Private Chef, Pınar İshakoğlu: Evinize özel şef ister miydiniz?

Dünyada büyük trend olan ‘private chef’ yani kişiye özel aşçılık servisini, Pınar İshakoğlu kurduğu şirketiyle Türkiye’de sunuyor. Private chef de nesi diyenler; hemen açıklıyorum. Mesela evinizde yemek daveti vereceksiniz. Yaratıcı, zevkli, sıradanlıktan uzak, sunumuyla çarpıcı ve her şey çok lezzetli olsun istiyorsunuz. Private Chef’inizi evinize getirebiliyorsunuz. Konsept ve tercihlerinizi dinliyor, alışverişinizi yapıyor, yemekleri hazırlıyor ve en önemlisi de sunum ve stylinginizi yapıyor. Hatta eğer isterseniz misafirlerinize tabaklarındakileri anlatıyor. Çok havalı değil mi sizce de?

Berrak mekanlarda..

Video yüklenemedi...



Bazen de her gün ne yemek yapacağım derdine derman oluyor. İhtiyaç ve zevklerinize göre haftalık menülerinizi hazırlıyor, yanına da beş dakikada her şeyi hazır edebileceğiniz talimatları ekliyor. Farklı mekan veya konseptlere özgü catering servisi de veriyor. Davet, açılış veya kutlamalar, kahvaltı, brunch, beş çayı, akşam yemeği ya da kokteyllerde fark yaratabiliyorsunuz.


Pınar İshakoğlu Londra’da işletme eğitimi ve moda dünyasında Dolce & Gabbana, Ted Baker, Paul Smith gibi önemli markalarla çalışmasının ardından hayalini kurduğu mesleği için MSA (Mutfak Sanatları Akademisi) Chef & Owner bölümünü tamamlamış. İstanbul Cento per Cento’da ünlü İtalyan chef Maurizio Morelli ile çalışıp sonra Morelli’nin ekibinde Londra’nın köklü fine dining restoranı Latium ve İtalian trattoria Briciole’de sous chef olarak görev yapmış. Takip eden 2 sene, Londra Soho House’da pastry chef olarak çalışmış.


Özel atölyesinde hoş bir açık mutfağı ve 10 kişilik yemek masası var ve burada ‘’Şefin Masası’’ konseptli organizasyonlar yapıyor. Biz gecce.com ailesi olarak Pınar İshakoğlu’nun masasına konuk olduk. Gül Erçetingöz ve Sedef Türker ile beraber bir yandan Pınar hanımla beraber Naked Cake yapmayı öğrenirken, bir yandan keyifle yemeklerimizi yedik. Masamızda çok şık birer menü bulunuyordu. Listede birbirinden güzel ve özel lezzetler vardı.


Damakta kalan ve zihninizde fark yaratan cinste yemeklerdi hepsi. Başlangıçlarda Deniz Levreği Ceviche üzerindeki yenilebilir çiçeğiyle çok şık bir sunuma sahipti. Fırında Organik Balkabağı karamelize kırmızı soğan ve tahinle harika bir uyum sağlamıştı, tadına doyamadık. Pancar Falafel ise kimyon, yoğurt ve nohutla bütünleşen müthiş bir lezzet şöleniydi.


Ana yemekte önce Siyah Borazan Mantarı ile yapılan Şefin Taglietellesi ardından Kuzu İncik geldi. Kuzu İncik’e bayılmayan biri olarak hayatımda yediğim en lezzetli Kuzu İncik'di diyebilirim. Beraberinde sunulan Trüflü Mor Patates & Yanmış Baby Havuç mutheşem bir bütünleyici oldu. Tatlı kısmına geçtiğimizde Tuzlu Karamelli Tart hakikaten çok lezzetliydi. Tam bir lezzet şöleni.


Ayrıca dip not olarak eklemeliyim; Pınar İshakoğlu’nun Brownie’sini bilen biliyor, efsane bir lezzet. Muhakkak tatmalısınız.

Dilerseniz bu mekana arkadaşlarınızı götürerek özel bir yemek daveti de verebilirsiniz. Ben yeni yıl yemek davetimi burada yapmayı planlıyorum. Size de öneriyorum.


Pınar İshakoğlu’nun en yapımı organik marmelatları ve ev yapımı likörlerini de satın alabilirsiniz. Ayva jölesi harikaydı.


Yeri Florya’da. Yani komşumdur kendisi. Damağınızı lezzetli ellerine teslim edebilirsiniz.

Bunlarda ilginizi çekebilir: