Sanat sanat için midir, yoksa yemek için mi?

Önce kalbe dokunur, öyle mideye iner bazı lezzetler. İlk görüşte aşka inandırır.. Mutfakta öyle bir hazırlanış evreleri vardır ki, her lokmada emeği hissedersiniz. Ve işte böyle zamanlarda aklıma gelir hep aynı soru; sanat sanat için midir, yoksa yemek için mi?

ART OF FOOD

The Galliard

Onu fine dining'in Etiler'deki prensesi olarak tanıdık. Başlarda mekanın önün bulunan kocaman "The Galliard" yazısıyla dikkatimi çekmeye başladı; küçük bir mekan gibi gözüküyor ama kocaman yazmışlar adını diye düşündük, merakımıza yenildik ve girdik içeri. Girişte kocaman barı, piyanosu, şık ve sade dekorasyonu ile dikkatleri çekiyordu. Şuan ise tamamen yüzünü değiştirdi The Galliard. Evet, fine dining hala başarılı bir şekilde devam ediyor. Fakat ne önündeki kocaman yazısı duruyor, ne de alt katta bulunan o kocaman barı.. Şimdi yerinde güzeller güzeli bir brasserie konsepti hakim. Bir dönem ise FoodParty'leriyle ün salan The Galliard; hayata uyum sağlamayı gerçekten başarmış gözüküyor. Dinamik ruhunu asla kaybetmeyen bir mekan yaratmayı başarmışlar. Lezzetleri ise sanatın yemek için olduğunun bir kanıtı adeta.. Neler yok ki o fine dining kısmında! Muhteşem sunumlarıyla dünya trendlerine meydan okuyan tatlıları kesinlikle bir numaramdır, fakat ben size bir salata önerisi yapmak istiyorum. Gerek lezzeti, gerek sunumu.. Her açıdan bağımlılık yaratan bir lezzet!

Anasonlu pancar salata

Cantinery

Sanat dolusu bir mekan; hatta bir yemekhane bile denebilir.. İsminin altında yer alan "Local, Modern, Eatery"yi sonuna kadar hak ediyor. Şehirli, şık ve kocaman bir tasarım harikası.. Her rengi barındırıyor içinde, lezzetlerinde ise en büyük söz tazeliğe düşüyor. Cantinery'de her şey taze, mis gibi.. Lezzetler, keyifli ortamla birleşince ortaya harikalar çıkarıyor. Cantinery'de vazgeçemediğim bir lezzeti tanıtmak istiyorum.. Sanat galerisi değil, Cantinery mutfağı! Tablo değil;

Ahtapot carpaccio


Ops Passage

Ops Cafe olarak Karaköy'ün ilk butik cafelerinden biri; ama Passage olan Ops en yenilerinden. Güzel ve şık bir akşam yemeğiyse hayalim hiç düşünmeden Karaköy'deki ilk tercihim.. Sanatı sadece yemeklerde de hissetmiyorsunuz üstelik. Dekorasyon tamamen bir tasarım harikası, o renklerin uyumu, bakır ve yeşil tonlarının büyüsü, kapıdan girdiğinizde sağınızda kalan ve renkleriyle sizi daha ilk adımınızda cezbeden tablo.. Her zerresinden akıyor adeta sanat. Sadece akşam yemeği için de düşünmeyin tabii ki; kahvaltı bile var Ops Passage'da. Güler yüzlü ve saygılı çalışanlar, başarılı bir mutfak ekibi ve dinamik barmenler. Ops Passage'da önünüze gelen her tabakta bir tutam sanat bulacaksınız, bunun garantisini verebilirim!

Buharda somon

Topaz

Tamamıyla bir Akdeniz ve Osmanlı mucizesi karşısında, nutkunuz tutuluyor, ruhunuz huzur ve lezzetle bütünleşiyor. Buraya her adım attığımda omzumdaki yükün giderek hafiflediğini hissedebiliyorum. Bu mecaz bir anlatım değil, gerçekten Topaz'ın farklı bir büyüsü var. İsminin özelliğini tamamıyla taşıyor diyebiliriz; Topaz taşının verdiği o sakinlik ve dinginlik hissini hemen soluyorsunuz tüm ruhunuza. Bu bahsettiğim sınırları zorlayan bir huzur. Şehrin gürültüsü bir anda kesiliveriyor, işin stresin, hayatın zorlukları.. Sanki size çok çok uzaklara gidiveriyor bir anda. Masaya oturduktan sonra ise enerjisine tümüyle kapılacağınız harika bir lezzet deneyimi başlıyor. Topaz'a sadece bir Akdeniz Mutfağı demek de bence biraz haksızlık olur. Çünkü uluslararası bir mutfağı var, açıldığı günden beri her tabakta mucizeler yaratan Topaz'ın, nam-ı değer "İstanbul'un Cevheri"nin mutfağından dünyaca ünlü şefler geldi geçti.. Her gelen kendinden bir iz, bir hatıra bıraktı; ve Topaz'ın sanat eseri kıvamındaki tabakları ortaya çıktı. Topaz'ın en büyük özelliği ise her lezzetin mevsiminde hazırlanıyor oluşu. Mevsiminde ve yöresel.. Yani her lokmanız taptaze, sonuna kadar lezzeti hissedebiliyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde Topaz enfes bir bahar mönüsüne de imza attı. Tütsülenmiş jumbo karides ve İsli somon.. Lezzetleri konusunda hiç şüpheniz olmasın; tam mevsiminde ve en kaliteli malzemeler kullanılarak yapılıyor her bir tabak. Sunumları ise beni uzun uzun düşündürüyor ama sanat yemek içinse "Tadalım bakalım!" diyorum. Ve sonuç; Somon tamamıyla harika olmuş, Karides ise uzun zamandır bulamadığım lezzeti Topaz'da bulmamı sağlıyor. Ellerinize sağlık..

Tütsülenmiş jumbo karides ve İsmi somon

Kısacası; sanat sanat için midir, yoksa yemek için mi derseniz..

Böyle sanat, kesinlikle yemek içindir!

Hepinize afiyet olsun..

Bunlarda ilginizi çekebilir: