Mutlu olma sanatı: Eleos

Bu dünya, her birimizin önüne her an mucizeler sunmak için fazla büyük. O yüzden pembe bulutlarla yaşamanın da bir manası yok. Şimşeklerde çakacak, yağmurda yağacak, fırtınalarda kopacak.. Bazen yerle birde olacak o ellerimizle yarattığımız minicik dünyalar. En sevdiğimizin gidişini de izleyeceğiz, gitmesi için ona kapıyı da açacak, geldiğinde yok olmayı da öğreneceğiz bazen.. Akacaksa o gözyaşı, tutamayacağız.. Ve zaman tüm acılara rağmen geçip gidecek. Gözyaşı dinecek bir gün, geride elde kalan bir tek anılar olacak. İşte marifet o anılarla mutlu olmayı başarabilmekte..

ART OF FOOD

Neden mi bu satırlarla başladım anlatmaya?

İşte cevabı..

Köşemin bana verdiği yetkiye dayanarak diyorum ki; yaşamak değildir sanat; tüm başıboş anıların içinde yalnızca mutluluk veren anlarıyla yola devam edebilmektir asıl zanaat. Bu yüzdendir hayata karşı verdiğim en büyük savaşın mutluluk olması. Sen istemedikten sonra seni kimse üzemez!

Benim gibi düşünüyorsanız, haydi Eleos’a


Geçen gün tam da bu ruh halinde düştü yolum Eleos’a. Biraz kırgın, azdan aza yorgun; ama umutlu, yeni parıltıların etkisine henüz girmeye başlamışken.. Geçmişi bırakıp, yeniye davetkarken oturdum o meşhur Eleos sofrasına.

Eleos, Taksim’de harika bir manzaranın eşliğinde karşılar sizi. Bir diğer alternatifi ise Yeşilköy’ün huzurlu kolları arasında bekler sizi. Ben Yeşilköy Eleos’taydım. Bu semti oldum olası sevmişimdir. Yeşilköy, iş hayatının hırsından kopmuş, trafiğin gürültüsünden uzak, şehrin hengâmesinden soyutlanmış gibi gelir bana. Her geldiğimde ayrı bir heyecan sarar beni. Hatta hayatın o bildiğiniz karmaşası olmasa Yeşilköy’de yaşamak, bu semtten olabildiğince az çıkmak isterim. O kadar huzur verir işte Yeşilköy bana. O yüzden beni en iyi anlayan semttir kendisi.

Yeşilköy’ün olmazsa olmazı da, o dışarıdan mavi beyaz huzuruyla göz kırpan, dekorun her karesinden size davetkâr bakışlar atan Eleos’tur. Yeşilköy Marina’nın arka sokaklarına doğru yürümeye başlarsanız, klisenin tam karşısında sizi bekler. Her daim içeriden bir mutluluk seli akıp gider sokağa doğru. Huzurun kokusunu daha mekana girmeden almaya başlarsınız. Ve o ilk adımı attığınızda anlarsınız.. Şuan dünya üzerinde olmak isteyeceğiniz en doğru yerdesinizdir!

İlk görüşte aşk benimki!


Eleos hakkında bilmeniz gereken önemli bir bilgiyi paylaşmak isterim sizinle. Öyle elinizi kolunuzu sallayarak gitmeyin Eleos’a, bu sizin için biraz riskli olabilir. Rezervasyonunuzu önceden mutlaka yaptırın. Bu huzura dahil olmak isteyen çok fazla Eleos bağımlısı var, benden söylemesi..

Bu küçük hatırlatmayı yaptıktan sonra devam edelim.

Ne çok büyük, ne çok küçük, tam kıvamında bir bahçesi var Eleos’un. Beyazın saflığında dinlenirken ruhunuz, mavinin dinginliğinde huzur bulursunuz. Minik detaylara o kadar tatlı, o kadar naif anlamlar yüklemişler ki, kendinizi sakin bir sahil kasabasının içerisinde buluverirsiniz. İç mekanda dışarısı kadar övgüyü hak ediyor. Her anı ölümsüzleştirmek adına dekore edilmiş sanki burası. İşte ilk görüşte Eleos aşkınız aynen böyle başlar.


Her masadan adeta neşe saçılıyor..

Kendi hoş sohbet masamdan kafamı kaldırıp şöyle bir etrafıma baktığım an fark ediyorum ki, burada mutsuz olma gibi bir ihtimal yok. Her masadan farklı bir neşe saçılıyor etrafa. Kimisi kız kıza gelmiş, kahkahalar saçıyor. Kimisi toplamış en yakın erkek arkadaşlarını, en çok güldükleri anılarını anlatıyorlar bilmem kaçıncı kez. Ailelerde olduğunu fark ediyorum; babası annesine aşkla bakıp anlatırken, küçük kızları belki de tanışma hikayelerini dinliyor. Sevdiği kadının gülüşüne karşı kadeh kaldıran aşıklarda eksik değil tabii ki. Eleos’un masalarına konuk olanlar kim olursa olsun, hepsinin ortak noktası; çözmüş olmaları bu mutlu olma sanatını.

Yediğim içtiğimde sizin olsun..


Ruha bu kadar huzuru aşılayan bir mekandan, mideyi mutlu etme beklentisi de bir hayli yüksek tabii. Ve beklentimin çok daha üstüne çıktıklarını söyleyebilirim. Mezelerle başlayan, ara sıcaklarla devam eden, tatlı ve meyve şovuyla son bulan bir lezzet harika diyebilirim Eleos için!



Kelimelerim yettiğince anlattım işte Eleos’un sefasını.

Anlatması benden, kendinizce sefayı sürmek sizden..

Tüm güzel anılarım için teşekkürler Eleos ailesi.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: