Sosyal medya eğlenceyi öldürüyor mu, coşturuyor mu?

Neden bu soruyu sordum? Acayip bir yere sürükleniyoruz sosyal medya sayesinde, hepiniz farkındasınız diye tahmin ediyorum. Ucu bucağı olmayan bir dehliz sosyal medya. Her geçen gün de bizdeki etkisini arttırıyor.

Gecce Analiz

Öyle uygulamalar var ki, neredeyse artık telefonu elimizden hiç bırakamaz olduk. Bunun son örneği Periscope… Resmen gittiğimiz mekanlardan canlı yayın yapar hale geldik. Allah'tan Android’lere henüz gelmedi bu uygulama, daha ben bulaşamadım o yüzden. Ama gelince de bulaşır mıyım bilemiyorum! Bir ürktüm çünkü. Ona şimdiden bağımlı olan arkadaşlarım var. Soluksuz yayın yapıyorlar.

Özel hayat durumlarına girmeyeceğim, çünkü artık yatak odalarımız dışında bir özel hayatımızın olmadığına inanıyorum. Su içsek bunu milyonlar biliyor çünkü.

Aslına bakarsanız iki uçlu değneğin tam da kör noktasındayım. Yani işimin bir parçası sosyal medya, çok da eğleniyorum, keyif alıyorum; takip etmekten ve de içinde olmaktan. Ama bir yandan da acaba artık eğlenemez mi olduk diyorum!

Çünkü dikkat edin kulüplerde. Snap atmaktan, instagram’a foto yüklemekten, periscope’ta canlı yayın yapmaktan gerçek anlamda eğlenemez olduk. Telefonu elimizden bırakmamız için şuurumuzun uçması gerekiyor. Ancak o zaman telefonlar bir köşeye fırlatılıyor ve cidden gerçekten eğlence başlıyor. Ama şuur kapalı; başlarım öyle eğlenceye.

Yani diyeceğim odur ki, biz kulüplerde değil artık sosyal medyada eğleniyoruz. Dünyanın parasını harcadığımız gecce kulüplerinde sadece konu mankeni olarak bulunmaya başladık. Önceden dip masamızdakileri süzer dedikodu yapardık, şimdi dip masamızdaki kişinin sosyal medyasına bakıp o masada neler konuşulduğunu elimizdeki telefonlardan öğreniyoruz. Ya da karşı masamızdaki arkadaşımızın yanına gitmek yerine whats app’tan hal hatır soruyoruz. Tuvalete filan giderken karşılaşırsak ne ala, ancak o zaman ten tene temasta bulunup öpüşüp koklaşıyoruz. Onun dışında ister kabul edin, ister etmeyin biz bu sosyal medyanın esiri olduk.

“Şikayetçi misiniz?” diye soranlar olabilir; dedim ya iki uçlu değneğin tam da kör noktasındayım. Bir yandan çok eğleniyorum, bir yandan da acaba yanlışa mı sürükleniyoruz diyorum. Cidden sohbet ettiğim meyhane geccelerini, kendimi full eğlenceye kaptırdığım anları özlüyorum. Ama işte sektörün tam da göbeğinde yer alan biri olarak işime de yarıyor bu meret.

Yakında konuşmayı unutacağız diye korkmaya başlamadım değil ama. Çünkü her şeyi yazışarak, fotoğraflar ve videolar üzerinden anlatarak hallediyoruz. Konuşsak bile, sosyal medyanın içinde kaybolarak yapıyoruz bunu. Kulaklıklar sağ olsun! Bizi sosyal medyadan asla kopartmıyor. Galiba biz gerçekten köle olduk ve ancak bu şekilde eğlenebiliyoruz.

Ama hala kendini sosyal medyaya kaptırmayan başarılı insanlar var aramızda. Sohbetlerini eden, gerçekten eğlenen… Sosyal medyayı göz ucuyla takip edip her şeyden haberdar olan ama onun esiri olmayan… Çok kıskanıyorum sizi beyler, bayanlar! Biz gözümüzü kapattık ve sosyal medyaya teslim olduk. Artık onun paralı askerleriyiz. Virüs kanımıza bulaştı ve tedavisi de yok zannımca!

Düşünün elektrikler kesildiğinde bile ilk aklımıza gelen şarjlarımız; başka bir şey değil! Korkutucu değil mi sizce de? Yazının başında sorduğum soruya gelince; benim cevabım şu: Sosyal medya gerçek eğlenceyi öldürdü evet ama sanal bir eğlence yarattı. Biz de o sanal dünyanın içinde eğlenir olduk. Hal böyle olunca coşturması da son derece sanal! Siz ne düşünüyorsunuz? Hadi yazın bana…
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: