Park Fora'nın kıyısından atın beni denizlere!

Trafiği arkamda bırakıp bahar çiçeklerinin açtığı yemyeşil parkın patika yolundan aşağıya doğru yürümeye başladım. Daha bu kısa yolculukta bile içime bir huzur doğdu, keyfim yerine geldi. Sonrada balık kokuları burnuma çalınmaya başladı. Park Fora’nın samimi girişine ulaştığım anda ise direk acıktığımı anladım çünkü taze gelmiş balıkları öyle güzel sergilemişler ki tam da girişte. Merdivenlerden inmeye başladıkça eşsiz manzara kendini göstermeye başladı. Oh be dedim geccenin ne kadar keyifli geçeceğini hissettikçe.

Mekan Delisi

Yıllardır hizmetinden, kalitesinden ve lezzetinden ödün vermeden hatta her zaman üstüne ekleyerek devam eden İstanbul’un nadir balıkçılarından Park Fora. Kuruçeşme parkının içinde denize 0 eşsiz konumuyla sırf keyif almak için bile gidilesi bir yer. Karşınızda Kuleli Lisesi’nin zarif silüeti, yanı başınızda tüm ihtişamıyla Savorona ve tabiî ki boğazın masmavi suları… Sadece manzaraya güvenmemişler içeride son derece sade ama şık bir dekorasyonla hizmet vermektedirler. Çeşit çeşit istiridyelerin sergilendiği camekân dolabın karşısına devasa bir ıstakoz akvaryumu yerleştirmişler. Siz seçiyorsunuz onlar canlı canlı yakalıyorlar önünüzde. Teras kısmının keyfini anlatmaya gerek bile yok, saatlerce oturabilir insan.



Servis 10 numara 5 yıldız diyorum. Bir yer ne kadar güzel olursa olsun ya da yemekleri ne kadar lezzetli, ambiyans ve servis bende ilk sırada gelir. Park Fora’da herkes güler yüzlü, yardımcı olmaya ve o gün ne güzel ise denetmeye can atıyorlar. Marşını verdiğniz her yemek tam zamanında sofrada yerini alıyor.


Salataya Bak, Mezelere Dal

Yaza özel 2 salatayı şiddetle tavsiye ettiler. Biri ıspanak, brokoli ve domatesten oluşuyor, diğeri klasik çoban salatanın en güzel hali. Salatayla doyacağım korkusu yaşadım resmen elimden bir türlü çatalı bırakamayınca.


Soğuklardan acılı ezme, köz biber, tarama ve enginar söyledik. Tarama gerçekten başarılıydı ki bana ağır gelen bir tattır ama bu sefer hiçte öyle gelmedi.


Bir baktım elinde tepsi şef yine bana doğru geliyor. Bu soğukları da tatmazsanız olmaz dedi. Yoğun ısrarlar ve görüntüde ki iştah kabartan durum karşısında nefsime yenildim. Patlıcan salatası ve börülceyi kesinlikle tavsiye ederim.


Buranın Farkı Paella

Bir İspanyol yemeği olan paellanın hafif Türk versiyonunu yapıyorlar diyebilirim. Elde koca bakır bir tencere paella çıktı diye masa masa dolaşıyorlar. İddia ediyorum böyle bir şer yemediniz daha önce Park Fora’ya gelmediyseniz. Kullanılan baharatlar, deniz mahsüllerinin pişme derecesi ve ortaya çıkan lezzet olay diyorum başka bir şey demiyorum.


Geccenin ara sıcak sürprizi balık mantı. Aynen mantı gibi sarımsaklı yoğurt ve sosuyla servis ediliyor ama tek farkla içindeki kıyma değil balık. Bu aralar balıkçılardaki yeni ara sıcak favorim.


Oltadan Masaya

Ana yemek ızgara lagos ve dil balığı söyledik. İlk önemli nokta evet çok şükür balıklar kurutulmadan gelmiş! Diğer can alıcı nokta evet balıklar tazecik ve deniz balığı lezzeti mideye yakışır şekilde gelmiş.


Midede Balıklar Canlı Kalmasın Dedik…

Çatladık, patladık ama sırf balıklar midede canlı kalmasın diye az biraz tatlı ve meyve söyledik. Klasik balıkçı tatları olan ayva, kabak ve incir tatlısı geldi taze kaymakla. 1 numara elma kadar gelen bal tadında incir, 2 numara lezzetiyle ayva oldu.


Geccenin sonunu Kayahan’dan “Atın beni denizlere yalan dünya size kalsın” dizeleriyle yaptım, yani siz düşünün bendeki keyifi. Bu zamanlar Park Fora’ya gitmek için en güzel zamanlar. Ambiyans, lezzetler ve servis, kısacası her şey fevkaladenin fevkinde. Şimdiden afiyet olsun.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: