2020 gök olayları almanağı!

Parçalı Ay Tutulması Büyük Marmara depreminden önce de olmuştu!

Astro-Maestro


PARÇALI AY TUTULMASI NEDİR?

Ay tutulması, Dünya'nın Ay ile Güneş arasında bir noktada bulunması sonucu, Ay'ın Dünya'nın gölge konisinin içerisinde kalması ile gerçekleşir. Ancak Ay'ın Dünya etrafındaki yörüngesi ile Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesinin arasındaki açı nedeniyle her tutulmada Ay, Dünya'nın tam gölge konisine girmeyebiliyor. Bu durumda gerçekleşen tutulma "Parçalı Ay Tutulması" olarak adlandırılıyor.

Biz astrologlar tarafından önemli gezegen olaylarından biri olarak görülen Parçalı Ay Tutulmasının anlamı tutulma sırasında ayın yüzde 65'lik kısmı dünyanın gölgesinde yani karanlık tarafta kalacak olmasıdır. Karanlık alemin devreye girdiği düşünülen bu durum bir çok kültür tarafından pek hoş karşılanmaz hatta uğursuz olarak nitelendirilir.

Zira hatırlatmam gerekirse 10 Ağustos 1999'da görülen Parçalı Ay Tutulması sonrasında 17 Ağustos 1999'da 'Büyük Marmara Depremi' gerçekleşmişti.

Bu yılın ilk önemli gök olayı, parçalı ay tutulması 10 Ocak 2020 - 20.05-00.15 saatleri arasında gerçekleşmişti ve ülkemizin tamamında gözlenebilmişti.

Yaklaşık 14 gün sonrasında AFAD tarafından yapılan açıklamada “24 Ocak'da Sivrice Elazığ'da meydana gelen Mw 6.8 büyüklüğündeki depremden sonra 27 Ocak 16:19’a kadar geçen zamanda, büyüklükleri 0.8 ile 5.1 arasında değişen 1025 artçı deprem kaydedilmişti.

Türkiye, ilerletilmiş haritasına baktığımda 2023 yılına kadar biz astrologların (balzamik) denilen bir süreci yaşadığımızı söyleyebilirim.

Balzamik süreç; Ayın ışığının kapanması, şartların kontrolümüzde olmaması anlamına gelir ki; bu durum sadece olası bir deprem için geçerli değildir. Son zamanlarda yaşanan kaotik olaylar, virüs ve hastalıklarda bu kapsamda değerlendirilebilir.

İlginçtir ki bu ay fazı İstanbul’un ilerletilmiş haritası için de geçerli ve malefik (kötücül) bir gezegen olan Satürn ile kavuşum halinde tam İstanbul’un yükselenine doğru ilerlediği zamanlarda gerçekleşiyor!

Yine Türkiye haritasına dönersek bu durumlar hep toprak elementinde geri hareketinde olan Uranüs Türkiye'nin Güneşiyle aynı derecede karşıt açıya geçtiği anda böylesi bir gerilimi oluşturmuş. Bu yüzden son yaşadığımız depremi üzülerek tetikleyici bir unsur olarak kabul etmek zorundayım.

Malum Uranüs doğası gereği ani olaylara gebedir ve bunu genelde yaptığı şekilde kopuşla değil, bu transitinde toplumu uyandıran, harekete geçiren bir üslupla sergiler.

1939 yılında yaşanan 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depreminin yine Uranüs’ün Boğa burcundaki seyri sırasında gerçekleştiğini hatırlamamda fayda var.

Malum 2020 yılının ilk Ay tutulması 10 Ocak Cuma günü gerçekleşti. 2020 yılının ikinci Ay tutulmasının tarihi ise 5 Haziran cuma günü ve Yay burcunda.

2020 yılının ilk Güneş tutulması 20 Haziran'da Yengeç burcunda gerçekleşirken, bir sonraki Ay tutulmasının tarihi 4 Temmuz ve Oğlak burcunda.

Bu ay tutulmasının yine Oğlak burcunda yani toprak mahiyetinde gerçekleşiyor olması tutulmadan sonraki iki haftalık sürecin 4-14 Temmuz tarihlerinin ciddi tehlike arz edebileceğini gösteriyor. Dikkat!!!

Umarım yaşadığımız bu son deneyim, önlemlerimizi yeniden gözden geçirmemize imkan verebilecek bir fırsat sunar.
Günümüz teknolojisi bilginin hızlı yayılmasına imkan verirken, işlenmiş, çarpıtılmış yanlış bilginin bir kaygı toplumu yaratmasına imkan vermemesi kaçınılmaz. Bu yüzden ihtimallerin potansiyelini bilmek, alacağımız kişisel önlemler adına çok önemli. Eforumuzu nasıl olacağına değil, bizim o esnada hatta sonrasında ne yapacağımıza harcamalıyız.
Depremin bir adım öncesinde bile, bir adım ötede olabilmek için...
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: