1976’dan bugüne Sardunya Karaköy

Ne şanslı insanlarız ki İstanbul gibi büyülü bir şehirde yaşıyoruz. Şehrin enerjisi bitmek bilmiyor adeta. Gündüzü ayrı güzel, gece bir başka nefes kesici. İstanbul’un simgesi muhteşem Boğaz nefes almak istediğimizde, keyifli anlar için, eğlenmek için ya da romantizmin doruklarına ulaşmak için hep koştuğumuz noktası beklide. Bende sizlere modunuza göre tüm bunları yaşayabileceğiniz ve aynı zamanda muhteşem manzarasının arkasına sığınmamış, güler yüzlü hizmetle enfes tatlar sunan Sardunya Restoran’dan bahsetmek istiyorum.

Mekan Delisi

1976’dan beri kale gibi sağlam kalan bir yer Sardunya Karaköy. Yıllardır devam eden bu başarının sırrı kemik kadroyla yıllardır hizmet veriyor olmalarının yanı sıra kendileri için özel üretilen et ve zeytinyağları yemeklerinde kullanmaları diye düşünüyorum. Denize sıfır olan Sardunya geniş kapalı ve açık alanıyla kız kulesinden Boğaz köprüsüne muhteşem bir manzarayla konuklarını karşılıyor. Mekan son derece ferah, aydınlık ve rahat dekore edilmiş. Eğer akşam yemeği için burayı tercih ediyorsanız, cam kenarındaki ışıklandırmalar içini aydınlatacak.


Günün her saati hizmet veren Sardunya’nın kahvaltısı meşhur, daha deneyemedim ama en kısa zamanda kahvaltı içinde bu güzel mekanı tekrar ziyaret edeceğim. A la Carte menü ise bir hayli zengin, bir hayli çeşitli. Turistlerin uğrak yeri olan mekan menüsünde onlara hitap etmek istemiş ve Thai Usülü Tavuk Salata, Somonlu Noodle ve Cafe de Paris Soslu Bonfile gibi lezzetlere yer vermiş. Tabi ki hem bizler için hem de yine turistlere geleneksel lezzetlerimizi tanıtmak adına Sokak Köftesi, Zeytinyağlı Dolma ve Yoğurtlu Kebap gibi enfes tatlar Sardunya’da başarıyla hazırlanıp mutfaktan masanıza servis ediliyor.


Bakalım Biz Neler Yedik…

Akşam yemeğinde gittiğimiz Sardunya’da ne yiyeceğimizi seçmek için bir hayli çaba sarf ettik. Her şey kulağa ilginç geliyor, her şey iştah kabartıyor. Salatasız sofraya oturmadığımı bilenler, bu sefer cevizli ve biberli domates salatasıyla başladım yemeğe.


Başlangıçlarda soğuk olarak ne isteyeceğime ise saniyede karar verdim çünkü köz biberin hastasıyım, patlıcan salatasının hayranıyım. Patlıcan salatasıyla doldurulmuş kaypa biber son derece hafif ama inanılmaz lezzetli bir sunum olmuş, tavsiye ederim.


Ara sıcak olarak ise genelde unuttuğumuz ama klasikleşmiş yemeklerimizden midye tava söyledik. Midyeler yumuşacık puf puf geldi. Yanında kabak kızartması da eklenmiş ve tartar sosla servis edildi. Sunumu da göz doldurdu hani.


Ana yemek olarak Sardunya’ya has diye adlandırdıkları Biberiyeli Tavuk Izgara aldım. Yumuşacık ve enfes lezzetli bir tavuk yedim. Patates püresinin de tabakta izi kalmadı diyeyim, gerisini siz anlayın.


Birde et denemeliyim dedim ve Fjita söyledik. Süzme yoğurt, avokado püresi ve salsa sosuyla servis edilen bonfile dilimleri lokum gibiydi adeta. Sıcacık tortilla ekmeğine insanın sardıkça sarası geliyor.


Sizde alternatif yerler mi arıyorsunuz? Manzara eşliğinde güzel bir yemeği rahat bir ortamda mı yemek istiyorsunuz? O zaman size Sardunya Karaköy’ü şiddetle tavsiye ederim. Muhteşem manzaranın keyfini menüden ne seçeceğinizi uzun uzun düşünmek zorunda olmanız dışında hiçbir şey kaçıramayacak.

Bunlarda ilginizi çekebilir: