Karaköy Yeme-İçme Haritası

Baharın gelmesi ile daha da şenlenen İstanbul’da bu haftaki rotam eski Antik Galata semtinin modern adı olan ve ‘damak tadının yeni üssü’ olarak gösterilen Karaköy oldu. Tarih boyunca bir liman ve ticaret merkezi olma özelliğiyle ön plana çıkan Karaköy’de, Balık Pazarı içinde yer alan yılların balıkçılarından, modern yaşama ayak uydurmuş şık restaurantlara kadar sıkı bir tur yapmaya hazırsanız, başlıyoruz :) İşte haritamız..

Gizli Lezzetler



1- TARİHİ KARAKÖY BALIKÇISI
2- ALİ OCAKBAŞI
3- AKIN BALIK
4- NAM PORT
5- ODESSA RESTAURANT
6- DEDEM AFRODİT RESTAURANT
7- FORNERIA
8- NAMLI GURME
9- KARAKÖY GÜLLÜOĞLU
10- LİMAN LOKANTASI
11- FERAHFEZA
12- MAYA
13- KARAKÖY LOKANTASI
14- BEJ CAFE
15- MA’NA
16- MUMS CAFE
17- OPS CAFE
18- TÜKKAN
19- GASPAR
20- UNTER GASTRO PUB
21- KARABATAK
22- BANDO KITCHEN
23- BALTAZAR
24- NAİF
25- LOUIS
26- İSTANBUL MODERN
27- SARDUNYA




1-TARİHİ KARAKÖY BALIKÇISI


1923’ten beri Grifin Han’ın içinde yer alan İstanbul’un en eski balık lokantalarından biri olan Tarihi Karaköy Balıkçısı, gündüzleri hanın girişinde yer alan akşamları ise Han’ın 5. katında hizmet vermeye devam eden ve Karaköy’de 100 yıllık tarihi barındıran bir mekan. Namı ise sınırları aşarak; The New York Times’ dan, Herald Tribune’e, Japon televizyonlarından Alman medyasına kadar bir çok yabancı basında övgü haberleri ile yer almış. Manzarasına ise diyecek laf yok, lezzetli balıklarınızı yerken; Haydarpaşa, Selimiye Kışlası, Sarayburnu, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Yeni Cami, Galata Köprüsü, Haliç ve Fatih Cami’nin tümünü içeren, canlı bir tarih görselinin keyfini çıkaracağınız inanılmaz bir atmosfer ile farklı bir deneyim yaşıyorsunuz. Grifin’in sahibi ve yöneticisi araştırmacı gurme Hakan Özkaraman, bu göz alıcı manzaraya eşlik edecek en mükemmel atmosferi yaratarak misafirlerini ağırlamayı bekliyor. Benden söylemesi..

En Belirgin Özelliği: Tarihi

Detaylar İçin Tıklayınız.

2-ALİ OCAKBAŞI

Bilinen ocakbaşı algısından farklı olarak döşenmiş şık bir ocakbaşı var şimdi sırada. Grifin Han içerisinde Tarihi Karaköy Balıkçısı’nın alt katında yer alan Ali Ocakbaşı harika manzarası ile leziz yemekler sunan bir mekan.. Enfes etlerinizi ve kebaplarınızı yedikten sonra ocağınız 23:00 de kapanıyor ve Han’ın en üst katında yer alan, Ali Ocakbaşı’nın sahipleri olan Okan-Volkan Akkaş kardeşlere ait Grifin Bar’a çıkabiliyorsunuz. Zira leziz bir yemeğin üzerine, bir taşla iki kuş vurarak harika bir manzara eşliğinde içkinizi yudumlarken bu çatı barında keyifli dakikalar geçireceğinizden eminim..

En Belirgin Özelliği: Manzarası ve Ocağı

3-AKIN BALIK

Karaköy’ün belki de en çok tercih edilen salaş balıkçısı diyebiliriz Akın Balık için. Haftasonu bilhassa kendi gözlerimle gördüm ki insanlar uzun bir kuyruk oluşturmuş masaları için sıra bekliyorlardı.. Un Kapanı Köprüsü ve Galata Köprüsü arasında kalan iskelede, yemyeşil bir bahçeye konuşlanmış bu mekana gittiğinizde pek çok ünlü sima ile de karşılaşabiliyorsunuz.. Ege’de bir balıkçı köyüne gelmiş hissi ile, Tap taze balıklarınıza ve leziz yeşil salatanıza çay bardağında sunulan içkiniz, yanında tepsi ile önünüze getirilen ve dilediğinizi seçebildiğiniz mezeleriniz eşlik ediyor.. Tercihimi sezonunda ve taze olan çipuradan yana kullanıyorum. Tek kelime ile harika. Duvarlarda eski radyolar, kitaplar ve mekanı daha evvel ziyaret etmiş isimlerin fotoğraflarına fonda çalan Türk Sanat Müziği eşlik ediyor.. Bir gün, gün batımında yolunuzu Akın Balık’a düşürürseniz şayet, pişman olmanız mümkün gibi görünmüyor..

En Belirgin Özelliği: Bahçesi ve Salaş Dekorasyonu

4-NAM PORT

Galata Köprüsü’nü geçip iskeleden devam ediyorum.. Solumda sırasıyla dizilmiş mekanların içinden Nam Port’u seçiyorum. Enfes şarküterisi ve cafe&restaurant konsepti ile ün salmış Namlı Gurme’yi bilenleriniz illa ki vardır.. 2007 yılında açılan Nam Port, Namlı Gurme’nin bir şubesi. 2 katı ve bahçesi ile iskelede bir yorgunluk kahvesi ya da sabah kahvaltısı etmek isterseniz Nam Port tam size göre. Bunun yanı sıra Nam Port’ta sabah 07:00’den akşam 22:00’ye kadar sıcak ve soğuk yiyecek çeşitleri de bulabiliyorsunuz. Haftasonları ise taze sıkılmış meyve sularınızla, deniz manzarası eşliğinde, dolu dolu bir brunch keyfi yaşamak niyetindeyseniz, Nam Port’u tercih edebilirsiniz..

En Belirgin Özelliği: Lezzeti ve Manzarası

5-ODESSA RESTAURANT

İskelede mekanları sıradan devam ediyoruz. 1994’ten bu yana soğuk mezeleri ve balık buğulaması ile ün salmış Odessa Restaurant geliyor önünüze. Kalamar tavasından kağıtta balığına pek çok lezzeti deneyimleyebileceğiniz mekan manzarası ile de ön plana çıkıyor. Haftanın 7 günü 12’den gecce 2 ye kadar açık olan Odessa’da ziyafet vermek isteyen gruplar için özel menü seçenekleri de hazırlanıyormuş. Fiyatları ise hayli avantajlı idi. İşletme Müdürü Ferit Gümüş ile mekanı gezdiğimde gördüm ki katlardan yukarı çıktıkça manzara daha da geniş bir açıyla önünüze seriliyor ve güzelleşiyor. Konumu itibari ile Odessa Restaurant’ta balık keyfi yaşarken hiçbir yere geç kalmıyor, gününüze kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

En Belirgin Özelliği: Balık Buğulaması

6-DEDEM AFRODİT

Eşsiz manzarasını 5 farklı katında da ustalıkla taşıyan bir başka mekan var sırada. 40 çeşit mezesi, haftasonları düzenlenen canlı fasıl geceleri ile 2005 yılından bugüne Karaköy’ün favori balık lokantalarından biri Dedem Afrodit. 250 kişi kapasitesi ile her katında ayrı ve özenli hizmet vermeye devam ediyor. İş toplantılarınız, grup yemekleriniz için de ideal bir seçim. Mekan sahibi Celal Yurtseven kemikleşmiş müşteri kitlesi ile birebir kendisi ilgileniyor ve her misafirin kendini özel hissettiği bir işletme anlayışını benimsediğini söylüyor. Müşteriler ise ayrı bir otopark mevcut. Kalamar ızgara ve levrek tadım ise öne çıkan tatlar arasında..

En Belirgin Özelliği: Manzarası

7-FORNERIA

Arda Türkmen yeni lezzet konsepti ‘Forneria’ ile Karaköy’e The Haze’den merhaba diyor. 2008 yılından beri Asmalımescit’te simge olmuş lokantası Leblon ve 2010 yılından beri Cnn Türk ekranlarında sürdürdüğü ‘Arda’nın mutfağı’ isimli yemek programıyla yeme içme dünyasında yeni bir soluk olan başarılı işletmeci Arda Türkmen, yeni markası Forneria’da , taş fırından sofraya gelen yepyeni lezzetler, ve sıra dışı sunumlar ile Karaköy’e farklı bir heyecan katmış. Forneria ‘taş fırından sofraya’ konsepti ile birbirinden farklı pizzaları, döküm demir tencerelerdeki porsiyonluk yemekleri, yöresel malzemeler ile hazırlanan farklı lezzetleri ve öğlen servisinde günlük olarak değişen mönüleri ile hızla gelişen Karaköy ve İstanbul yeme içme hayatındaki en parlayan adreslerinden biri! Forneria, mönüsündeki klasik Akdeniz lezzetlerine Türk mutfağından esinlendiği küçük dokunuşlar ekleyerek , Karaköy'ün hızla gelişen gastronomi hayatında yeni ve başka bir sayfa açıyor..

En Belirgin Özelliği: Mutfağı ve Lezzetleri

8-NAMLI GURME


84 yıllık bir tecrübenin birikimi olan Namlı, 3.kuşak temsilcisi Engin Mepa tarafından 2007 yılında Namlı Gurme Karaköy ile sektörde yeni bir konsept ve dizayn ile yerini almış. İstanbul’un tarihi yarımadası Karaköy’ de şarküteri, cafe&restaurant konseptini yaratan gurme mekanlarından biri olan Namlı Gurme’de İster açık alanda hatta tarihi kaldırımların üzerinde ister kapalı alanda gurme ürünler eşliğinde yemeğinizi yerken, kahvaltınızı yaparken oturduğunuz herhangi bir masadan deniz manzarasını izleyebilir, Karaköy’ün havasını içinize çekebilir ve ardından alışveriş keyfi yaşayabilirsiniz. Kahvaltı ve kahvaltılığın adresi olarak bilinen mekan, son 5 yıl En İyi Kahvaltı ve Alışveriş Mekanı seçilmiş. Şarküteri bölümünde ithal ve yöresel peynirler, et mamulleri, özel bal ve reçeller, renk renk ve 30 çeşit zeytinleri ile Namlı’ nın et ürünlerinin yanı sıra 3000’ e yakın gurme kelimesine yakışır alışveriş ürünleri ile organik ürünler de bulmak mümkün. Soğuk yemek bölümünde yaklaşık 70 çeşit zeytinyağlı günlük olarak sunuluyor. Türk mutfağı’nın vazgeçilmezi zeytinyağlıların dışında ahtapot, lakerda, karides ve somon gibi fümelenmiş balık çeşitleri ile 15 çeşit sıcak ev yemekleri de bulabilirsiniz. Bir gün muhakkak Namlı Gurme’ye yolunuzu düşürün derim..

En Belirgin Özelliği: Lezzetli Ürünleri ve Kahvaltıları

Detaylar İçin Tıklayınız.

9-KARAKÖY GÜLLÜOĞLU

Baklava denince akla gelen yegane isim Güllüoğlu için gönül rahatlığıyla, ‘’Beykoz’un paçası, Kanlıca’nın yoğurdu, Sarıyer’in böreği, Sultanahmet’in köftesi, Vefa’nın bozasından bahsederken Karaköy’ün de Güllüoğlu Baklavası var.’’ Diyebilirsiniz.. Güllü Ailesi 1800’lü yıllardan beri baklavacılık yapıyor. 1930’larda tahta kutular içinde civar illere gönderilen kuru baklavalar ile Gaziantep dışına taşan Güllüoğlu adı İstanbul’a geldiği ilk yıllarda bedava baklava ikramlarında bulunmuş. Taksim’den, Nişantaşı’ndan, Şişli’den telefon ile baklava siparişi veren kimselere yol masrafı alınmadan baklavalar gönderilmiş. Mustafa Güllü’nün bu çabaları 1953’ten yılından sonra semeresini vermeye başlamış ve mekan ilk olarak Karaköy’de yerini almış. İstanbul’un en eski merkezlerinden olan Karaköy’de Güllüoğlu farklı bir renk, farklı bir tat, aynı zamanda da semt dokusunun bir parçası. 1949’dan beri Karaköy’de çok şey tarihe karışmış ama Karaköy Güllüoğlu 5 kuşaktır yaşıyor..

En Belirgin Özelliği: Tarihi ve Baklavaları

10-LİMAN LOKANTASI


Liman lokantası 1947 yılında İktisat Bakanlığı ve İstanbul Liman İşletmelerinin açtığı bir yarışma sonucunda yerli ve yabancı 21 proje arasından seçilen bir mimari projeyle yapılmış. 1953 yılında Denizcilik Bankasın’nın işletmesine geçen Liman lokantasının başına, Atatürk’ün şefliğini uzun yıllar yapmış olan Silvian Fontana getirilmiş. Fontana 1953-1968 yılları arasında buranın şefliğini yapmış ve bu zaman dilimi içerisinde Türkiye’de ilk defa batılı anlamda modern servisi oturtmuş. Geçmişte birçok ünlünün’de uğrak yeri olan Liman Lokantası ressam İbrahim Çallı’dan, edebiyatçı Yahya Kemal Beyatlı’ya kıymetli bir çok ismin içkilerini yudumlarken boğazın inanılmaz güzellikteki manzarasının keyfini çıkarttıkları bir mekan haline gelmiş. Mekan İstanbul Boğazı'nın Galata Köprüsü'nden Boğaz Köprüsü'ne uzanan en güzel manzarasına hakim mekanları arasında yer alıyor. Konumu, kullanışlılığı, misafirperverliği ve kusursuz hizmeti, enfes yemekleri ile Liman’da unutulmaz organizasyonlar yapılıyor. İçerisinde iki salon bulunan Liman Lokantası’nda bir de Liman Meyhanesi bulunuyor.. Şehrin karmaşasından kaçıp güzel gecelere tanık olmak isterseniz Liman sizler için doğru adres..

En Belirgin Özelliği: Manzarası ve Düzenlenen Organizasyonlar

Detaylar İçin Tıklayınız.

11-FERAHFEZA

Ferah arttıran, ferahlatan anlamında kullanılan Ferahfeza tam anlamıyla adına yaraşır bir mekan.. Mimarlar Odası binasının terasını kendine mesken edinen Ferahfeza’yı dolduran yaz esintisinin peşinden terasa doğru ilerlediğinizde arkanızda Galata Kulesi, önünüzde liman ve Tarihi Yarımada, yanda Haliç’in tepeleri karşılıyor sizi. Ferahfeza’nın mimari tasarımı ve marka kimliği, yaratıcı ekip i-am’e ait. Buna Leb-i Derya’nın mutfak tecrübesi de eklenince sağlam bir proje çıkmış ortaya. Mekânın iç tasarımına pirinç, ahşap, bakır gibi malzemeler ile Karaköy’ün dokusuna işleyen ‘ustalık’ teması hakim. Başlangıçlarından; Domates Mücveri, Fasülye Micmeri, Ana yemekte Antep Fıstıklı Somon, ve tatlı saatinde Limon Kabuklu Dondurma ile aklınızı başınızdan alan bu mekanda ortam ve manzara kadar kokteyller de oldukça iddialı. Restoran, bar ve lounge alanlarında duvarlardaki aynalar sayesinde İstanbul’un her iki cephesini de görmek mümkün. Yüksek tavanlar ve ortadaki açık mutfak da mekânı iyice ferahlatmış. Masaların düzeni ve personelin profesyonelliği -hızı, kibarlığı ve ilgisi- de gözden kaçmıyor. Mükemmel bir hizmet anlayışı, akıllara zarar tatlarla birleşince Ferahfeza deneyimi yüzünüzde bir gülümsemeye dönüşüyor..

En Belirgin Özelliği: Atmosferi

12-MAYA

Lokanta Maya’da, taze ve mevsimsel malzemeleri doğru teknikle şekillendirerek her şeyden önce malzemenin lezzetinin ön plana çıktığı, sade yemekler hazırlamak amaçlanmış. Mutfaktaki ilk adım: Doğru malzemeye ulaşmak. Bunun için de, ekmeği Bolu’dan, nar ekşisini Antakya’dan, küflü peyniri Konya’dan, zeytinyağını Marmaris’ten geliyor ve en taze sebze, meyve ve balığa ulaşmak için uzun mesafeler kat ediliyor. Yerel malzemeyle dengeli lezzetler yakalamak adına sürekli değişen menüler hazırlanılıyor, küçük üreticinin özenle hazırladığı malzemenin peşinden koşan Maya’nın işletmeciliği ve şefliğini de kendi üstlenen sahibesi Didem Şenol internet ve anket yoluyla oylanarak seçilen Time Out İstanbul 2010 Yeme İçme Ödülleri’nde En İyi Şef Ödülü’ne layık görülmüş. Doğanın dengesini önemsiyor, bugün nesli tükenmekte olan Kalkan, Orkinos ve henüz 24 cm’e ulaşamamış Lüfer gibi balıklara Maya menüsünde yer verilmiyor, şeker pancarından olmayan şekeri, donmuş ya da hazır gıda ürünlerini mutfaklarına sokmuyorlar. Maya'da en lezzetli tabakları, keyifli, sıcak ve samimi bir ortamda misafirlere sunmak için çalışan harika bir ekip var.. En kısa zamanda yerinizi ayırtın.

En Belirgin Özelliği: Doğru Malzeme ve Duyarlı Mutfak

13-KARAKÖY LOKANTASI

11 yılı geride bırakan Karaköy Lokantası İstanbul Mutfağı’ndan örnekler sunan bir esnaf lokantası olarak hizmet vermeye başlamış. Gerek temizliği, gerek yemeklerinin tadı, gerekse iyi servisiyle kısa sürede herkesin gönlünü çalmış olan mekan, gündüz lokanta akşam meyhaneye dönerek eski İstanbul havasını yansıtıyor. Öğlen saatlerinde yer bulmanın neredeyse imkansız olduğu alternatif Karaköy mekanında şeftali tatlısı şiddetle tavsiye edilen lezzetler arasında yer alıyor. Mekan, nezih ortamı ve şık dekorasyonu ile de ilginizi çekecek bir tarza sahip. Detaylarda gizli tatları mönüden keşfedebilir, midenizde yer varsa tüm mezeleri denemenizi öneririm. Özellikle yumuşacık ızgara ahtapot ve incecik dilimli ciğeri tatmadan ayrılmayın. Bunun için hemen şimdi rezervasyon yaptırmanız gerekebilir 

En Belirgin Özelliği: Tarihi ve Mutfağı

14-BEJ

Havaların ısınmasıyla, haftasonu happy hour sevenlerin buluşma noktası tekrar Bej Karaköy olmuş. Karaköy’ün vazgeçilmezi Fransız Geçiti’nin iskele tarafında kalan kısmına gelir gelmez sizi Bej karşılıyor. Türk ve Avrupa Mutfaklarından oluşan akşam mönüsünündeki leziz yemekleri, küçük ve büyük tabakları da ayrıca kalabalık gruplar için ideal. Şarap mönüsünden seçebileceğiniz dünya şarapları ile küçük tabaklardan bir ziyafet yaratabilir, şık ve samimi dekorasyonunda keyifle misafirlerinizi ağırlayabilirsiniz. Mekanın spesiyali olarak Alman ekmeği üzerine krem peynir, somon ve kapariyi mutlaka denemenizi öneririm. Ayrıca karamel soslu kabak tatlısı ve somonlu, sebzeli noodle da sevilen spesiyallerinden. Son günlerde tam bir buluşma mekanı olarak öne çıkan Bej'in kokteyllerini ise sakın es geçmeyin.

En Belirgin Özelliği: Lokasyonu ve Happy Hours

15-MA’NA

Son yıllarda yeni mekan haberlerinin ardı arkası kesilmeyen Karaköy'de ıskalanmaması gereken başka bir mekan: Ma’na. Bej’in karşı komşusu olan bu şık mekan için İstanbul'un yeni modern meyhanesi diyebiliriz. Mekanın ortasında kocaman harika bir avize var. Onun dışında her şey sade. Servisin yapıldığı taraftaki uzun rafın üzerinde eskisinden yenisine içki şişelerinden bir koleksiyon yer alıyor. Arkadan hafif hafif Zeki Müren şarkıları çalıyor. İçeride toplam 15 masa, kapının önünde ise orta denebilecek cinsten bir bahçesi var. Burası kesinlikle huzur veren bir yer. Ma'na'da bol bol meze bulabiliyorsunuz. Ana yemek yok ama dilerseniz söyleyebileceğiniz sarma, köfte, kuzu dilimleri gibi küçük tabaklar var. Ma’na kesinlikle meyhane kültürüne bir saygı duruşu.

En Belirgin Özelliği: Sadeliği ve Özellikli Lezzeti

16-MUMS CAFE

Karaköy denince ara sokaklara yerleşmiş salaş, şık, samimi ve çeşitlilik ile bezenmiş cafeleri atlamamak gerek.. Özellikle Asmalımescit ve Cihangir’in cafelerini aratmayacak ve hatta alternatif olacak mekanlardan biri olan Mums’tayım. Küçük, samimi. İçeri girer girmez nefis muffin kokusuna karışmış kahve aroması ile kitabınızı açıp saatlerce burada oturmak istiyorsunuz.. Mekan sahibiYıldız Hanım uzun yıllar İsveç’te yaşamış. Dekorasyonuna ve tatlarına İsveç kültüründen dokunuşlar eklenen mekanda dekorasyonda hayli ilgi çekici. Duvarda eski bir telefondan, lambalardan arkan dantel örtülere kadar bir çok şey görebiliyorsunuz. Üstelik dekor sanacağınız bu telefon çalışır durumda ve kullanılıyor.. Mutfağında ise tamamen el yapımı çok özel lezzetleri bulunuyor. Benim önerim; Kinoa Salatası’dır.. Muhakkak deneyin 

En Belirgin Özelliği: Ortamı ve Ambiyansı

17-OPS CAFE


Mums’ın hemen karşısında yer alan Ops’un kalabalığı hemen dikkat çekiyor.. Yer olmadığı için bir iki tur atıp mekana yeniden gelen yerli ve yabancı kitle hafife alınmayacak cinsten. Mekan Müdürü Hakan Altun’dan Ops’u dinlediğimde ev gibi görülen bu mekana aşık oldum. Taze çekilmiş kahve ile sabah kahvaltısı başta olmak üzere, öğle ve akşam yemeğinde de güzel bir mönü sunan Ops’ta seçenek oldukça fazla. İçeri girer girmez kendinizi rahat bir mekanda olmanın verdiği dinginlik ile yurtdışındaki kendi küçük müdavimi büyük olan ’coffee/bakery shop’ tadında bir yerde olmaktan dolayı yüzünüzdeki gülümsemeye engel olamıyorsunuz. New York Times’ın Karaköy ile ilgili yazdığı bir yazıda da yer aldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Mönüden söylediğiniz her şey bir tahta üzerinde gelerek sunumu ile de sizi gülümsetmeye devam ediyor. Günün her saatinde lezzetli, sağlıklı yiyeceklerin hazırlandığı açık mutfağı, taze öğütülen Julius meinl kahvesi, dinamik ekibi ve rahat iç mimari tasarımıyla, güzel müzikler dinleyebileceğiniz bir mekan olan Ops’un adı gibi birden karşınıza çıkarak sizi kendisine bağlayacağından şüphem yok..

En Belirgin Özelliği: Ortamı ve Dekorasyonu

Detaylar İçin Tıklayınız.

18-TÜKKAN

Mekana girmeden dışarı doğru yayılan güzel müzikleriyle insanın merakını uyandıran Tükkan’a girdiğiniz anda içiniz ısınıyor. Sandalyesinden masasına, aydınlatmasından askılığına kadar tek tek düşünülmüş bu cafenin barındaki ayrıntılar inanılmaz. Eski kasalardan içkilerin konduğu raf sisteminin arkasından verilen kırmızı led ışığı bara bohem bir hava katmış. Yer karoları, duvarlara asılan sanat eserleriyle tam bir dizayn cafe olan Tükkan’ı yetkilisi Zafer Dikmen’den dinledikçe duyduklarıma şaşırmadan edemedim.. Yakın zamanda sergilere ve çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapmaya hazırlanan Tükkan’da yakaladığım en ilginç detay ise; gördüğünüz her nesneyi satın almak üzre sipariş verebilmeniz. Oturduğunuz sandalyeden, masanıza, gördüğünüz dekoratif malzemelere kadar ‘’Bu benim evimde de olmalı!’’ dediğiniz her şeyi satın almak üzre sipariş verebiliyorsunuz.. Tükkan’a geldiğinizde tatmadan ayrılmamanız gereken lezzetlerden biri ise Keçi Peynirli Milföy Salata.. Karaköy’ün yeni yüzlerinden biri olan Tükkan şimdiden pek çok kişinin gönlünü fethetmiş durumda..

En Belirgin Özelliği: Dekorasyonu ve Tarzı

19-UNTER GASTRO PUB

Karaköy’ün yeni mekanlarından olan Unter semtin eskilerinden Karabatak’ın hemen çaprazında Nupera ve Backyard’dan tanıdığımız mekan sahipleri ve şefleri Esra Muslu ve Zeynep Moroğlu imzası taşıyor. ‘GastroPub’ nedir diye soracak olanlar için hemen söylemek isterim ki; GastroPub genel olarak “yüksek kalitede yemek pişirme sanatının uygulandığı pub” anlamında kullanılıyor. Dört katlı bu mekanın ilk üç katı “gastro pub” tarzı yemekler ve içkiler bulabileceğiniz bir kafe. Izgara ahtapotlu tabule; kuzu ciğeri, levrek fileto ve tavuk çevirme...Tatlılardan ise karamelli pop corn sundae denemeniz gereken tatlar arasında. En üst katı ise mutfağı ve yatak odası sayesinde, arkadaşlarınızı toplayıp tam teşekküllü ev partileri ve butik partiler verebileceğiniz bir mekan. Hazırlık telaşından kurtulmanızı sağlayan Unter, parti sonrası yorulan ev sahiplerini ise özel odasında ağırlıyor.

En Belirgin Özelliği: Tarzı ve Organizasyonlar

20-KARABATAK

Retro dekorasyonundaki her detayı ile sizi şaşırtacağına emin olduğum bir başka mekan olan Karabatak’ta kahve keyfi yapmadan gerçek bir Karaköy müdavimi sayılmazsınız. Bende rota üzerindeki kahve molamı Karaköy’ün vazgeçilmezlerinden olan Karabatak’tan yana kullandım. Karabatak aynı zamanda, dünyaca ünlü kahve markası Julius Meinl olarak da biliniyor. Kahve mönüsü ise oldukça zengin. Julius Meinl kahvenin; Chicago, Hamburg, Moskova ve Viyana'dan sonra Türkiye'deki ilk şubesi olan Karabatak Cafe, açıldığı günden bu yana kahveseverlerin uğrak noktası olmuş. Kahvenizin yanında ise, tost çeşitlerini denemeniz kesinlikle önerilerim arasında yer alıyor. Duvarlardaki çizimler, asılı olan tablolar, masaların üzerindeki rengarenk çiçekler, çalan huzur dolu hafif jazz müzikle Karabatak’ta oturmak, dakikalar geçtikçe çok daha keyif veriyor insana. Duvarlarının olduğu gibi bırakılmış olması, antika masalar ve vintage görünümlü detaylarla Karabatak, gerçekten Karaköy’de, yani zamanında Rum’ların yaşadığı Karaköy’de olduğunuzu, geçmişi olan sokakların arasında gezdiğinizi hissettiriyor..

En Belirgin Özelliği: Retro Dizaynı ve Atmosferi

21-GASPAR

Bir yanda güzel ve aydınlık yüzü, diğer yanda gizemli ve karanlık ruhu… Yönetmen Gaspar Noe, bu mekanın her köşesine sinmiş gibi. Fransız yönetmene büyük hayranlık duyan Ferit Sarper’in, Karaköy’deki yeni mekânına yönetmenin adını verme nedeni de bu olmuş. Gaspar’ın kapasitesi 120 kişiye kadar çıkabiliyor. Üst katı da “private dinning” ve özel davetler için kullanılabiliyor. Şık bir şöminenin üst kata bambaşka bir atmosfer kazandırdığını itiraf etmek gerek. Hatta bu şömine Gaspar Noe’nin karanlık tarafını yansıtan bir ayrıntı imiş. Lezzetli yemeklerinin ardından DJ performansına dönen Gaspar aynı zamanda gecce içkisi için de alternatifi bol bir bara sahip. Huzurlu bir ortamda ‘cool’ kalabalık içinde keyifle vakit geçirmek isteyenler için Gaspar kesinlikle doğru adres.

En Belirgin Özelliği: Konsepti

22-BANDO KITCHEN

Karaköy’ün yeni cafelerinden birisi de Bando. Geçtiğimiz yıl eylül ayında açılan mekan Murat Köroğlu ve Efe Yiğit Köroğlu ortaklığında Denizciler Sokak üzerinde tam bir köşeye konumlanmış bir el emeği göz nuru aile işletmesi. Kahvenizi yudumlayıp çeşitli sandviçlerin tadına bakabileceğiniz 1950’li yıllara dayanan bir binada yer alan Bando Cafe vintage aksesuarlarıyla sizi geçmişe götürürken, sanat ve lezzeti ise sizlere bir arada sunuyor. Duvarda ilkokul 5. sınıftan kalma bando kıyafeti asılı. Mekanın şefliğini ise aslen heykeltraş olan ve yan tarafta da atölyesi bulunan Murat Bey üstlenmiş. Neden Bando diye sorunca: çok seslilik, hareket, ritm, takım çalışması diyorlar.. Müzik aralarında bando marşlarını duymak mümkün. Karaköy’ün zevkli mekanlarından biri olan Bando Kitchen’da keyifli bir öğledensonrası geçirebilir, kendinizi bir tiyatro sahnesinde hissedebilirsiniz. Sezona hızlı bir giriş yapan Bando Cafe, sıcak ortamı ve kendine özgün tarzıyla bu sezon çok iddialı. 

En Belirgin Özelliği: Dekorasyonu

23-BALTAZAR

Asma yapraklarının altında sakin bir atmosferle, kömür ateşinde burger keyfinin yeni adreslerinden Baltazar Burger & Steak House, şehrin orta yerinde, yoğun iş temposundan kaçmak isteyenlerin yeni adresi. Kırmızı etten vazgeçemeyenlere, retro-modern sıcak ortamı ile, asma yapraklarının altında ferah bir yemek için ideal ortamı sunuyor. Baltazar’da Trakya'daki özel bir çiftlikten seçilen etler kömür ateşinde itinayla pişirilerek servis ediliyor. Bu etlerin diğer bir özel yanı ise kasabının bir kadın olması. Menü, kasap Demet Hanım’ın hazırladığı lezzetli etlerden oluşuyor. Menü sadece etlerle de sınırlı değil. Farklı soslarıyla çeşit çeşit salatalar, yaz sıcağına en iyi çözüm el yapımı limonata ve harika kahveler de Baltazar’ın diğer cezbedici seçenekleri arasında. En kısa zamanda yolunuzu Baltazar’a düşürüp bu lezzetler ile tanışabilirsiniz..

En Belirgin Özelliği: Mutfağı ve Dekorasyonu

24-NAİF

İsmine yaraşır bir başka mekandayım.. Kapıdan içeri girer girmez dekorasyonu ile misafirlerini büyüleyen bir mekan Naif.. Duvarlardaki kuş kafesleri, seramikler, tabaklar, masalardaki taptaze bahar çiçekleri.. Yalnızca mutfağı ile değil ortamı ile de sıcacık bir atmosfer yaratan bu mekan, keyifli bir bahar günü yaşamak isteyenler için doğru bir adres. Bulunduğumuz coğrafyada yaşamış, geçmiş toplumların izlerini sürmeye çalışarak, köy sofrasından, şehir sofrasından, Anadolu’dan yitip gitmiş azınlık yemeklerine uzanan 'tanıdık' lezzetlere yer vermeye özen gösteren Naif "Hilesiz, geleneksele saygılı ve gerçek içgüdülerden esinlenen bir mutfak yaratmak istedik" diyor.. Yapmacıktan uzak, olduğu gibi, abartısız… lezzetleri tercih edenler için Naif Karaköy’e gelme sebebiniz olabilir..

En Belirgin Özelliği: Dekorasyonu ve Tarzı

25-LOUIS

Bundan 3 hafta kadar önce açılan Louis; ‘İşletmeci,Şef ve Patron’ olarak nadir bulunan Melda Tuna’nın mekanı.. Türk ve Dünya Mutfağının seçkin lezzetlerine yer veren mekanın içinde yer alan ve adına da ilham olan Louis isimli masa grup yemekleri ve toplantılarınız için ideal. Dekorasyonunda Melda Hanım’ı yansıtan ve bizzat antikacılardan alınmış vintage kitaplar, plaklar ve 1950’lerin dergiler, köşede comfort zone- lounge, dev deri koltuk, ceviz ağaçı masa yer alıyor. Yüksek tavanında yer alan Piri Reis haritası ise Louis’e ayrı bir hava katmış. Akıllı telefonlarımızdan uzak kalamadığımız bu günlerde Louis’in size bir de küçük jesti var. Her masada yer alan prizler ile telefonlarınızı şarj edebiliyor ya da teknolojik aletlerinizi dilediğinizce kullanabiliyorsunuz. Gündüz lounge, gecce deep house’a dönen müzik geccelerinde, haftada iki gecce de Türkçe parçalar ile Cenk Suyabatmaz, Rock’n Roll tarzı ile de Amerikalı Allen Hulsey misafirlere keyifli dakikalar yaşatıyor. Pazarları happy hour tadında yaşanan Brunch Festival’i, hafta içi düzenlenen after work eventleri ve Melda Hanım’ın dokunuşunu taşıyan leziz mutfağı ile Louis’de yok yok.. Bu keyifli mekana gidenlerin müdavimi olacaklarına şüphem yok..

En Belirgin Özelliği: Dekorasyonu, Etkinlik ve Müzikleri

26-İSTANBUL MODERN


Eski İstanbul ve Boğaz manzarasının ‘zevk-ü sefasını’, Türk ve Dünya mutfağı lezzetleri eşliğinde sürmek isteyenlere, İstanbul Modern Sanat Müzesi içerisinde yer alan İstanbul Modern Restoran doğru bir seçim diyerek rotamızı noktalıyorum.. Dünyanın en büyük seyahat sitesi Tripadvisor kullanıcıları tarafından “2012 yılı Seyahat Edenlerin Tercihi Ödülü”nü alan restoran misafirlerini terasının muhteşem boğaz manzarası ile karşılıyor. Türk ve Dünya mutfaklarından özenle seçilen farklı lezzetler sunan mekan aynı zamanda kokteyl, kokteyl prolonge ve yemekli özel davetler ve kutlamaları tarihi yarımada manzarası eşliğinde düzenleme şansı veriyor. Müze ziyaretçileri yanı sıra günü manzara ve lezzetli yemekler eşliğinde geçirmek isteyenlere haftanın her günü 10.00-24.00 saatleri arasında hizmet veriyor. İstanbul Modern Restoran’da akşam servisi fine-dining restoran olarak devam ediyor.

En Belirgin Özelliği: Manzarası ve Yemekleri

Detaylar İçin Tıklayınız.

27-SARDUNYA


Boğazın muhteşem güzelliğini seyrederek, dünya mutfağından özgün lezzetler sunan A La Carte mönüsü ve zengin şarap kavıyla DJ Müfit'ın yemek müziğiyle başlayan geCce, ilerleyen saatlerde eğlenceli bir bara dönüşüyor Sardunya’da. Aşçılar Birliği Başkanı Şef Ahmet Yavuz danışmanlığında, uluslar arası mutfağın en leziz ürünlerinin yer aldığı mönüden et severler için; özel olarak marine edilen antrikot, kuzu bonfilesi (küşleme), deniz mahsüllerinden vazgeçemeyenler için; balık çorbası, çöpte kalamar ızgara, deniz tarağı, Uzakdoğu mutfağından; deniz mahsülleri tempura, kaşıkta pazı yaprağında levrek, İtalyan mutfağı tercih edenler için deniz mahsüllü pardella, tatlı mönüsünden kupta tiramisu ve çikolata sufle; tavsiye edilen spesiyalitelerinden sadece birkaçı. Yabancı misafirlerin ağırlandığı en seçkin mekanların başında gelen Sardunya Fındıklı, özel davetler, kokteyller, kokteyl prolongeler, grup ve aile yemekleri için de vazgeçilmez bir mekan...

En Belirgin Özelliği: Manzarası

Detaylar İçin Tıklayınız.

Bu hafta; gerek iskelede gerekse ara sokaklarında dolaşarak bir bir ziyaret ettiğimiz Karaköy mekanları turumuzun sonuna geldik.. Haftaya yep yeni bir rotada başka lezzetlerde buluşmak dileğiyle.. Lezzete yakın kalın.

Mutlu haftalar :)
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: