adını sıklıkla duyacağınız iki yeni markası.. Detaylara çok kısa bir süre sonra yine buradan ulaşabileceksiniz..

Ayrıca 31 Ekim'de harika bir Halloween sizi bekliyor olacak! Sakın kaçırmayın..

Bunlarda ilginizi çekebilir: