Mutlulukla alakası olan kahvaltı sofraları

Keyfiniz tavan yapsın! Hafta bitiyor, artık özgürüz.. Duvarlar arasına saklamaya gerek yok kendimizi, ruhumuz da bedenimiz de serbest kalsın. Hafta sonlarının vazgeçilmezidir kahvaltının eşsiz keyfi.. Şehirdeki mutluluk noktalarından sizler için bakın bakalım nereleri seçtim.. Keyif ve lezzet dolu bir hafta sonu olsun!

ART OF FOOD

Karaköy’ün en şık mekanı: Ops Passage


Tüm hafta hayaliyle yaşıyorsak hafta sonu lezzet sofralarının, o zaman en iyisinden yana kullanmalı tercihleri. Her anı özel olmalı, her lokmasında hissetmeliyiz lezzet.. Şehrin tarz semtinde, şık bir dokunuş olmalı hayatımıza.. Evet bahsettiğim, hayal ettiğim tam da Ops Passage! Minimal, sevimli bir bahçesi var dışarıda oturmak isteyenler için. Ama benden size ufak bir tavsiye, Ops Passage’a gelmişken içeride oturun. Kapıdan ilk girdiğiniz anda buradaki dekorasyon harikasını fark ediyorsunuz. Yeşil ve altın tonları öyle yumuşak kullanılmış ki, ruhunuz bir anda teslim oluyor bu büyülü dünyaya. Son zamanlarda yaptığı bir çok tasarımla dikkatleri üzerine Arketipo Design’ın başarılı ismi Esin Sözer Kalender’in imzasını taşıyor Ops Passage’ın dekorasyonu. Hem şık ambiyansı, hem de hafta sonu kahvaltılarında gösterdikleri özen ile benden tam not alıyorlar. Mutlu olmak çok kolay.. Bir koku güldürür bazen yüzleri, bir insan değiştirir dünyayı, bir lokma getirir keyifleri yerine.. Hepsi bir arada, Ops Passage’da sizi bekler..

Suadiye’nin yakışıklısı: Marlon Restaurant


Sakinliğiyle, ruha dokunan huzuruyla, insanıyla, rengiyle, enerjisiyle.. Kısacası en ufak detayı ile bambaşka bir havası var Suadiye’nin. O kadar kibar, zarif bir ruh ki bu, huzuru an ve an yaşamanızı sağlıyor. Sezonun başında, semtin naif dokusuna uygun bir haber gelmişti kulaklarımıza: “Marlon diye bir mekan açılmış, gittiniz mi?”. Nedir ne değildir meraklar içinde gitmiştim yazın başında Marlon’a. O gün bugündür dilimden düşmez kendisi.. Semtin zerafetine o kadar uyum sağlamış ki, sanki yıllarını Suadiye’ye vermiş bir mekan konumuna gelmiş. Genç, dinamik bir ekip harika bir iş çıkarmış! Eminim yankılarını sizde mutlaka duymuşsunuzdur Marlon’un. Mönüsünü detaylı olarak sizler için incelemiştim ve yürekten söylüyorum ki; burada hayal ettiğinizin çok daha fazlası sizi bekliyor. Kahvaltıları çeşit çeşit, sunumları oldukça şık.. Lezzetine diyecek yok! Kalabalık arkadaş gruplarıyla, sohbetin ve kahkahanın tadına varmak için ideal..

Atiye’de aşk başkadır: Salon Salomanje


Bizi ayakta tutandır aşk; illa sevgiliye duyulandan bahsetmiyorum. Anne kokusuna da aşık olunabilir, kaya gibi sağlam babanın omuzlarına da, dostun kahkahasına, güneşin doğuşuna, içimize çekilen havaya.. Ve yeryüzünde var olmuş ve var olacak her şeye aşık olunabilir. Siz de benimle aynı düşüncedeyseniz, her anın bir aşk olduğuna inanlardansanız size mükemmel bir öneri: Salon Salomanje. Nişantaşı’nın en büyük aşkı benim için Atiye Sokak.. Ve Atiye’nin en romantiği tabii ki Salomanje! Öyle kocaman salonları olan büyük bir yer değil, ama tam kıvamında. Sıcacık ambiyansı tüm o dev mekanlara değer! Salomanje’de benim favori masam o dışarıdaki ufacık balkona cuk oturan, keyfin katlanıp çoğaldığı balkon masaları.. Güler yüzlü, enerji dolu çalışanları her an hizmetinizde, müzik her zaman en güzel ritminde sizinle. Ve lezzetler! Hafta sonu kahvaltı keyfini doya doya yaşayabileceğiniz, tek kusur bulamayacağınız bir seçenek.

Enerji patlaması: Limonata Etiler


Kıpır kıpır bir Etiler sakini. Enerjisi hiç düşmeyen, renkleri asla solmayan, yıllardır içimizde yaşayan bir kıpırtıdır Limonata. İçeri adım attığınız anda bu enerji yüklenir size. Herkes o kadar mutludur ki Limonata’da, somurtmak, üzülmek, sakin sakin oturmak sanki yasakmış gibi! Dekorasyonu kadar lezzetleri de rengarenktir. Mönüde sabit lezzetlerin yanı sıra, sürekli yenilenen ve önünüze serilen sürprizler de var. Kahvaltının renkli halini keşfedin, hafta sonuna eğlence ve enerji dolu bir başlangıç yapın. Sofranıza teker teker harika kahvaltılıklar gelir, mest olmuş bir şekilde sofranın size kalmasını beklersiniz. Sonrasında da içinden çıkılamayan bir kahvaltı serüveni başlar. Lezzetin dorukları bu kahvaltı sofrasında bekler sizi.

Duvarlara hatıralar sinmiş: Bodrum Mantı & Cafe


Mantılarıyla bizi kendine aşık etmişti ilk başlarda. Sonra bir bağımlılık haline geldi hepimizde Bodrum Mantı. Hele o Çıtır Bihter yok mu! Lezzeti sardı dört bir yanımızı. Uzun süre kahvaltısını denemek aklıma gelmemişti ama denedikten sonra ondan da vazgeçemez hala geldim. Hafta sonu için sıcacık ve lezzet dolu bir öneri. Kahvaltı için hayal ettiğiniz her şey masanıza seriliyor, ne bir eksik ne bir fazla.. Tam kıvamında. Hele o balı kaymağı.. Beni benden alıyor, sizinde bayılacağınıza eminim. Sıcacık ambiyansında sevdikleriniz harika bir hafta sonu lezzeti yaşayacaksınız. Bitmesini istemediğiniz, huzur sofraları sizi bekliyor. Benim favorim Arnavutköy şubesi fakat geçtiğimiz günlerde kapılarını müdavimlerine açan Ataşehir şubesini de denemenizde faydası var. Her şubesinde aynı tılsımı bulabileceğiniz, renkleriyle gününüzü güzelleştiren bir öneri..

Boğaz’ın klasiği : Lokma


Lokma’ya giden bilir, gitmeyende şanını kesin duymuştur. Sadece İstanbul’da da sıkışıp kalmamıştır namı, Türkiye’nin dört bir yanından duyarsınız Lokma’nın kahvaltısının güzelliğini. Aslında sadece hafta sonu için bir kahvaltı kaçamağı değildir kendisi. Haftanın her günü, her anı, her saniyesi kusursuz kahvaltı sofraları kurulur burada. Ama tabii ki hafta sonunun neşesi bambaşkadır Lokma’da. Mönüde kendiniz seçersiniz, ne yemek istediğinize, sofraya gelecek her tabağa siz karar verirsiniz. Lokma’nın mutfağında özenle hazırlanır her lezzet ve neşenizi ikiye katlamak için gelir sofranıza. Sadece lezzetleriyle değil, manzarası ile de büyüleyici bir etkiye sahiptir. Hisar sahili boylu boyunca hafta sonu kahvaltısına ayrılmış bir köşedir adeta. Ama aralarında en dikkat çekicisi Lokma’dır. Boğaz’ın esintisini hissedersiniz, yumuşak renklerle tamamlanmış masalarda, sandalyelerde oturup şehrin tadını çıkarırsınız. Hafta sonunun demirbaşı kesinlikle Lokma’dır!

Boğaz’a gösterişli dokunuş: Chilai


Bebek sahilinden Boğaz’a açılan gösterişli bir kapıdır Chilai. Yazın esintisinin en güzel hissedildiği konumların başında gelir. Sabahları ayrı, gecceleri ayrı bir havası vardır.. Benim size bahsetmek istediğim hafta sonu kahvaltıları tabii ki. Keyif ve lezzetin birleştiği sofralar kuruluyor burada. Her anı o kadar şıktır ki, hemen etkisi altına alır sizi. Elinizin altından akıp giderken Boğaz’ın hırcın suları, güneşin pırıltılarını izlerken Boğaz’ın ihtişamında, zamanın nasıl akıp gittiğini anlamayacaksınız. Hafta sonunun yıldızı olmaya aday lezzetleri ve şık sunumlarıyla etkileneceksiniz.

Anne eli değmiş sofralar: Emek Mantı Evi


Yeniköy’ü ısıtır onun lezzetleri.. El emeği göz nuru derler ya, sevgiyle, özenle, emekle harmanlanır, özel olduğunuzu hissedersiniz; her lezzetin içinde gizlenmiş özveriyi hemen sezersiniz. Son zamanlarda dünyaya adını duyurmayı da başarmış gibi gözüküyor, bir çok yabancı basında görebilir ve kabartabilirsiniz göğsünüzü.. Aslında kendisi günün her anına kattığı lezzetleriyle meşhurdur ama kahvaltısına da değinmeden geçemeyeceğim. Çok büyük bir emeği seriyor sofralarına, her lokmasında annelerimizi anıyoruz burada.. Çünkü her lezzeti anne eli değmiş kıvamda. Samimiyetiyle, içtenliğiyle içimize sinmiş bir mekan Emek Mantı. Hafta sonu kahvaltı keyfinizi ikiye katlamaya hazır!

Mavinin elli tonu: Sardunya Karaköy


Uğruna ne şiirler yazıldı bu şehrin ve kaç ozan aşkını ilan etti bu şiirlerde.. Havasıyla büyüledi, manzarasıyla mest etti.. Okusan elinden bırakamayacağın bir roman olacak şehre, şiir gibi bir mekandır Sardunya. Renkleriyle içini açar, manzarasıyla derinlere daldırır. Denizin kenarında değil adeta içinde hissedersin kendini. Minimal, yumuşak, sakin bir dekorasyona sahip Sardunya, hafta içi lezzet kaçamakları ve özel günler için kusursuz bir seçenek olduğu kadar dillere destan kahvaltısıyla da şehre inanılmaz bir lezzet katıyor! Hafta sonu kahvaltı sofralarında yok yok. Tüm ürünler taptaze, sıcacık sunuluyor önünüze. Sardunya bu lezzet şölenini Şef Çiğdem Alagök ve ekibine borçlu tabii ki.. Yaratıcı lezzet mönüleriyle dikkat çeken, lezzeti bambaşka bir açıdan Ele alan ve kusursuz bir şekilde yorumlayan bir çalışma ekibi var mutfakta. Durum böyle olunca ortaya çıkan her lokma, kendinizi özel hissetmenizi sağlıyor. Ayakta alkışlayacağınız bir hafta sonu kahvaltısına hazır olun! Denizin mavisi, Sardunya'nın kıpkırmızı çiçeklerine karışacak; lezzetler bir bir gelecek önünüze ve keyfiniz her geçen saniye daha da artacak. Benden söylemesi..

İster hızlı, ister yavaş: Big Chefs


Lezzetleri kadar mönüdeki isimleriyle de rengarenk bir mekan önerisi karşınızda. Kahvaltı mönüsü aslında hafta içi de var ama sadece öğlen 12'ye kadar. Oysa hafta sonu bu keyfi uzun uzun yaşayabilmeniz adına saat 15:00'e kadar uzatılıyor. Big Chefs'te benim favorim kesinlikle "Yavaş ve Rahat", yani isminden de anlaşıldığı gibi uzun uzun bir kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için bol çeşit kahvaltılıklarla servis edilen seçenek. "Yavaş ve Rahat"ı söylediğimde yanına bir de Egg Benedict ya da mönüye yeni katılan Yumurtalı Ekmeği de mutlaka söylerim.. Her yaptıkları iş son derece zarif ve lezzetli.. Mönüye yeni eklenenler arasında bir de "Evdeki Kahvaltı" var. Annemizin hazırladığı cinsten, sıcacık bir sofra kuruluyor önünüze. Tercih sizin.. Hafta sonu acele genelde olmaz, ama diyelim ki aceleniz var. Big Chefs bunu da düşünmüş; mönü de kahvaltıyı çok uzatmak istemeyenler için de seçenekler var. "Aceleci ve Tatlı" ve "Aceleci ve Tuzlu". E isminden her şey anlaşılmıyor mu zaten? kısacası sizin için her şey düşünülmüş. Size sadece bu lezzet dolu mönüden bir seçim yapmak kalıyor. Kolay gelsin ve afiyet olsun..

Organik bir Boğaz kaçamağı: Lacivert


Anadolu Hisarı’nın en güzel noktasında konumlanan Lacivert restoran, Boğaz kenarındaki terası ile her Pazar tadına doyum olmayan kahvaltılara ev sahipliği yapıyor. Üstelik trafik stresine girmeden ulaşabileceğiniz Lacivert’in Rumeli Hisarı’ndan (Pazar günleri sabah 10’dan sonra) kalkan teknesi ile yapacağınız 4 dakikalık yolculuk sonrasında Lacivert'te huzurlu ve keyifli saatler geçirebilirsiniz. Lacivert’in sırrı mucizeler yaratan Executive Şefi Hüseyin Ceylan! Türkiye'nin dört bir yanından deneyebileceğiniz ballar, birbirinden farklı reçeller, Konya'dan, Mengen'den, Van'dan, Erzurum'dan ve daha birçok yöreden gelen peynirler ve birbirinden lezzetli diğer kahvaltılık ürünler yer alıyor. Bu özel lezzetlerin yanı sıra Giresun-Çamoluk’un fırınlanmış söğüş oğlak etini de bu zengin lezzetlerin arasında bulabilirsiniz. Rumeli usulü kuzu etli Muhacir böreği, Kömbe (K.Maraş), Gelincik böreği (Ege), Bandırma Lor peynirli kol böreği, Kıymalı üzümlü kol böreği (Sarıyer) gibi birçok farklı lezzet de kahvaltıda sunuluyor. Bu Pazar 10:00 – 14:00 arası bu lezzet yolculuğuna kesinlikle çıkmalısınız!

Renklerin gücü adına : Hardal


Hayatınıza renk mi katmak istiyorsunuz? Her şey bir arada kusursuz bir uyum içinde mi olsun istiyorsunuz? Lezzetleriyle, dekorasyonuyla, müzikleriyle, sunumlarıyla; kısacası konseptinin her ayrıntısıyla renkgarenk, genç ve dinamik bir öneri: Hardal. Başarılı işletmeci Uğur Karabayır ‘ın limitsiz ve yaratıcı vizyonunu yansıttığı dahiyane bir mekan! Hafta sonu Hardal’ı tercih ederseniz başınıza gelecekleri söyleyeyim; enerjiden yerinizde duramayacaksınız, dinamik müzikler eşliğinde lezzet dolu bir kaçamağın parçası olacaksınız, arkadaşlarınızla unutulmaz bir keyif deneyimi yaşayacaksınız ve tüm hafta bu enerji üstünüzden gitmeyecek! Unutmadan, Ataköy Marina şubesinde Pazar günleri nefis bir brunch düzenleniyor. Kahvaltılıklar zaten enfes ama kocaman bir masa da sadece tatlılara ayrılmış şekilde sizi bekliyor olacak. Geniş, ferah mekanda kocaman ve rengarenk brunch alanını her gördüğümde kendimi kaybediyorum desem yalan değil! Bu renkli dünyanın bir parçası olmadıysanız, daha fazla zaman kaybetmeyin derim, bu hafta sonu Hardal planları yapmaya hemen başlayın.

Bunlarda ilginizi çekebilir: