Ünlüler ve Instagram

Evren dizaynının içinde gökyüzünde parlayan, küçüklü büyüklü yıldızlar vardır. Işıl ışıl ve sadece gecceleri görünebilen, bir pırlanta gibi yanıp sönen... Dokunması yasak, izlemesi keyifli, sayması zevkli, şaşalı ve yüksek ışıklı... Onlar gökyüzünün süsü, ayın arkadaşı, dünyanın dostudur. Her ülkenin izlediği kendi yıldızları vardır. Sanatçılar yıldızdır, sanat anlamdır. İnsanlığa sunulmuş en büyük ikramdır sanat. Toplumun gelişmesinde yararlı bir kılcal damardır. Ve bir ülke için asıl zenginlik budur.

Gözlem

İşte ben sanatçıları o yıldızlara benzetiyorum. Sayması dediysem, yıldızları sayıp bir dilek tutmaktan bahsediyorum; laf saymayı düşüncemde diskalifiye ederek… Ancak Instagram'dan sonra bizim ülkemizde genellikle bu, yıldız saymak işi yıldıza saymak olarak yer değiştirdi.

Evet, konumuz sosyal medya ve duayenleri. Fenomenler, ünlüler, sosyetik güzeller, moda tutkunu ve ikonlar derken liste oldukça kabarık. Bir de kendi halinde hiçbir paylaşım yapmadan sadece onları izleyenler ve en mutsuz anlarında silahlarını doğrultup kurşun gibi tak tak sıkarak yorum yapanlar olmak üzere çeşitli kollara ve dallara ayrıldı.

Yorum yapanların bir kısmı hayranlıklarını ve beğenilerini dile getirirken, bir kısım var ki of, düşman başına bile uzak… Çoğuna kötü bir tuzak! Onlar genellikle; can yakar mıyım, acaba onun da bir kalbi var mıdır, kırılır mı diye düşünmezler. Egolarının hapishanesinde kin kusar gibi her sözü hiç çekinmeden söylerler çünkü takip ettikleri ünlüdür. Halka mâl olmuştur ve en ufak hatasında linç edilmeleri onları var eden halk tarafından haktır. E bu yorumlar karşısında senin de blog yemen müstahaktır(!).

Çok daha eski yıllara gidecek olursak sadece televizyondan izlediğimiz ve hayranlık duyduğumuz ünlülere, ne zaman ki instagramdan kolayca ulaşır olduk, hayatlarını gördük, bir kısmımız nefret beslemeye başladı, bir kısmımız hayret, bir kısmımız sessiz bir şehvet ve bazıları büyük bir haset. Bir kısmımızda hep aynı şeyi söyledi; amaan işte şöhret!

Algoritması yüksek bu cümlede hesap edilmeyen şeyler vardı oysa. Bu insan formları, birçok kişi uykusundayken çalışan, emek veren, ciddi özverilerde bulunan ve kim bilir ne fedakârlıklar yaparak ancak marka olabilmiş ve bu işi tırnakları ile kazıyarak sonunda başarabilmiş organizmalardı. Varoluşunun bilincinde ve arayışının peşinde, her ne kadar şöhretin zirvesinde görünse de herkes gibi bir emek işçisiydi aslında. Ve instagramları pencereden görünenlerin sadece küçük bir kısmıydı.

E be kardeşim, sen şimdi evine, otomobiline, yaşantısına özeniyorsun da sen çalıştın çabaladın da elinden mi aldılar ve en ufak hatalarında insanlara saldırdığında kendi hatalarını rafa mı kaldırdılar? Düşünmek lazım.

İnstagram bir kıskandırma platformu değil yaşamınıza katkısı olacak bir birleşme ve paylaşma mecrasıdır. Faydası ile kullanabilmeniz dileği ile…

ACI: Ağzından çıkan her söz kişinin kendi karakterinin aynasıdır.
TATLI: Gel sen acı yemeyi bırak, nazik dil çikolatadan daha tatlıdır.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: