Madeo İstanbul’da neler oluyor?

Gün geçmiyor ki Karaköy’de yeni bir yer açılmasın. Geçtiğimiz ay aramıza katılan Madeo bu kısa sürede rakiplerinin arasından sıyrılmayı başardı. Çeşme’den tanıdık bir isim olan Madeo, İstanbul’da bambaşka bir konseptle servis veriyor. İyi yemek iyi eğlence buluşmasıyla karşımıza çıkan bu çiçeği burnunda mekanın başarısının sırrı işte tamda bu. Haftada 3 gecce canlı müzikle, hafta sonu ise Dj performansıyla misafirlerine keyifli saatler yaşatan Madeo mutfakta da ipleri elinden bırakmamış. Sonuç mu? Haftanın her günü masaların kapış kapış gittiği ve her gelenin mutlu ayrıldığı çok keyifli bir mekan…

Mekan Delisi

Karaköy’ün en popüler caddesinde baş köşede yer alan Madeo siyah girişiyle sizi içeride neler beklediğini gizler gibi karşılıyor. Kapıdaki valeler, halıyla kapıya giden kısa giriş ve korumalar şık bir yere doğru yaklaştığınızın sinyallerini veriyor. İçeri girdiğiniz anda loş ışık, sağda yer alan boydan boya özenle ışıklandırılmış gösterişli bar ve şık masalar karşılıyor. Ayrıntılara girdiğinizde ise ara ara duvarları süsleyen Paris’ten ithal tablolar ve avizeler göz dolduruyor. Yemek saati arkadan gelen hafif müzik ortamın ağırlığına uygun. Misafirlerse mekana uyumlu olarak çok şık, bir o kadar da neşeli.


İtalyan mutfağının hakim olduğu Madeo’da klasik İtalyan başlangıçlar ve tabi ki makarnalar ön plana çıkıyor. Açılışı ızgara karidesli avokado ve enginar salatası ile yaptık. Sunumuyla daha ilk saniyede iştah kabartmaya yeten bu tabağın verdiği tatta görüntüsünden aşağı kalmadı. Porsiyon olarak paylaşmak içinde çok uygun olan bu sunumda ilk taktir ettiğim sosun hafif olmasıydı. Kullanılan malzemeye güven olunca sosa boğmanın bir anlamı olmadığını kanıtlarcasına karidesler enfesti.


Sırada ki tercihimiz bir İtalyan klasiği olan Bruscetta oldu. Avokado püresi üzerine yerleştirilen somon kelimenin tam anlamıyla lezizdi. İtiraf ediyorum, 2 tane yedim.


Makarnalarıyla adından bir hayli söz ettiren Madeo’da ana yemekleri kesinlikle makarnadan yana tercih etmeliydik. Deniz mahsullü spaghetti ile başlamak istiyorum. El yapımı ve alışılmıştan daha kalın tutulan spaghetti kesinlikle deniz mahsullü versiyona çok daha fazla yakışmış. Domates sosu çok başarılıydı ve içindeki kalamarlara ayrıca bittim. Poricini mantarlı tagliettelli ise tam al dante pişmiş, kremaya rağmen hafif ve mantarı sonuna kadar hissettiren bir sunum olmuş. Bu arada salata tercihiniz olacaksa biz ortaya birde keçi peynirli salata söyledik. Makarnalarla çok uyumlu oldu diyebilirim.

Madeo’da denemeden ayrılmamanız gereken bir şey var ki onlar buna özel karamel dolgulu sufle diyorlar bense cennetten bir lokma diye adlandırdım. Sizde tatlıda karamel seviyorsanız, iddia ediyorum buna bayılacaksınız. Yanında dondurma ile sıcacık servis ediliyor.


Tam anlamıyla baştan sona başarılı bir akşam yemeği, şık bir ortam, sonrasında da kaliteli eğlence istiyorsanız kesinlikle Madeo’yu tavsiye ederim. Eğlenceye güvenilip mutfak ihmal edilmemiş, lezzetten ödün verilmemiş. Rezervasyon için günler önceden aramayı ihmal etmeyin, açıkta kalmayın derim, şimdiden afiyetler dilerim.

Bunlarda ilginizi çekebilir: