Yaza damgasını vurmaya hazır Karaköylü: Ops Passage

Güneş ışınlarını fırsat bilip kendimi İstanbul’un en sevdiğim noktası Karaköy’e attım. Tüm haftanın stresinden, sırtımda taşıdığım tüm taşlardan kurtulup, beni gerçekten mutlu eden insanlarla, kendime ayırdığım minik zamanlarımda ilk tercihim hep Karaköy olur. Karaköy’de sayısız butik mekan arasından her zaman ilk tercihim Ops Cafe’nin enfes yumurtalı ekmeği olmuştur. Çünkü Ops’un tılsımı gerçekten farklıdır. Şimdi de Ops Cafe’nin tam karşısında, Fransız Geçidi’nin içerisinde Ops tılsımının farklı bir yorumu olan Ops Passage açıldı. Şimdilerde ise en iyisinin o olduğunu düşünüyorum! Nedeni bu yazımda…

ART OF FOOD


Pollyanna değilim ama ben dünyaya sadece mutlu olmaya geldim! Dokunduğum her işte, attığım her adımda, yediğim her yemekte, hayatıma soktuğum her insanda, aldığım her nefeste… Her anımda mutlu olmak için sürdürüyorum yaşantımı. Tutkuyla yaşamak istiyorum, karşıma çıkan her insanın hikayesini merak ediyorum. Tabii ki hayat şartları diye adlandırılan etken izin verdiği ölçüde! O halde her şeyi kendinize döndürmenin vakti geldi demektir. Özlüyorsanız arayın, olmuyorsa zorlamayın, bu şehri sevmiyorsanız taşının, ikinci şansı vermeye gerek duymayın, işinizi sevmiyorsanız basın istifayı. Yeter ki huzurunuz kaçmasın! Hayatı zorlaştırmanın anlamı yok değil mi? Mesela sevdiğiniz işi yapın; böylelikle ömrünüzün sonuna kadar çalışmak zorunda kalmazsınız. Ya da size huzur veren insanları arayın bugün. Son ses en sevdiğiniz şarkıyı defalarca dinleyin. Ve benden bir tavsiye; Ops Passage’ın kapılarından bir adım atın..

Karaköy’ün büyülü dünyası


Eski binaları delerek dar Karaköy sokaklarını ısıtıyor güneş ışınları. Her köşede farklı bir renk var, attığınız her adım yepyeni bir sürpriz. İçimizden biri gibi Karaköy ve onun çok konuşulan mekanları.

İlk açıldığı günden beri yakından takip ettiğim, yepyeni bir soluk Ops Passage. Burada gerçekten mutluyum! Her karesinde, her soluğunda ve her lokmasında detayla çalışılmış olan Ops Passage’ı daha kapılarını açmadan ziyaret etmiştim. Daha inşaat halindeyken bile ortaya farklı bir yorum çıkacağını anladım. Şimdilerde ise kapılarını lezzet düşkünlerine açan Ops Passage’da tahminlerimde hiç de yanılmadığımı anlıyorum.


Başarılı bir çiftin başyapıtı: Ops Passage

Açıldığı günden beri kulaktan kulağa konuşulan Ops Passage, 2012 yılında açılan ve İstanbul’un en iyileri arasına girmeyi başarmış Ops Cafe Karaköy’ün başarılı işletmecileri Yasin Kalender ve Esin Sözer Kalender çifti tarafından yaratıldı. Mekanın eşsiz tasarımı, Arketipo Design İç Mimarlık ortaklarından Esin Sözer Kalender’e ait. Başarılı çift yeni mekanları ile Karaköy’e şimdiden yepyeni bir soluk kazandırdılar. Mesleğini severek yapan, aşkla tasarlayan bir ekibin sonucunda ortaya çıkmış Ops Passage.


Fransız Geçidi’ne girdiğiniz anda farkı hissedeceksiniz!

Karaköy sokaklarında sessiz sakin yürüyorum, Fransız Geçidi’ne girdiğimde uzaktan bana göz kırpmaya başlıyor Ops Passage. Kapısından bile anlıyorsunuz, burası gerçekten çok özel bir yer!

Kapıdan ilk adımımı atıyorum. En son inşaat halinde geldiğim, hatta ana kapıdan değil de arka mutfak kapısından girip toz duman içinde bıraktığım bu mekan, şuanda tam anlamıyla bir sanat eserine dönüşmüş. İlk gözüme çarpan bakırın göz alıcı güzelliği, tek kelime ile kusursuz bir dekorasyon karşımda duruyor. Ops Passage’ın renkleri yeşil ve bakır. Mekan içerisinde her detayda bu iki renk kullanılmış. Monet’nin renklerle zarif fırça vuruşları gibi, Apollinaire’in şekilli şiirleri gibi, buram buram sanat ve özen kokan bir mekan burası.

Barda harikalar yaratılıyor


Özenle tasarlanmış bir barın içinde, İstanbul’un en iyi barmenleri günün her saati harikalar yaratmak için misafirlerini bekliyor. Kokteyl bardakları bile özel olarak tasarlanmış. Alıştığımız kuralları yıkmak, yeni dokular kazandırmak için çıkmış yola Ops Passage! Yusuf Kazaz tasarımı harika bardaklar ve içlerini dolduran enfes karışımlar bu yazın en çok tercih edilenleri arasına girecek, benden söylemesi!


Ops Passage’ın ruhu doyuran tatları!

Benim bu bahar itibariyle favori mekanım belli oldu. Bu yüzden, Art of Food’un Ops Passage izlerini sıklıkla hissedeceksiniz.

Lezzetleri ile de kalbimi kazanmayı başarıyor. Her lokmada beni etkisi altına alan lezzetlerden bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum;

Izgara karidesli taboule, roka ve pancar


Buharda somon, salsa verde soslu yeşil salata ile

Fırınlanmış karamel soslu kadayıf

Lychee ve kıtır mısır gevreği, dondurma ile

Kısacası şiddetle tavsiye ediyorum!!

Ops ailesi hepinizi çok seviyorum! İstanbul'a böyle bir dokunuş kazandırdığınız için sizi ayakta alkışlıyorum..

Video
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: