Şehrin yenilenen lezzet ve eğlence üsleri

Hüzünün ve huzurun, sarıp sarmanın, sarmalamaların mevsimi geldi sonunda.. Sapsarı bir sonbahar, ansızın ürpertmeye başladı içimizi. Güneşin gri bulutlar ardından çaresizce çırpınışlarını seyre durmanın vaktidir şimdi. Her yeni mevsimin güzel başlangıçları getirdiğine inanırım, ya da öyle olmasını dilerim. Bu yüzden her yeni mevsimde bende yenilenirim. Sizde yenilenin; yenilenenleri keşfedin! İşte vakit kaybetmeden denemeniz gerekenler..

ART OF FOOD

Eğlence üsleri..

Limoncello meyhanesi

Mevzu bahis eğlence olduğunda sözü direkt Limoncello’ya verenlerdenimdir. Geccenin ilerleyen saatlerine kadar es vermeden, kesintisiz bir eğlence arayanlardansanız; Türkçe müziği ve alkolü karıştırmak istiyorsanız, “Ne eğlendik ama!” iç çekişlerini duymak istiyorsanız olmanız gereken yerdir Limoncello. Yeni sezona da bomba gibi bir girişi oldu; dekorasyonunu tazeledi, ambiyansına enerji, ruhuna renk kattı. Haftanın her günü modunuzu değiştirecek, bağımlılık yapacak.. Ama Eksen Group’un dinamik yüzü Limoncello’nun asıl bombası pazar gecceleri patlıyor!

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde?

Pazar gecceleri o kıpır kıpır Limoncello, bir anda bambaşka bir ruha bürünüyor. Bistrolar yerini beyaz örtülü masalara bırakıyor. Sahne, enerjisiyle evrende tek olduğunu düşündüğüm Mert Davran’a emanet. Başta hafif hafif kederlendiriyor Mert Davran; kadehler kırılıyor sarhoş gönüllerde, kum gibi esip geçiliyor, elbet bir gün kavuşacağız derken kavuşmak bile hayal oluyor. Saatler ilerledikçe sahnenin enerjisi içine sığmıyor ve bir anda müziğin ritmi değişiyor. Bu sefer yerimizde duramamaya, oturduğumuz yerden hafif hafif oynamaya başlıyoruz. Ve kesinlikle kusursuz bir eğlence, bu aralar pazar favorim Limoncello Meyhanesi..


Tabak kırmayı özlemiştik, tekrar hoş geldin Kalamata!

Yaz sezonu boyunca Akaretler’deki yerine mola veren ve yazlık mekanlarını açan Sortie’nin içerisinde misafirliğe giden Kalamata, kış sezonunun kapıya dayanmasıyla birlikte evine döndü. Kendi yerinde, Akaretler yokuşunda kapılarını eğlenceseverlere sonuna kadar açtı. Yine kalplerin değil tabakların kırılacağı görkemli bir sezon bizi bekliyor.
Meyhane konseptli mekanların en büyük sorunu bir yerden feraget etmek durumunda kalmaktır; ya eğlenceden, ya lezzetten.. İşte bu alışılagelmiş algıyı kıran nadir mekanlardan biri Kalamata! Bir cumartesi geccemi ayırmıştım ona; sahnede tabii ki Kosta & Tuba! Tek kelimeyle kusursuz bir gecceydi.. Hayatın yorduğu tüm detaylardan bir anda arınıyorsunuz. Burası, en sevdiklerinizle gidilecek bir mekan; samimi, içten ve bir ömür hatırlanacak cinsten..

Kalp kırmayın, tabak kırın! Gönül koymayın..


Lezzet üsleri

Sunset’te sonbahar esintileri

Şehrin ikonik yüzü Sunset yenilikleriyle beni büyüsüne inandırmaya devam ediyor. Geride bıraktığımız yaz sezonunda yenilediği barı ve brasserie konseptiyle kendine hayran bırakan Sunset’e şimdi de sonbahar gelmiş. Bunu duyar duymaz soluğu Sunset’in kollarında aldım.

Sunset kapısından her girdiğimde mevsimlerin şehre ne kadar yakıştığını fark ederim. Sonbaharın sarı büyüsü geziniyor iki yaka arasında. Ve Sunset’in karşı konulmaz zarif cazibesi eşliğinde bu büyü daha da işlemeye başlıyor ruhuma. Şehirde yeri apayrı olan bir noktada, Sunset’te hayat bambaşka gözükmeye başlar gözünüze. Birazdan masanıza gelecek lezzetlerin heyecanı içerisinde, bu büyülü ambiyansa dahil olmaya başlarsınız. Sizi kusur bulamayacağınız bir yolculuğa çıkarmaya çalışan Sunset ekibi yüzlerinden tebessümü, kalplerinden işlerine duyduğu aşkı ve asaletlerinden saygıyı asla eksik etmezler.

Ve beklenen an..

Masamıza bir bir Sunset’in yenilenen sonbahar lezzetleri gelmeye başladı. İşte lezzetleriyle kalbime dokunmayı başaran lezzetler..


Jajik Gelato, altın siyah havyar eşliğinde.. Fall Inspirations mönüsünden, sunumuyla ferahlatan, lezzetiyle hayran bırakan bir seçenek..


Sunset Calamarata; karides bolo ve portakal suyu köpüğü.. Yemek adeta sanata dönüşüyor!

Sunset’ten tatlı çıkartması!

Bu aralar her yerde o konuşuluyor. Sunset’in danışman tatlı Şefi Etienne Irazoqui, tatlı mönüsünde mucizeler yaratmış desem az bile kalır. Lezzet yolculuğuna 9 yaşında annesinin Fransa’da açtığı krep dükkanında başlayan Irazoqui, dünyanın en iyi restoranlarında çalışmış. Son derece yetenekli ve yaratıcı bir şef kendisi. Durum böyle olunca Sunset çıkartmamın tatlı bölümünü heyecanla beklemeye başladım. Ve sonuç kesinlikle harika!

Ananas Panna Cotta



Profiterol; vanilya dondurma ve guanaja bitter %70 çikolatalı sos..


Karaköy'ün Ops hali

Yazılarımı takip edenler bilir, Karaköy'ün yeri ayrı olduğu kadar Ops'un da yeri apayrıdır bende. Fransız Geçidi'nin içerisinde bulunan Ops Passage ve yolun hemen sonunda bulunan Ops Cafe ile bambaşka iki ruh kazandırmışlar Karaköy'e. Mekan sahibi Yasin Kalender ve Arketipo Design İç Mimarlık ortaklarından Esin Sözer Kalender, Ops Passage ile bu senenin en şık Karaköylüsünü ortaya çıkarmışlar. Açıldığı ilk günden beri favori mekanım olan, hatta inşaat aşamasına bile tanık olduğum mekandan harika bir haber geldi.. Tabii ki hemen olay yeri incelemeye gittim; işte unutulmaz deneyimim..

Peru mutfağını keşfedin!

Dünyaca ünlü Perulu Şef Roberto Segura, 13 Ekim'de Ops Konuk Şef Etkinlikleri kapsamında Ops Passage'a özel bir mönü hazırlamıştı. Peru lezzetlerinin yaratıcı yorumlamaları sunulmuş bu tadım mönüsünde. İlk duyduğum anda bu yeni lezzetlerin öyle kolay kolay gelip geçmeyeceğini hissetmiştim zaten. Şimdi ise Roberto Segura'nın bu harika yorumları Ops Passage'ın mönüsündeki yerlerini aldılar.

Ops Passage kapılarından girer girmez farkını anlayacaksınız. Her karesinde ruhunuza dokunan bir ayrıntı buluyorsunuz, her solukta burada olmanın hazzı sarıyor benliğinizi. Dekorasyonu ile cezbediyor, çalışanları ile güven veriyor; dünya üzerinde olmanız gereken tek yermiş gibi geliyor bir anda.. Masalarından duvarda asılı tablosuna, Karaköy'de bir efsane halini alan tavan detaylarına (mutlaka görmelisiniz!), gözalıcı barına ve ayna detaylarıyla zenginleştirilmiş açık mutfağına kadar, her detayı ile sizi büyülüyor. Büyük bir emeğin ve özverinin kokularını hemen alıyorsunuz burada.

Ops Passage'ın tutkusunu anlamak ve tüm detaylar için tıklayın.

Gelelim yeni mönüye..

Eski mönünün hakkını yemek olmaz, bir çok favorim vardı içerisinde. Fakat yeni mönüyle adeta bambaşka bir çağ başlamış Ops Passage'da. Şık bir restoran mönüsü, sevdiklerinizle unutulmaz bir lezzet deneyimi ve farklı tatlar, yaratıcı yorumlar.. Nokta atışı bu olsa gerek! Mekan mekan gezen, her gün yeni lezzetlere şahit olan biri olarak tüm kalbimle söylüyorum ki; şehirde olmayanı oldurmuş bu harika yeni mönü!

Karides'e Ops yorumu: Çıtır Jumbo Karides


Kinoa ile panelenmiş kusursuz bir karides yorumu karşınızda. Bu harika başlangıçla şehirde bir ilke imza atılmış! Favorilerim arasına daha ilk lokmada girmeyi başardı..

Denizden çıkan lezzet mucizesi: Izgara Deniz Levreği


Ana yemeklerde bir şaheser kıvamında kendisi.. Mısır püresi yatağında sunulan Kaya Levreği, damaklarda şahane bir lezzet bırakıyor. Sunum ise lezzeti kadar çarpıcı. Kalamar mürekkepli aioli sosu ile hem sunuma hem lezzete harika bir yorum katılmış.

Lezzeti saatler alıyor: 12 saat pişirilmiş Dana Kaburga


Dömi glas soslu porcini mantarı ve kinoa risotto eşliğinde servis edilen bir lezzet şöleni..

Acısı bile bal: Rocota Biberli Çikolata Fondant


Tatlıya gereğinden fazla düşkün biri olarak benim bile bazen kafam karışır yemeğin son aşamasına geldiğimde. Bazen yediklerim o kadar yeterlidir ki, tatlının ağır geleceğini düşünürüm. Aman ha! Ops Passage'da sakın böyle bir düşünce içine girmeyin.. Damağınızın kesinlikle tanışması gereken bir seçenekten bahsediyorum size. %70 kakao, tuzlu karamelli dondurma ve badem krokan ile yorumlanmış; oldukça yoğun bir çikolata hazzı olsa bile, sizi asla yormayacak kıvamda. Rocota Biberi'nin acısını da hissediyorsunuz, kakaonun dayanılmaz hazzını da.. Denemeden sofradan kalkmayın!

Bunlarda ilginizi çekebilir: