Oscar goes to The Galliard!

Yeme içme sektörünün Oscar'ı olarak bilinir Michelin yıldızları.. Dünya üzerinde sayılı restoran ve kişilere verilir. Sektörde herkesin hayalidir.. Etiler'de son zamanlarda adından sıklıkla bahsedilen, Türkiye ve dünyada bir ilke imza atan organizasyonlarıyla dikkatleri üzerine çeken The Galliard, Michelin yıldızlı ünlü İtalyan Şef Walter Eynard'ı mutfağına konuk ediyor. 23-25 Şubat arasında gerçekleşen organizasyon için bugün son. Elinizi çabuk tutun ve yerinizi ayırtın! Michelin yıldızlarının altında harika bir gecce sizleri bekliyor..

ART OF FOOD


Son zamanlarda pür dikkat izlediğim bir mekan The Galliard. Paella gecceleri, Kürşat Başar'ın eşsiz müzik dinletileri ve özellikle Cuma gecceleri düzenledikleri Food Party'leriyle kalp atışımı hızlandırmayı başarmış bir mekan. Sektöre fark katan bir dokunuşu olduğunu düşünüyorum. Bir çok mekanın birbirinin kopyası olmaya başladığı şu günlerde, The Galliard, İstanbul'da bir yıldız gibi parlamayı başardı! Bir sektör dedikodusu olarak şunu söylemeliyim ki, başta kulaktan kulağa konuşulan The Galliard, son zamanlarda bangır bangır isminden söz ettiriyor. Mekan sahibi Ahmet Uras, mekanı her geçen gün ileriye taşımaya ve ilklere imza atmaya kararlı gözüküyor. Sektörün genç soluklarından olan Uras, tam anlamıyla işini kusursuz yapıyor. Ve sonuç ortada, fark yaratan bir mekan; The Galliard.


Michelin yıldızlı şef, The Galliard için İstanbul'a geldi!

ICIF ITALIAN CULINARY INSTITUTE for FOREIGNERS ders veren Walter Eynard sahip olduğu 2 Michelin yıldızıyla dikkat çeken şefler arasında yer alıyor. 1996 yılında ilk Michelin yıldızını alan şef Eynard 2006 yılında 2 michelin yıldızına layık görüldü. İtalya’nın ilk Michelin yıldızına sahip şeflerinden biri olan Walter Eynard İtalyan geleneklerinden esinlenerek hazırladığı yemeklerinde tazeliği ön planda tutuyor. Şefin tecrübesiyle harmanladığı ve yüksek kaliteli malzemelerle sunulan lezzetler görselliğiyle de hafızalarda iz bırakıyor.

Walter Eynard, 23-25 Şubat tarihlerinde The Galliard'ın şefi Turgut Ay'ın mutfağına konuk oluyor. The Galliard için özel olarak hazırladığı iki mönüden seçim yapmak gerçekten çok zor.. Walter Eynard görsellikten çok lezzeti önemseyip, lezzet üzerine yoğunlaşsa da ortaya çıkan lezzetler sizlere tamamen lezzet ve görsel şölen yaşatacak cinsten.

İstanbul'un en iyi fine dining restoranından Michelin Dinner!

Dün akşam bu harika organizasyonun bir parçası oldum. Michelin Dinner'ın bugün son günü, o yüzden baştan söylüyorum; bu yazıyı okur okumaz hemen arayın ve yerinizi ayırtın. Unutulmaz bir gecce ve damaklarınızdan silinmeyecek lezzetler sizleri bekliyor!

The Galliard'a adım atar atmaz, caddenin tüm karmaşası, korna sesleri, hayatın telaşı size sadece bir fonu müziği gibi gelecek. Tatlı bir tınısı olan, arkadan çalan huzurlu bir melodi gibi.. Yemek servisi akşam 19:30'da başlıyor. Eğer isterseniz öncesinde, girişteki harika barında bir 'drink' başlangıç yapabilirsiniz. Lezzetlerla tanışmak için sabırsızsanız, sizleri hemen yukarı masaya alalım..

İşte Walter Eynard'ın hazırladığı özel mönüler;


Mönü 1

Favori mönüyü belirlemek gerçekten çok zor oldu, bu yüzden seçimi tamamen siz lezzet tutkunlarına bırakarak ilk mönüden sizlere sunmaya başlıyorum. Hangisini seçerseniz seçin, her lokmada büyük bir heyecan yaşayacak, her yutkunuşunuz da özel dokunuşu hissedeceksiniz.

Aperatif: Levrek, papatya kıtırları ile dolu rezene yatağında

İlk başında bir farkı olmadığını düşünebilirsiniz, fakat altındaki sosu ile birlikte size yaşattığı lezzet hazzı kelimelere dökülmesi oldukça zor bir tat. Özelliğini sosunda gizlemiş, baş yapıtımsı bir aperatif.


Başlangıç: Risotto, balkabağı ve deniz tarağı

Balkabağı ve deniz tarağı ile renklendirilmiş, farklı bir lezzet. Yemeğe güzel bir başlangıç.. The Galliard'ın Risotto'larının başarısı da meşhurdur. Deneyin karar verin..


Ana yemek: Kuzu, kuru otlar içinde közde pişmiş patatesler

Walter Eynard'ın hiti kesinlikle bu tabak! Hem görsel olarak fark yaratmayı başarmış, hem de lezzette devrim yaratmış diyebilirim. Tabak masanıza gelmeden önce buram buram, sizi cezbeden harika kokusu burnunuza geliyor. Tabak önünüze geldiğinde, karşılaştığınız manzara tamamen büyüleyici. Walter Eynard, bu tabaği hazırlamak için İtalya'dan özel olarak kurutulmuş otlar getirmiş ve bu otlar köz ile yakılarak önünüze geliyor. Dumanı tüte tüte..


Tatlı: Fındık Blancmange

Lezzetli bir kapanış için ideal, hem hafif, hem cezbedici bir lezzet..


Mönü 2

Aperatif: Cod Balığı, kimyonlu "polenta"

Cod Balığı sunum olarak son derece ilgi çekici bir şekilde karşımıza çıkıyor. Lezzet olarak da görüntüsündeki çekicilikten az kalır bir yanı yok!


Başlangıç: Tagliatelle, barbun balığı filetosu ve patlıcan

Kuzu'dan sonra Walter Eynard'ın beni aşka inandırdığı bir diğer lezzet Tagliatelle. Barbun balığı ve patlıcanlı makarnadaki lezzet birleşimi harika. En büyük dileğim bu lezzetin The Galliard mönüsüne kalıcı bir şekilde girmesi..


Ana yemek: Ton, antep fıstığı ve çeri domatesler

Farklı dokunuşu olan bir lezzet karşınızda..


Tatlı: Tütünlü Krem Brüle

Hayat gibi bir tatlı! İlk lokmada her şey yolunda, hiç bir fark yokmuş gibi geliyor. İlk lokmada sürpriz sondan bir habersiniz. Damakta bıraktığı tat uzun süre geçmiyor. Önce tatlı, sonrasında acı bir dokunuş. Kesinlikle yaşamanız gereken bir deneyim; hem acı hem tatlıyı bir arada deneyimleyebileceğiniz enfes bir lezzet!


Kısacası..

Her anı apayrı lezzet tecrübeleriyle dolu bir gecce geçirmek isterseniz, bu akşam mutlaka The Galliard'da yerinizi ayırtın.

Türkiye'de ilklere imza atan, yaratıcı ve fark yaratan The Galliard'ı bu harika lezzet deneyimini sunduğu için kutluyorum..

Bunlarda ilginizi çekebilir: